Ankara'daki panelde Ermeni sorununa yol açan tarihsel toplumsal koşullara ve Hrant'ın kişiliğine değinildi
Panel bir dakikalık saygı duruşu ile başladı. Panel moderatörü Sibel Özbudun program akışı hakkında bilgi verdikten sonra kısa bir sinevizyon gösterimi yapıldı. Sinevizyon gösteriminde Hrant'ın hayatı çocukluğundan yaşamının sonuna kadar yer alıyordu.
Gösterimden sonra Sibel Özbudun kısa bir konuşma yaptı konuşmasında şunları söyledi:
Hrant'ın katledilişinin 6. yılında anmak ya da katledilmesini lanetlemekten öte bir şey için bir araya geldik. Hrant'ın katledilmesi Ermeni soykırımının devamıdır. Devlet zihniyeti değişmiyor, halkın zihniyetinde de sorun var. Bu zihniyet devam ediyor. Soykırımı tartışmaya açmak ve bu sorunla yüzleşmek, farklı olanı anlamak, farklı olanı kabul etmek ve birlikte yaşamayı öğrenmektir. Halkların kardeşliği inancıyla yola çıkmak bunun için gerçekten mücadele etmek gerekli.Sibel Özbudun konuşmasını bitirdikten sonra ilk panelist Garen Mikaelyan'ı davet etti. Garen Mikaelyan Ermeni sorununa yol açan tarihsel toplumsal koşullara değindikten sonra “Bu forumu düzenleyenleri halkların kardeşliğiyle selamlıyorum” diyerek sözlerini bitirdi. Daha sonra konuşmalar şöyle aktı:
İsmail Beşikçi: Başbakan Dersim Katliamı için özür diledi yarım ağız olarak, tarihi bir bütün olarak kavramak önemli, bu topraklar üzerinde yaşayan tüm halk sorunları birlikte değerlendirilmeli ve ondan sonra özür dilenmeli. İttihat Terakki, Türklük esasına dayanan bir topluluk düşüncesiyle Ermenileri, Rumları, Müslüman olmayan Türklerin ne olacağını düşünmeyen bir zihniyetle hareket eden bir anlayıştır. 1910 bu konunun çok tartışıldığı bir tarihtir. 1- Ermeniler tümüyle asimile edilecek, 2- Kürt'ler Türk diye asimile edilecek, 3- Aleviler Müslüman olarak asimile edilecektir. 1915'de 1.5 milyon Ermeni katledildi. Osmanlı sermayesi 'millileştirilerek' Ermeniler her türlü malı, mülkü ne varsa el konularak katledilecek, sınırdışı edilecekti.
Bugün burjuvazinin zenginlik kaynakları Ermeni ve Rum malı mülküdür.
1- Kafileler daha çok kadınlardan, çocuklardan ve yaşlılardan oluşturuldu. daha çok kadınların ziynet eşyaları ellerinden alındı.
2- Ermenilerden ve Süryanilerden kalan evlerin içindeki eşyaların yağmalanması. Diyarbakır'da zenginlerin evlerindeki siniler bile Ermenilerindir.
3-Tarlaların, evlerin, dükkanların yağmalanmasıyla bu mülkler edinilmiştir.
Ermeniler sürgün ve tehcir edilmiştir. Devlet kendi görüşüne hareket etmeleri doğrultusunda çaba harcamıştır. Kürt-Ermeni, Kürt-Süryani sorunu arasında bir bağ olduğunu, uzaktan gelen halkların yerli halkı imha etmesi sağlanmıştır.
Hrant Kasparyan: İHD İstanbul Irkçılık Karşıtı Aktivisti, Türkiye gerçekliğini her gün yaşan biriyim, Bu gerçeklik türk gerçekliğidir. Ermeniler her 10 yılda bir düzenlene operasyonlarla imha edildi, 1923'ten sonra 'Sünni-Türk' oluşturulma çabaları ile gayrimüslimlere yönelik linç girişimleri devam etti. Devletin tarihi katliamlarla dolu ve hiç biri ile yüzleşilmedi, Ermeniler bunların canlı şahidi. Vücudundan 13 kurşun çıkarılan 'Uğur Kaymaz'ın çığlığını ensemizde hissediyoruz. Bu bir devlet terörüdür. Hrant bugün onbinlerin katılımıyla anılıyor, ayrıca her yerde paneller-forumlar yapılıyor. Hrant ve Roboski adalet istiyor. Hrant, Ermeni, sosyalist, emekçi kimliğiyle mücadele eden biriydi, Hrantı katledenler faşistlerdi.
Sait Çetinoğlu: Rakel Dink'in bir sözüyle başlamak istiyorum konuşmama. 'Bir bebekten katil yaratanları sorgulamadan hiçbir şey yapılamaz demiştir'. Konuşmaktan ziyade katliamlarla ilgili özellikle Ermeni katliamları ile ilgili yapıan araştırmaları görsel olarak sunmak istiyorum. Bugün içinde bulunduğumuz durumla 1915 arasında çok fark yoktur, 1915 ile yüzleşmek gerekiyor. Bizi bağlayan 1915'tir, Türkiye 1915'te donmuştur.
Fikret Başkaya: Konuşmasına sorularla başladı. 1- Neden bu tartışma yapılıyor, 2- Neden bu toplumu yönetmek bu kadar kolay gibi sorulardan sonra asıl nedenleri bulmak gerekli diyerek devam etti ve “bu katliam ve cinayetlerin gerisinde kutsal devlet" geleneği yatmaktadır dedi. Konuşmasını, “Bu toplumun vicdanı kirlenmiştir, kutsal devlet anlayışında halkın önemi yoktur, bunu profesörler söylüyor. Resmi ideoloji ile hesaplaşmak gerekir, tarihle hesaplaşmak gerekli, bizi kurtaracak olan radikal eleştirel bakış açısıdır. Faili meçhul diye bir şey yoktur, devletin genetiğinde var katletmek. Hem katlediyor, hem yargılıyor. Mesele sınıfsaldır, bu rejimi hedef almak gerekmektedir” diyerek bitirdi.
Baskın Oran: “Hrant tutarlı olduğu için katledildi, iki toplum içinde önemli tespitleri vardı. İki tarafta hastadır demiştir. Hrant'ın katledilmesi her iki tarafın da kafasını karıştırdı, Hrant'ın ölümü iki halkı yakınlaştırdı.”Tayfun İşçi: Ermeniler iki boyutta imha edilmeye çalışıldı: 1- Ümmet toplumunda dini inanç olarak, 2- Jön Türkler, İttihat Terakki ve genç Türkler ulusal olarak katlettiler.Daha sonra sırasıyla Alınteri, DHF, Kaldıraç temsilcileri ezilen halklar konusundaki görüşlerini dile getirdiler. Saat 15:00'te salondaki kitleyle sokağa çıkıldı. Pankartı açıp Zafer Çarşısı'nın önüne kadar sloganlar ve Hrant Dink'in neden ve nasıl katledildiğine dair ajitasyon yapıldı. Zafer Çarşısı'nın önüne gelindiğinde bir dakikalık saygı duruşunda bulunulduktan sonra İsmail Beşikçi kısa bir konuşma yaptı. Ardından sloganlarla salona dönüldü. Bu bölümde ise ilk konuşmacı Savak Atsuni'ydi:
Sınıfsal yönü önemlidir ancak ulusal ve dini yönü aslolandır bu katliamların, Ermeniler despotik katliamlara karşı direnmişlerdir.
Ermeniler üzerinden bir sürü savaş yapılmıştır. 1- İngilizler, Çarlık Rusyası Ermeniler üzerinden savaşmışlardır. 2- Almanlar alabildiğine vahşet uygulamışlardır Ermeniler üzerinde. 3- Adana'da 3 bin kişi katledilmiştir. 4- 1905'te Van Belediye Başkanı katledilmiştir. 5- 1915'te bin 500 Ermeni katledilmiştir. Bu katliamlar sadece devletin suçu değildir; Kürtler, ezilen halkların hiç mi suçu yok? Şimdiye kadar Türkler Kürt isimlerini değiştirdiler, sildiler. Bundan sonrasında Kürtler dikkat etmek zorundalar. Eğer bir tarih yazılacaksa bütün bunlar dikkate alınmalıdır. Bunca vahşeti yapan Osmanlıdan öncesine dayanan devlet anlayışıdır. Ezilenler barış istiyor, barış için barış karşıtı sistemi yok etme mücadelesi verilmelidir.Savak Artsuni: Türkiyeli bir aydın olarak 'yakın tarihte Hrant'tan öncesi ve sonrası var' dedim. Hrant'ın iki yurttaşı vardı, birincisi onu öldürdü, ikincisi yasını tuttu. Türkiyeli yurttaşları artık Ermeni Katliamını kounşmaya başladı. Türkiye kamuoyu özgürlük, demokrasi mücadelesi veriyor. İşte bu mücadele Osmanlı Ermeni varisleri konusunda sessizleştirmeye karşı hayat buluyor. İttihattan beri halkların bir arada yaşamasını yokeden bir anlayışla karşı karşıyadır halen. Ermeni Katliamı çift yönlü bir felakete dönüşmüştür. Ermeniler Türkiye'ye geri dönmek istiyorlar. Osmanlı Ermenilerine bakıp Türk toplumuna ne kattıklarını görmek gerekir. Ermenilerin haklarını geri vermeliler, soykırımın tanınması işin bir kısmı.Kısa bir müzik dinletisinden sonra saat 16:00'ya kadar forum kısmında konuşmak isteyen kişilere söz verildi ve saat 16:00'da panel-forum bitirildi.
Hacik Medyan, Armenek Yayın Yönetmeni: “Türkçe benim için babaanne dilidir” diyerek ilk kez bir panelde Türkce konuşmak istediğini söyledi. Hrant Dink'in katledildiğini öğrendiğimde şok olmuş ve Hrant'a bir mektup yazmıştım diyerek Hrant'a yazdığı mektubu okudu. “Daha sonra hiç kimse Hrant değil, hiç kimse Ermeni değil” dedi. Milli ekonominin büyük ölçüde Ermenilerin mülsüzleştirilmesiyle elde edildiğini vurguladı.
Şiar Risvan (Avukat): Hrant'ın katliamı beyaz adamın Anadolu, Meapotamya halklarının üzerindeki katliamıdır. Hrant katledileli 6 yıl oldu, katledenler serbest bırakılalı 1 yıl oluyor, Hrant'ı katledenler bütün kanatlarıyla devlettir. Katliamlar 1- Türkiye burjuvasının özel yeteneğidir. 2- Türk burjuvasının yerli halk düşmanlığıdır. Özel olarak da Ermeni düşmanlığıdır. Ermeni meselesi kendi meselemiz olarak görülüp, halkların kardeşliğiyle sınırlamadan eşitlik, özgürlük ile bağdaşlaştırılmalıdır. Sınıf mücadelesinin kökeninde Ermeni katliamıyla mazlumun mülküne el konulması, Ermenilerin mülksüzleştirilmesi ve milli sanayinin mülksüzleştirilmesi yatmaktadır. ve bu anlatılmalıdır.Temel Demirer: Ben Hrant deyince o sakin sesi ile İbrahim Kaypakkaya, Maoist, Partizancı Hrant geliyor aklıma, Türkiyeli komünistler Ermeni sorunu konuşulmaya başlamadan önce de biliyorlardı ne olduğunu, Ermeni soykırımı kolektif bir soykırımdır. Ermenilerin her şeylerini aldık ve karanlığa attık, Ta ki Hrant katledilene kadar Ermeni soykırımı resmi ideoloji dayatmasıdır.Panel bu konuşmaların ardından sonlandırıldı.