Ankara'da panel

Ankara’da “Savaş-Suriye-Ortadoğu, neler oluyor, ne yapmalı?” başlıklı bir panel-forum düzenlendi

GÜNCEL
Pazar, 13 Ocak 2013 (13 yıl 9 ay önce)

Etkinlik İsmail BEŞİKÇİ'nin konuşmasıyla başlatıldı. Beşikçi Konuşmasında öz olarak şunları söyledi: Kürdistan'ın özellikle birinci dünya savaşından sonra dört parçaya ayrıldı, Kürtlerin ödedikleri bir çok bedele rağmen bağımsızlık talepleri görmezden gelindi. Özellikle ikinci dünya savaşından sonra bir çok ulus devletin bağımsızlığını tanımak zorunda kalmışlardır. Fakat 40 milyon Kürt olmasına rağmen Kürtlerin bağımsız devlet kurmalarını engellemişlerdir.

Panelistlerden BDP Muş Milletvekili Demir Çelik ise: Her şeyden önce savaşı doğru tanımlamak gerekli, savaş siyasal yozlaşmanın sonucudur. Erkeğin kadın üzerinde, ezenin ezilen üzerinde hüküm kurması, sermaye bunu yapabilmek için tahakküm kurmaktadır. Ve onu kendi egemenliği altında tutmak için yapar. Diktatörlüğün hükmü kalmadığı için emperyalistler taşeron ülkeler ile halkları birbiri ile savaştırıyorlar. Büyük Ortadoğu projesini gerçekleştirmek için Suriye müdahalesi bunun bir aracıdır. Emperyalist çözümler üretimin sirkülasyonu olmadığı ve bunun ekonomik ve sosyal boyutları nedeni ile Ortadoğu projesi emperyalist çıkarlar için girişilmiş bir yoldur. Öbür taraftan Türkiye'nin kendi sermayesini ihraç edeceği özgür alanlara ihtiyacı vardır. Kendi ülkesinde sömürdüğü Kürdistan için bir yol aramaktadır. Küreselleşme ile değişime yeni yol aranmaktadır. Önümüzdeki süreç bunu gösterecektir.

Üçüncü konuşmacı Bereket KAR ise: Savaş, Suriye ve Ortadoğu diyoruz. Türkiye bunun dışında değildir. Neden Ortadoğu ve Türkiye diyoruz. Türkiye AB'nin ve İsrail'in iyi bir ittifakıdır. Türkiye Sünni-İslam sentezini hedeflemektedir. Türkiyenin taşeron olması tekelci burjuvazinin İsrailin bu bölgede nasıl yetiştirildiği, Emperyalizmin hedefinde nasıl projeler olduğunu gördük. Diğer ülkelerdeki ulusal kurtuluş hareketinin başarıyla gerçekleştirilmiş ülkelerden biri Suriyedir. Libya'daki ğelişmelerden sonra biat etmeyenleri terbiye etmeye çalışılmış, Filisitin ile komünist parti omuz omuza vererek İsraili geriletmişlerdir. Suriydeki son on yıl liberalleşme sürecidir.

Dördüncü panelist İhsan ELİAÇIK ise: Mezapotamya coğrafyası tarih boyunca coğrafyanın dayatması ile kimliğini, karekterini koruyabilmiştir. Tarih boyunca İmparatorluk Emperyalist değildir. Bütün bölge halkları yanyana gelmezse herbiri Emperyalistlere yem olacaktr. Sınırlar ve devletler gayrı meşrudur, hiç bir devlet ve sınırlar suç işlemeden kurulamazlar.

Beşinci konuşmacı olarak Temel DEMİRER ise şunları söyledi: Ortadoğu, oryantalist, oksidantalist okunamaz. Ancak ve ancak sosyalist bakış açısı ile okunmalıdır. Gerisi hurafedir. İlk reddedilmesi gereken emperyalist bakış açısı ve sömürgecilik bakışaçısıdır. Emperyalist kapitalizm olduğu sürece sömürgecilik ve sınırlar olacaktır. Suriye sadece Suriye değildi. Suriye'de başlayan şey ölümdür. Emperyalizm yeniden yapılanmanın savaş tatbikidir.



Daha sonra panele yarımsaatlik öğlen arası verildi.

Aradan sonra form kısmına geçildi. Forum kısmında Alınteri adına Burak SARI konuştu: Panel formun örgütlenmesindeki eksiklik ve katılım konusundaki duyarsızlığı eleştirerek bu hepimiz için utanç verici bir durumdur dedikten sonra, burjuvazinin son aşaması olan emperyalizm çağında yaşadığı her büyük buhranlar dünya üzerinde benzeri görülmemiş yıkımlara yol açan iki büyük emperyalist paylaşıma neden oldu. Bugün tarihindeki en büyük krizlerden birini yaşamakta olan emperyalist kapitalizm yine hegomanya alanını yönetmek ve içinde bulunduğu krizi aşabilmek için bildik kirli yöntemlere başvurmaktadır. Özellikle 2001 sonrası emperyalizm kendi yarattığı kukla rejimleri anti demokratik olduğu demogojisi ile bu ülkelere karşı saldırı furyası başlatmıştır. Bugün kendi ordusunu kullanmak yerine taşeron ülkeleri ve yerli işbirlikçileri kullanmaktadır. Ortadoğu'nun İsrail'le birlikte en büyük taşeron devletlerinden biri olan Türkiye burjuva devleti Ortadoğu'da öncü gücü olma hevesi ve gelişen Kürt özgürlük hareketini boğmak için emperyalist savaşın taşeronluğuna sonuna kadar soyunmuştur. Özellikle Ortadoğu halklarına kan kusturacak savaş makinelerini sınırlara yerleştirerek ve Özgür Suriye Ordusu denilen beslemeleri son teknolojik silahlarla donatarak ve eğiterek taşeronluk görevini layıkı ile yerine getirmektedir. Açlıktan çocukların öldüğü Türkiye'de Süriye'ye yönelik saldırılar için 500 milyon dolar harcanmıştır. Suriye'de Esat'ın çocukları uçaklarla bombaladığı demogojisini hergün yayarken, Roboski'de yarısıdan fazlası çocuk olan Kürt emekçilerin katledilmesi ile yüzleşememiştir.

Peki bu savaş emekçilerin hayatında nasıl etki edecektir? Ulusal İstihdam Stratejisi ile köleleştirilen işçi ve emekçilerinde savaşla birlikte üzerlerine yeni vergiler, zamlar binecektir. Savaş hali bahane edilerek kölelik koşulları derinleştirilecek, emekçilerin her türlü hak talebi daha büyük baskılarla karşı karşıya kalacaktır. Bu nedenle fabrikalarda, okullarda, emekçi semtlerinde bu savaşa karşı emekçiler bilinçlendirilmeli, örgütlenmeli, genel grev ve genel direnişle hayat durdurulmalı emperyalist savaş durumu sınıfa karşı sınıf savaşımı ile karşılk bulmalıdır.

DHF
adına da bir temsilci konuşma yaptıktan sonra Ankara Düşüncede Özgürlük Girişimi adına da Mahmut Konuk kısa bir konuşma yaptıktan sonra panel form sona erdi.