Üniversite A.Ş'ye hayır!

Öğrenciler, akademisyenler ve üniversite çalışanları tek ses olup "YÖK yasa tasarısına hayır!" diye haykırdılar

GENÇLİK
Salı, 25 Aralık 2012 (13 yıl 5 ay önce)

Üniversite öğrencileri, idari ve teknik çalışanlar ve akademisyenler hep bir ağızdan Beyazıt Meydanı'nda "YÖK yasa tasarısına ve Üniversite A.Ş'ye geçit vermeyeceğiz!" diye haykırdılar.

YÖK yasa tasarısını protesto etmek için 25 Aralık Salı 12.30'da İstanbul'un çeşitli üniversitelerinden öğrenciler, akademisyenler ve üniversite çalışanları sloganlarla toplanmaya başladı. "Ferman YÖK'ün üniversiteler bizimdir!", "Polis defol üniversiteler bizimdir!", "Sermaye defol üniversiteler bizimdir!", "Biz kalıyoruz YÖK gitsin!", "Eşit- parasız- anadilde eğitim!" sloganlarıyla toplanan öğrenciler dövizler taşıyarak bir araya geldiler.

yök

İstanbul Üniversite'li öğrenciler de Merkez Kampüs içerisinden sloganlarla Meydan'a çıktılar.

yök

Eylemde ilk sözü Eğitim Sen Genel Başkanı alarak şunları söyledi; "Sözde darbelerle uğraşanların, darbenin ürünü YÖK'ü yeniden yapılandırmaya çalışmaları şaşırtıcı değil. Kendi tasarladıkları ülke projesine göre şekillendirmeye çalışıyorlar. Direnen İTÜ'lü asistanlarla, ODTÜ'lü öğrenciler ve akademisyenlerin bu meydandaki bileşenle buluşması manidardır.

yök

Eğitim Sen Genel Başkanı'nın konuşmasının ardından 210 gündür direnen Hava İş'li THY işçilerinin gönderdikleri mesaj okundu. Direnişçi işçilerin mesajı, "THY işçisi yalnız değildir!" ve "Yaşasın sınıf dayanışması!" sloganlarıyla karşılandı.

"Üniversiteler kapitalist mantığa teslim edilmek isteniyor"


Üniversite emekçileri adına yapılan açıklamayı Eğitim Sen İstanbul Üniversiteleri şubesi Başkanı İsmet Akça okudu. Akça, üniversitelerin ve eğitimin piyasa mantığına teslim edilmesinin, kapitalist işleyiş mantığı, kar hesapları ve performansa dayalı bir nitelik anlayışına sahip olduğunu söyleyerek, "Kapitalist kar mantığına göre "işletilecek" üniversitelerde hangi bilginin üretilerek paylaşılacağına, açıktır ki, toplumsal yararı ve eleştirel niteliği üzerinden değil, getirdiği kar üzerinden karar verilecektir." dedi. Akça aynı zamanda, kadrolu ve sözleşmeli olarak iki tür istihdamın tarif edilerek, akademik ve idari tüm üniversite emekçilerine güvencesiz çalışmanın dayatıldığını ifade etti.

Akça açıklamaya şu sözlerle devam etti;
Yeni Yükseköğretim yasa tasarısının üniversite bileşenlerine dayatılmak istendiği şu günlerde Erdoğan'ın "Eğer bu hocalar öğrencilerini böyle yetiştiriyorsa onlara da yazıklar olsun. Bize böyle hocalar lazım değil", "Sen öğretim üyesi olsan ne olur, olmasan ne olur" sözleri sadece ODTÜ'lü öğrencilere ve akademisyenlere yönelen bir azarlama girişimi değil aksine tüm muhalif üniversite bileşenlerine ve örgütlenmelerine ve tüm muhalif çevrelere bir gözdağıdır.

Maalesef Türkiye'de son yıllarda öğrenciler üzerinde artan baskılara sessiz kalan, akademik özgürlüklere yapılan müdahaleler karşısında susan üniversite yönetimleri de, iktidarı elinde tutanlara hoş görünmek maksadıyla, akademi tarihine kara bir leke olarak geçecek bir açıklama ile ODTÜ'lü öğrenciler ve öğrencilerin yanında yer alan akademisyenlere karşı tavır aldıklarını duyurmuşlardır.
Akça sözlerine demokrasi, özgürlük ve eşitlikten yana tavır olan üniversite bileşenleri olarak bu tavra kesinlikle katılmadıklarını vurgulayarak devam etti.

"İleri demokrasi dedikleri tutuklu öğrenciler..."


Üniversite öğrencileri adına konuşan Ezgi Taş, AKP'nin YÖK'ü kaldırmayı değil, siyasi iktidarının çıkarları için kullanmak istediğini söyleyerek, ileri demokrasi dediklerinin tutuklu öğrenciler, tutuklu gazeteciler, tutuklu vekiller ve siyasi tutsaklar olduğunu, açılım dediklerinin de Roboski ve KCK operasyonları olduğunu belirtti.

yök

yök

Asistan Dayanışması adına açıklama yapan Ceyda Sungur ise, bunun bir yasa taslağı değil, gözünü kar hırsı bürümüş YÖK ve patronların kamu üniversitelerini yıkma projesi olduğunu söyleyerek, işten atılan tüm İTÜ'lü asistanların işe iade edilmesi gerektiğini söyledi.

yök

Galatasaray Üniversitesi, İTÜ, İstanbul Üniversitesi, Marmara Üniversitesi, YTÜ ve Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi öğretim üyeleri adına ise Galatasaray Üniversitesi Öğretim üyesi Mahmut Karalı bir açıklama yaparak, üniversite rektörlüklerinin ODTÜ'lü öğrenciler ve akademisyenlere tavır alan açıklamalarına tüm bu üniversitelerin öğretim elemanları olarak kesinlikle katılmadıklarını beyan ederek ODTÜ'de yaşanan polis şiddetini kınadı. Karalı sözlerine "ODTÜ'lü meslektaşlarımız ve öğrencilerin sonuna kadar yanındayız" diyerek son verdi.

Eylem sloganlarla bir süre daha devam ettikten sonra YÖK yasa tasarısına karşı tüm üniversitelerde hayatı durdurma çağrısıyla son buldu.

Eylemden sonra öğrenciler türkülerle halaylar çektiler.

Eyleme BDP vekilleri Sebahat Tuncel, Ertuğrul Kürkçü, Levent Tüzel ve Enerji Sen Genel Başkanı Kamil Kartal da katılarak destek verdi.

yök

yök