Bir yanım deryada çalkanır şimdi /onbeş yoldaş ile boğulup ölen / bir yanım deryada çalkanır şimdi…
Hayali gönlümde yadigar kalan/bir yanım deryada çalkanır şimdi/onbeş yoldaş ile boğulup ölen/bir yanım deryada çalkanır şimdi…
O gün, daha bir hırçın Karadeniz; tanık olduğu kalleşliği hazmedemiyor ve isyanla köpürüyor. O gün güneş utançla sakladı yüzünü gördüğü vahşet karşısında. Ve 50 yılı aşkın sürecek bir karanlık kapladı dünyamızı. Burjuvazi her koşulda kendi sınıf karakterine uygun ihanet dilini konuşturuyor. 1. Emperyalist Paylaşım Savaşı emperyalistler arasındaki mücadelede olduğu gibi sınıf mücadelesinde de birçok ilke sahne olmuş, birçok alanda milat olmuştur. Savaş konjonktürünü sınıfsal açıdan değerlendirip emperyalist savaşı iç savaşa çeviren Lenin önderliğindeki Bolşevikler Çarlığı devirerek proletaryanın ikinci ve en gelişmiş devletini oluşturmuştur. Bu gelişme savaş sonrası emperyalist ülkelerdeki sınıf mücadelesine ve işgal altında olan sömürge ve yarı sömürge ülkelerde ulusal mücadeleye; gerek moral dengeleri açısından gerekse Komintern’inde kurulmasıyla fiziki anlamda yön vermiştir. Ekim Devrimi, 1. Paylaşım Savaşı sonrası açık işgale uğrayan Anadolu coğrafyasında da yankısını bulmuştur. Türkiye’de o yıllarda irili ufaklı 15 sosyalist fraksiyon bulunmaktaydı. Komintern’in de girişimiyle bu fraksiyonlar bir araya getirildi. Ve 10 Eylül 1920’de Bakü’de toplanan Birinci kongreyle Türkiye Komünist Partisi kuruldu.
Partinin Genel Başkanlığına Mustafa Suphi, Genel Sekreterliğine de Ethem Nejat seçildi. Türkiye’de kurulan ilk siyasal parti özelliğini de taşıyan TKP’nin 2 yıl yürürlükte kalan programı, döneminin koşullarına göre oldukça nitelikli ve uzun yıllar boyunca alternatifi yaratılamayan bir programdır. Bakü Kongresi sonrası Anadolu’daki Kurtuluş Savaşı’nı örgütlemeye girişir parti. Kafkaslarda Anadolu’daki savaş için silahlı müfrezeler kurar. Fakat burjuvazi her zaman ve her koşulda pragmatist davranır ve haindir. Kurtuluş Savaşı’nın örgütlenmesiyle ilgili Mustafa Kemal ile iletişime geçen M. Suphiler tarihte ender görülecek bir kumpasla karşılaşırlar. Öncelikle Bakü’de yapılacak kongrenin Ankara’da yapılması düşünülür fakat Kemalist burjuvazi Kongrenin Ankara’da yapılmasına izin vermediği gibi, Osmanlıdan miras kalan alicengiz oyunu yöntemleriyle trajikomik bir hamle yaparak, M. Kemal’ in talimatıyla sahte bir Komünist Parti kurar. Bu hamleyle Kemalist Burjuvazi, Sovyetlerin yardımlarından faydalanmayı amaçlar. Bu arada Anadolu’ya geçen M. Suphilere karşı TC’nin tarihinde çok örneğine rastladığımız kontra yöntemlere başvurulur.
Kazım Karabekir’in örgütlediği linç güruhları M. Suphilere karşı linç girişimlerinde bulunur. 28-29 Ocak 1921’de M. Suphi ve onbeş yoldaşı M. Kemal’in talimatıyla onun yaveri Topal Osman, Yahya Kahya ve köpekleri tarafından boğularak katledilir. Katliam sonrası katliamı gerçekleştiren Yahya Kahya ve Topal Osman da, delillerin karartılması adına sırlarıyla birlikte öldürülür. M. Suphi’lerden sonra TKP özellikle 1926 sonrası yörüngesini kaybeder. M. Suphilerin programındaki enternasyonal yapı silikleşir, Kürt isyanlarına karşı sosyal şoven bir tavır geliştirilmiştir. Bağımsız sosyalist Türkiye savaşımı yerini Kemalizmle ilkesiz bağlar kuran revizyonist bir hale bürünmüştür. Bugün M. Suphileri birçok sol siyaset sahipleniyor, kendisinde yaşattığını söylüyor. Fakat M. Suphiler ne nostaljik anmalarla ne de kahramanlık methiyeleriyle yaşatılabilir. M. Suphiler güncel ML bir programla 21. yüzyıla sosyalizmi yazacak proletaryanın öncüsünü büyüterek ve geliştirerek yaşatılabilir.
[Alınteri'nin 2012 Aralık tarihli sayısından alınmıştır]