Ege Üniversitesi ve Redhack

Redhack 9 üniversiteye ait yolsuzluk belgelerini adresleriyle birlikte duyurmuştu

GÜNCEL
Cuma, 1 Şubat 2013 (13 yıl 9 ay önce)

REDHACK tarafından geçtğimiz günlerde açıklanan “Üniversitelerdeki Yolsuzluk Belgeleri” tüm üniversitelerin ve üniversitelilerin gündemindeydi. Sosyal Paylaşım ağları ve twitter üzerinden yayınlanan belgeler YÖK’ün elektronik paylaşım sitesi ebys.yok.gov.tr sitesine girerek aralarında “gizli” ibaresi bulunan 60 binin üzerinde gizli dökümanı ele geçirdiklerini duyurdular.

Redhack tarafından ele geçirilen belgelerde “şimdilik” 9 üniversiteye ait yolsuzluk belgeleri bulunduğunu açıklayan REDHACK, 9 üniversitenin de isimlerini ele geçirilen link adresleriyle birlikte duyurmuştu.

Bu üniversitelerin arasında EGE ÜNİVERSİTESİ’nde yapılan yolsuzluklar ve bu yolsuzluklara karışan öğretim görevlilerinin de bulunduğu listeler dikkat çekiciydi. Ege Üniversitesi’nde YÖK protestolarında öğrencilerin üzerine gerekçesiz ve gerçeklikten uzak bir yaklaşımla TOMA'ları ve Çevik Kuvvet'iyle terör estiren Ege Üniversitesi Rektörlüğü, bu belgelerle kendi yolsuzluklarını ve öğrencilerden aldıkları harçlarla her dönem lüks içinde yeni araçlar alan rektörler bu yolsuzluklarını böyle pervasızca saldırarak kapatmaya çalışıyorlar.

Ege Üniversitesi’ndeki yolsuzluk belgelerinde şüpheli olarak gösterilen “Ege Üniversitesi Rektörlüğü”, “Ege Üniversite Vakfı Mütevelli Heyeti”, “TEPE Grubu İnşaat Sanayi ve Ticaret AŞ.” gösteriliyor. Belgelerdeki önceliği ise 2012 yılı öncesine dayanıyor.

Bu belgede Bornova Forum Alışveriş Merkezi'nin ihalesinde TEPE İnşaat'a verilen imtiyazlara ve yolsuzlukları açıkça belgelenmiş olduğu ortaya çıkıyor:

Ege Üniversitesi mülkiyetinde olan 4 pafta 52 ve 54 parsel sayılı taşınmazların eğitim amaçlı kamulaştırıldığı, ancak daha sonra mevzuata aykırı bir şekilde imar plan tadilatı yapılarak Bornova Forum Alışveriş Merkezi'nin yapılmasına ilişkin Tepe İnşaat AŞ. ile sözleşme imzalandığı ve bu sözleşme ile TEPE İnşaat A.Ş’ye birçok imtiyazlar tanındığı, Ege Üniversitesi Mütevelli Heyeti’nin 1999 yılından beri EGE ÜNİVERSİTESİ REKTÖR ve YÖNETİCİLERİ’ne Multi Türk A.Ş yetkililerinin, Oniki Emlak İnşaat Yatırım Sanayi ve Ticaret A.Ş yetkililerinin, TEPE İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş yetkililerinin 1999 yılında ihaleye katılan diğer şirket müdürleri ve yöneticilerinin İhaleye Fesat Karıştırma, Edimin İflasına Fesat Karıştırma, Çıkar Amaçlı Suç Örgütü Kurmak, Resmi Belgede sahtecilik, Kamusal Yağmacılık, görevi kötüye kullanmak ve Görevi İhmal
suçlarından şikayet edildiği ve o dönemde Rektör Prf. Rafet Saygılı ile rektör Prf. Ülkü Bayındır‘ın Ege üniversitesi Rektörlüğü görevinde bulunduğu REDHACK tarafından açıklanan belgelerde açıkça görülmektedir.



Ayrıca “Prof. Dr. Işık TUĞLULAR, Dr. Fevzi ÖNDER, Prof. Dr. Turgut ÖZİŞ, Prof. Dr. Haluk BAYLAŞ, Prof. Dr. Necdet SEVENTEKİN, Prof. Dr. Nuri BİLGİN, Erçin ERCİYAS, Prof. Dr. İsmet ÖZEL, Işık ÖZKAN, Prof. Dr. Rezan TATLIGİL, Murat GOMEL, Fazilet SUKAN, Prof. Dr. Ali Rıza KARACAN, Yavuz ÖZKOL, Ümmühan ERDEMİR, Sami MUTAF, Birol ŞEN, Muhittin SEZGİN Ege Üniversitesi Öğretim görevlileri ve idari kadrolarında oldukları, fiyat belirleme, karar alma teklif alma ilan yapma, ihale yapma gibi yasal işlemlerde bulunan komisyonlarda görev aldıkları” açıkça görülebilmekte.

Belgeler arasında ayrıca 2500 kişilik yurt yapımının da bu firmalar tarafından gercekleştirildiği görülüyor.
Ege Üniversitesi’ndeki yolsuzluk belgelerinin ortaya çıkarılması bu konuda Ege Üniversitesi’nin kamu yararına eğitim olanakları için kullanılmak amacıyla kamulaştırdığı arazinin gerçek sahiplerinin de yıllardır kamulaştırma amacı dışında kullanım var demesini belgelemiştir. Arazileri kamu yararına diyerek rant için kullanılan arazi sahipleri yıllardır sürdürdükleri hukuk mücadelesinde bir türlü erişemedikleri yolsuzluk belgelerine Redhack aracılığıyla erişince bir basın açıklamasıyla Redhack’e teşekkür etmişlerdir.

Yolsuzluklara karşı tek yol örgütlü mücadele
Yıllardır devrimcilerin örgütlü toplum istekleri bir gerçeğin ifadesidir. Yolsuzluklarla, hırsızlıklarla kendini vareden sistem emekçilerin örgütlenme mücadelesine her zaman saldırmıştır. Örgütlenme mücadelesine saldıranlar her zaman kirli çıkar ilişkileri içindedir.
Toplumu ve emekçileri örgütsüzleştirme saldırılarını üniversitelerde daha pervasızca uygulayanlar bu yolsuzluk belgelerinin “görevsizlik” kararı verilmesinden ve sistemin onları korumasından da yararlanarak yerinde bir söylemle “hasıraltı” yaparak üniversitelerde ve üniversite yaşamından sonra da öğrencilere dayatılan “atanamama” baskısı ile de yaşamlarını da baskı altına almaya devam ediyor.

Tüm bu aygıtlar ve yöntemler bizlere bir kere daha gösteriyor ki, sınıf savaşını ve devrimci mücadeleyi daha ileri taşıyacak yöntemler geliştirerek devam etmemiz ve yaşamımızın her alanında bu devrimci öfke ve inadı sergilememiz gerekliliğini göstermektedir.

Üniversitelerdeki tüm bu yolsuzluklarla kendi baskı ve tehdit uygulamalarına kaşı, bulunduğumuz her alanda mücadele bayrağını yükseltmeliyiz.

Bu anlamda her alanı kullanabilmek ve bu araçları da devrimci mücadele ve üniversite mücadelesindeki yol açıcılığını yaşama geçirebilmek önemlidir.

REDHACK’in de ifade ettiği gibi:
* ODTÜ ve diğer üniversitelerde okuyan devrimciler örnektir, ülkenin gerçek sahipleridir!
* Devrimci öğrenciler, düşünmeyen, araştırmayan, sorgulamayan reklam kuşağı beyinlerine en büyük cevaplardadır!

[İzmir'den bir Alınteri okuru]