Faşizmin sesi her yerdedir: Meydandadır... Salon toplantısındadır... Gazete manşetindedir... Dergi kapağındadır!
Zaman gazetesinin bu günkü haberinde 18 Aralık'ta Başbakan'ın ODTÜ'ye gelmesi üzerine yapılan protestolarda 50 öğrencinin tesbit edildiği, şu saat'e kadar 12 gözaltı (ev baskınları ile) yapıldığı, daha 20 öğrencinin alınacağı, operasyon kararını KCK savcısının verdiği ve operasyonların hedefinin "PKK\KCK ve DHKP-C"ye yönelik olduğunu öne sürdü. Zaman'ın haberinde ayrıca, "şüphelilerin ikametgahlarında biri kuru sıkı, diğeri de kuru sıkıdan bozma iki adet tabanca ele geçirildiği" bilgisi verildi.
Bütün bunlar Başbakan'ın "Herkesi kucaklıyacağız" demesiyle örtüşmektedir. Bir de basit bir şekilde faşizm ile ilgili tanımlama yapmak gerekli diye düşünüyorum.
Faşizm:
Faşizmin sesi yüksek çıkar:
Toplumdaki bütün sesleri bastırır...
Saldırgandır...
Kin doludur...
Faşizmin sesi sürekli düşman arar, bulur, bulamazsa üretir:
Düşman bulmakta ya da yaratmakta zorlanmaz...
Çünkü çıkan her farklı ses onun için bir düşmandır...
Önce muhalifleri susturur...
Sonra sıra farklı seslere gelir!
Faşizm:
Mobese kameralarıdır
cep telefonu dinlenmesidir
foto ile kayıt altına almadır.
psikolojik baskıdır.
sınırlar çizmedir.
Bütün bunlardan yola çıkarak üç gündür ODTÜ'de yaşananlar, daha önce DTCF, Siyasal'da, ve Ermeni katliamlarında, Sivas'ta, Çorum'da, Maraş'ta, Dersim'de, Gazi'de, Ulucanlar'da, 19 Aralık'ta, Roboski'de, kısacası Osamanlı'dan bu yana ve öncesinde yaşananlar ve 12 Eylül faşist darbesi ile perçinlenen bir hatla devam ettiğini gösterir.
Faşizmin sesi her yerdedir:
Meydandadır...
Salon toplantısındadır...
Söylevdedir...
Okuldadır...
Evdedir...
Radyodadır...
Televizyondadır...
Gazete manşetindedir...
Dergi kapağındadır!
Ankara'dan Alınteri okuru