35. yılında Atilla

Karanlık çağları geride bıraktık ancak filiz olmak hep bizlere özgüydü, sınıfsız ve sömürüsüz bir dünya kurana kadar da bu böyle olacak

GÜNCEL
Cumartesi, 9 Şubat 2013 (13 yıl 8 ay önce)

Atilla Acartürk, ailesi, yoldaşları ve dostları tarafından düzenlenen mezar anmasıyla anıldı. Anmada onun mücadeleye yine ışık tutacağı, ileriye taşımaya çalıştığı bayrağın yoldaşları tarafından yükseltileceği bir kez daha dile getirildi.

Atilla Acartürk'ün arkadaşları ve kardeşi Tülay Acartürk onun mücadeleci kimliğini ve örgütlülüğe verdiği önemi anlattılar. Atilla Acartürk'ün ölümünün 35. yılındaki anmanın bir özelliği de Atilla Acartürk'ü sıradanlaştırmaya yönelik girişimlere bir cevap niteliğindeydi. Atilla Acartürk'ün ailesine dil uzatanlar ailesinden ve yoldaşlarından gereken yanıt onu saat 14.00'te anmak isteyenlere anlatıldı. Atilla Acartürkün bir geleneği olduğu ve ideolojisine, örgütlülüğüne uygun olarak her yıl gerektiği gibi anma yapıldığını, bu anmalara katılabilecekleri, başka türlü bir anmanın yakışmayacağı anlatıldı.

Anma sırasında "Faşizmi döktüğü kanda boğacağız!”, “Devrim şehitleri ölümsüzdür!”, “Yaşasın devrim ve sosyalizm!”, “Atilla Acartürk ölümsüzdür!" sloganları atıldı. Atilla'nın yanından "Karanlık çağın filizi" Sezai Ekinci yoldaşın mezarı başına gidildi, orada da arkadaşları yoldaşların mücadeleci kimlikleri ve örgütlülüğün öneminden bahsettiler. Sezai Ekinci yoldaşın mezarı başında da bir dakikalık saygı duruşunda bulunuldu.

Onları anmak basit bir mezar ziyareti değildir. Eğer öyle olsaydı her yıl olduğu gibi bu yıl da bizler buradan ayrıldıktan sonra Atilla yoldaşın katillerinin ardıllarından olan itler kendilerince burada mıntıka temizliği yapmazlardı. Eğer burada yatan ve biraz ileride yatan Denizler, Mahirler, Ulaşlar, Sezailer, Atillaların mezarları herhangi bir mezar olsaydı buraya gelenlerin hiçbiri fişlenmeye çabalanmaz, ağzımızdan öfkeyle dökülen sloganlarımıza kulak kabartılmazdı. Şüphesiz onların kıymeti sadece huzursuz ettikleri köpeklerin göstermelik ve nafile yıldırma çabalarıyla çürütülmez; onların bu topraklarda bizlere bıraktıkları miras egemenlerin gözlerini korkutmaya çok bile geliyor.
Acartürk anmasına İzmir Alınteri kısa mesajla katıldı. Mesajda:

“Alnımızda dalgalanan bayraklar adına.
bayraklarda yaşayan ölümsüzlük adına.
durmak yok, teslim olmak yok.
ağıt yok dilimizde, dillerde titremek yok.
kaç güneş sönerse sönsün içimizde
hep aydınlıkta yakalayacağı ölümü.
ya şafak sökerken ya güneş yükselirken,
sizin sesiniz olup sizi haykıracağız
.”

BİZ KAZANACAĞIZ! BİZ KAZANACAĞIZ! BİZ KAZANACAĞIZ!
Ölümsüzlüğe uğurlanan her devrimci yürek yaşamda filizlenen bir çiçektir. Ona olan özlem ve mücadele bayrağını omuzlayan Sezai, Selma, Tahsin, Fatih ve tüm şehitlerimizden aldığımız görevi daha ileri taşımak için bir kez daha söz veriyoruz.
BİZ KAZANACAĞIZ!
Hani Esmahan yoldaşımızın derleyerek Sezai yoldaşı anlatan kitabın ismi var ya "Karanlı çağın filizi" bizler toprağa verdiklerimizin bizlere bıraktıkları miras sayesinde kafamızdaki karanlık çağları geride bıraktık. İçinde yaşadığımız zaman dilimi sizce kimler için karanlık çağ. Karanlık çağları geride bıraktık ancak filiz olmak hep bizlere özgüydü sınıfsız ve sömürüsüz bir dünya kurana kadar da, o aydınlık zamanları bulana kadar da aydınlık zamanların filizi olmak onların bıraktıkları ile bizlere özgüdür.

Dönemsel olarak burjuvazinin bütün dünyada girdiği çıkmazı yavaş yavaş da olsa dışa yansıttığı şu günlerde genel olarak bütün işçi sınıfı ve ezilen halklar özelde de ülkemiz işçi sınıfı ve ezilen Kürt ulusu tarihsel bir eşikte bulunmaktadır. Bugün biz işçi sınıfı devrimcileri ve kavgada düşenlerimizin yaptıkları gibi omuz omuza kavgada yan yana olmaktır. Ezilen Kürt ulusu ile kardeşliğimizi sokaklarda kavga alanlarında konuşturmaktır. Bütün dünya ezilen ulusları için bir emsal teşkil edebilecek momente sahip olan Rojova'yı sahiplenmektir. Tekil tekil vücut bulan direnişleri bütünen bir sınıf mücadelesine dönüştürme zamanıdır.

İhtilalci bir ruh ile ileri atıldığımız şu dönemde bayrağı daha yukarı taşımanın zamanıdır.


Oradan yakında kaybettiğimiz Hamza Kaya yoldaşa gidildi, buradan da 18 yaşında faşizme kurban verdiğimiz genç kadın yoldaşımız Selma Aybal ziyaret edildi. İdeolojik mücadelenin, devrim ve sosyalizm mücadelesinin örgütlü mücadeleden geçtiği konuşuldu.

Anma etkinliği son bulduktan sonra araçlara binilerek Yapı Sanatevi'ne geçildi. Burada yemek eşliğinde sohbet edildi.