28 Ekim 2004 tarihinde “Şimdi Değilse Ne Zaman” manşeti ile yayın hayatına başlayan Ufuk Çizgisi dergisinin 40. sayısı çıktı.
Ufuk Çizgisi, “yayın çizgisi”ni 40 sayılık eylemiyle ortaya koydu.
15 günlük periyodla yayınlanan Ufuk Çizgisi, gündem yorumlamaktan öte gündeme müdahale etmeyi, yapay gündemlerle boğulmak istenen sınıfa gerçek gündemlerini taşımayı hedefledi.
Derginin 40. sayısı, “Gücün odaklanması” manşeti ile çıktı.
Manşet ve ortay sayfa yazılarının konusunu, Söz Alınterinin Kurultayı'ndan çıkış alan “Kölece Çalışmaya Kölece Yaşama Hayır” kampanyası oluşturuyor.
Konu, manşette, kriz dinamikleri içinde burjuvazinin daha beter çalışma ve yaşam koşullarıyla fırsatını yaratma çabaları; orta sayfada ise kitleler içerisinde örülmesi çerçevesinde işleniyor.
Başyazıda ise projektör rejim krizine tutuluyor: “Zehir ve Panzehir”
Sitemizin makale sekmesinden de ulaşabileceğiniz “Geleceğin Yarı Açık Gözü” başlıklı yazı Ufuk Çizgisi okurlarını sömürü ocaklarına indiriyor. Yazıda cesetlerimiz üzerinden yükselen burjuvazinin sektördeki vizyonuyla beraber devrimci sınıfın geleceğine de bakılıyor.
“Desan Direnişinden Gözlemler” başlıklı yazıyla madenlerden sonra fırtınaların kopacağı bir başka denize, tersanelere gidiliyor.
“Me-Ka İşçisi Sınıfını Anlatıyor”: Bir yanda cesetlerin bir yanda sermayenin birikmesini anlatıyor; işçilerin kendilerini katledecek sermayeyi üretmesini; örgütsüzlük, çözümsüzlük, umutsuzluk batağında sermayeninkini değil kendi mezarını kazmasını anlatıyor.
“Türbanın İçindekiler” yazısında rejim krizinin bir görüngüsü olarak ortaya çıkan soruna, işçi sınıfı devrimcilerinin din konusundaki tutumuyla bakılıyor.
Üretim ve sınıf yapısındaki değişim, ilk sayısından beri Ufuk Çizgisi'nin gündem konusuydu. Geçen sayıdan itibaren değişimin mekan üzerindeki görüngülerine bakılıyor: “Kent Yoksulları ve Kentin Değişen Yapısı”.
“Coşkuyla Ürettik Daha Da Büyüteceğiz”: Bizim bilimimiz, sanatımız, kültürümüz, felsefemiz, sporumuz ve bilişimimiz için kırılan buz, Üreti-Yorum Gençlik Günleri anlatılıyor.
Bu sayıda Nazım ustanın ölüm yıldönümü vesilesi ile şiir okumalarına da başlandı: “Salkımsöğüt”.
Ölümsüzlerimiz 40. sayıda da denetleyen gözleri ile Ufuk Çizgisi sayfalarından gülümsemeye devam ediyorlar. 1984 Ölüm Orucu'nun yıldönümünde Kutup Yıldızımız Mehmet Fatih Öktülmüş ve Apo, Hasan, Haydar: “Gök Gürlemiyince Yer Gülmez”
84'ten 2000'lere bayrak yere düşmedi Okan Külekçi'yi emekçiler anlatıyor: “Okan Denince...”
KÖŞELER:
Komünarca: Fransa'da, Şili'de, Yunanistan'da militanlığımızla, kitleselliğimizle, birleşikliğimizle kazandık. Köşede bu sayıda yeşeren filizden deneyimler süzülüyor: “Yine, Yeni, Yeniden..”
01101001: Özgür yazılımla yolculuğuna başlayan köşede bu sayı, her şeyin ortasında meta/para, teknolojide de: “Sorun Sistem Sorunu”
Dile Gelen Resimler: “Emek resimleri” üzerinden toplumsal yaşama, döneme ve sanatçılara ışık tutulan köşede bu sayı, Adolph Menzel'in 1870'li yıllara ait “Sokak İşçileri” resmi var.
Meydanların Dili Olsa: Yeter sesleri sokaklara, sokakları dolduranlar caddelere, milyonlar meydanlara akar. Yaşanmış tarihten acılar meydanlarda sevince dönüştürüldü. "Meydanların Dili Olsa" da ise sevinçler deneyime süzülüyor. Bu sayıda İran'a “Azadi (Özgürlük) Meydanı”na gidiyoruz.
Ufuk Çizgisi İnternet Sitesi: Ufuk Çizgisi