Genk Ford'daydık

7 bin araba içerde bloke edilmiş durumda. Arabalar ağırlıklı olarak Alman polisi ve Belçika ilk yardım teşkilatı için üretiliyor

GÜNCEL
Salı, 1 Ocak 2013 (13 yıl 10 ay önce)

YAŞANACAK DÜNYA

Köln Yaşamevi olarak yeni bir yıla merhaba demenin arifesinde direnişteki Genk Ford işçileriyle direniş çadırlarında kucaklaştık. Gidenler arasında Almanya‘da doğup büyümüş ve hayatında ilk defa direniş çadırı görecek iki gencimiz de vardı.

Bir yandan çok sevinip diğer yandan böyle bir günde ziyarete gitmemize çok şaşırdılar. Çadırda nöbette olan işçi arkadaşlara, İngilizce ve Almanca kendimizi tanıtıp, çadırda kahvelerimizi içerken, geleceğimizi bildirdiğimiz iki Türkiyeli sendikacı arkadaş geldi.

Giriş çıkışın engellenmeye devam edildiği fabrikada, iki saate aşkın sohbetimizde işçiler şunları belirtti:

7 bin arabanın içerde bloke edilmeye devam edildiğini, bu arabaların ağırlıklı olarak Alman polisi ve Belçika ilk yardım teşkilatı için üretildiklerini, bunların dışında Volvo başta olmak üzere başka otomotiv tekelleri için üretilen yedek parça üretiminin de durdurulduğunu, direnişin yaptırım gücünü bu kozlara sahip olmaktan aldığını, ancak fabrikadaki işçilerin üç farklı sendikaya bölünmüş olmasından da yararlanan patronların ayak oyunları yanında, sendika yöneticilerinin risk almaktan kaçınan tutumları nedeniyle de genel işçi kitlesinde durgunluk ve kaygılı bir bekleyişin hakim olduğunu, bu sakin bekleyişe Köln Ford Fabrikası işgalinde olduğu gibi ses getirici eylemlerle taze soluk katmak gerektiği...
Köln Yaşamevi ve Yaşanacak Dünya Gazetesi olarak gelişmeleri başından itibaren izlediğimiz sürecin gelişim seyrini bir kez de sendika temsilcisi arkadaşlardan dinledik. Her ikisi de, "Fabrikanın kapanma noktasına gelişinin başlangıcını 2010 yılında yapılan TİS‘in oluşturduğu" görüşünde birleştiler. "O sözleşme görüşmeleri sırasında Ford yöneticilerinin fabrikanın 2014'e kadar kapatılmayacağı garantisi üzerine yüzde 12 ücret indirimini kabul ettiklerini, bunun büyük bir hata olduğunu bugün herkesin kabul ettiğini, Ford patronunun bu arada işçileri araba stoku yaptığını, çok geçmeden de fabrikanın kapatılacağı ilanının asıldığını” sözlerine eklediler.


Direnişe bekleme havası hakim. "Fabrikanın kapatılmasının engellenemeyeceğini" kabullenmiş görünen işçiler arasında ağır basan eğilimin "En iyi çıkış anlaşması yapılıncaya kadar direnişin sürdürülmesi" olduğunu anlattılar. Fabrika yönetimi, sorumluluk üstlenmekten kaçınan sendikaların yönetimlerinin de onayıyla işçilerin evlerine birer mektup göndermiş. Mektupta iki farklı yoğunlaştırılmış sömürü önerisi ya da fabrikanın tümden kapatılmasına kadar uzanacak bir grev sürecini tetikleyecek "hayır" seçeneği yer alıyormuş. İşçilerin bireysel olarak yanıtlayacakları bu referandumun sonucunun 9 Ocak'ta belli olması bekleniyor. Genk Ford Fabrikası'nda direniş ve kavga muhtemelen o tarihte alevlenecek.

Ana fabrikanın önündeki giderek çoğalan direniş gözcüleriyle yaptığımız sıcak sohbetin ardından temsilci bir arkadaşın kılavuzluğunda çevredeki yan sanayi fabrikalarının önüne gittik. Buradaki direniş gözcüleri arasında Kürt, Faslı ve Belçikalı işçiler vardı. Yılbaşı günü kendilerini unutmamış olmamız onları da sevindirdi ve duygulandırdı.

Her iki direniş noktasındaki ziyaretimizde, burjuvazinin yöntemlerinin dünyanın her yerinde aynı olduğunu, buna karşı proleter mücadelenin de tekillikten ve yerellikten kurtularak genelleşemesi ve evrenselleşmesinin önemini vurguladık. Ziyaretimizin temelinde de bu enternasyonalist yaklaşım ve ruhun yattığının altını çizdik. Kaynakla kapatılmış kapıların önünde yanan büyük direniş ateşlerinin sıcaklığını yüreklerimizde de hissederek işçi yoldaşlarla vedalaştık.