Devrimci Kamuoyuna!

Emperyalist bir ülkenin temsilcisine bu içerikte bir mektup yazmanın haklı bir gerekçesi ve açıklaması yoktur ve olamaz!..

GÜNCEL
Pazartesi, 4 Mart 2013 (13 yıl 8 ay önce)

YAŞANACAK DÜNYA
Almanya Başbakanı (şansölye) Merkel’in Türkiye’yi ziyaret ettiği günlerde Almanya Demokratik Güçbirliği Platformu adına yayınlanan bir ‘açık mektup’, yerden göğe kadar haklı samimi devrimci eleştirilere konu olduğu ölçüde -hatta onlardan daha fazla- başkalarının açıklarını kollayıp onları istismar etmeyi politik bir tatmin ve varoluş biçimi haline getiren demagoglara da malzeme oldu.

Öncelikle şu doğrunun altını kalınca çizelim: Emperyalist bir ülkenin temsilcisine bu içerikte bir mektup yazmanın haklı bir gerekçesi, mazereti ve açıklaması yoktur ve olamaz!.. Kendi ülkeleri başta olmak üzere dünyanın her yerindeki vahşi kapitalist sömürünün, her türlü baskı ve terörün, insan hakları ihlallerinin, sınıfsal, ulusal, dinsel ve cinsel kimlik temelli ayrımcılık, dışlama ve aşağılamanın sorumlularının başında, şu ya da bu ülkedeki işbirlikçilerinden de önce emperyalist burjuvazi ve onların temsilcileri gelir. Dolayısıyla onlar, bizlerin, uğradığımız haksızlık ve eşitsizlikleri, gördüğümüz baskı ve zulümleri şikayet edip meşru hak ve çıkarlarımız doğrultusunda hareket etmelerini “rica” ya da “talep” edeceğimiz bir konum ve misyonun değil, kavgamızın, eleştirilerimizin ve namlularımızın başta gelen ve gelmesi de gereken hedefleri konumundadırlar. Onlarla aramızdaki bu uzlaşmaz çelişkiyi, sınıfsal karşıtlığımızı ve bu konudaki netliğimizi bulanıklaştırıp silikleştirecek her türlü tutum ve politika, devrimci açıdan ilkesel bir yanlış anlamına gelir ve hiçbir gerekçeyle savunulup ortak olunamaz!..

Almanya Demokratik Güçbirliği Platformu adına yayınlanan “Merkel’e açık mektup” bu temelde eleştirilmesi gereken yanlış bir girişim olmuştur.

Ancak Platform’un başka kimi bileşenleri gibi Devrimci Proletarya (Yaşanacak Dünya) olarak o metnin altında imzamız BİZİM NİHAİ ONAYIMIZ DIŞINDA kullanılmıştır. Bu tamamen Platform yürütmesinin, bu tür süreçlerde işletilmesi gerekli prosedürü ihlal pahasına aceleci davranmasından kaynaklanan bir hatanın sonucudur.

Devrimci Proletarya (Yaşanacak Dünya) olarak içinde yer aldığımız Almanya Demokratik Güç Birliği Platformu, henüz yeni bir oluşum. Recep Tayyip Erdoğan’ın Berlin ziyareti sırasında protestosu onun ilk ortak eylemi oldu. Platform, Avrupa’daki farklı devrimci ve ilerici göçmen örgütlerinin tabanları arasındaki karşılıklı önyargıların kırılmasına da hizmet edecek tarzda ortak devrimci demokrat değerler temelinde iş ve eylem birliğini amaçlayan bir yapılanma. Farklı dünya görüşü ve geleneklerin temsilcisi Türkiyeli devrimci örgütler ve farklı kurumlar dışında uzun yıllar birbirlerine uzak ve mesafeli duran Alevi ve Kürt emekçileri temsil eden kimi örgütlerin de bileşenleri arasında yer aldığı bu güç birliğini, Avrupa’da emek eksenli birleşik bir mücadelenin geliştirilip güçlendirilmesi imkan ve potansiyellerini taşıyan bir birliktelik olarak görüyoruz. Bu düşünceyle içinde yer aldık ve kalmayı da sürdüreceğiz.

Alman emperyalizmin elebaşlarından Merkel’in Türkiye’yi ziyareti öncesi ona hitaben bir açık mektup yayınlanması önerisi Platform’da öneri olarak gündeme getirildiğinde, Devrimci Proletarya (Yaşanacak Dünya) olarak biz ve ADHK’li arkadaşlar böyle bir mektubun yazılmasına karşı çıktık. ADHK’li arkadaşlar, içeriği ne olursa olsun imza atmayacaklarını baştan şerh olarak düştüler. Biz ise baştaki net tutumumuzu sürdürmek yerine, “Platform bileşenlerinin çoğunluğu yazılsın dediği için son kararımızı vermeden önce içeriğe bakacağımızı, yalnız kaleme alınacak mektubun içerik olarak Merkel’in temsil ettiği Alman emperyalizminin Türkiye ile ilişkilerini teşhir eden bir içerikte olması gerektiğini” söyledik. Daha sonra hazırlanan taslak, e-mail üzerinden bize iletildiğinde, emperyalizmin temsilcisi Merkel’den yanılsamalı beklentilere kapıyı açan ifadelere itiraz ettik ve bunların çıkarılması ya da düzeltilmesini istedik. Normalde diğer tüm bileşenlerin görüş ve önerilerini de gözeterek redakte edilmesi gereken nihai metin taslağına dair görüşümüz ve kararımızın sorulmasını beklerken, eleştirilerimizin olduğu metnin bizim imzamız da kullanılarak basında yayınlandığını gördük.

Platform’un 3 Mart 2013 Pazar günü (bugün) yapılan toplantısında -başka bileşenlerle birlikte- eleştirdiğimiz bu oldu-bitti konusunda Platform Yürütmesi samimi bir özeleştirel tutum sergiledi. Arkadaşlar, “Yapılan hatanın tümüyle iletişim eksikliğinden ve aceleden kaynaklandığını, bu konuda Yürütme olarak da açıklama yapmaya hazır olduklarını” ifade ettiler. Bizim için bu samimi özeleştirel yaklaşım yeterlidir.

Öte yandan, eleştirilmeyi elbette hak eden bu politik hatanın üzerine atlayarak devrimci örgütlere saldırı bahanesi haline getiren fırsatçılara gelince; Eğer ilkelerden ve ilkesel bir duruştan söz ediyorsak kimse kendi günahlarını ve oportünizmi başkalarının “günah suyunda” yıkamaya kalkışmamalı!.. Örneğin, “Merkel’e mektup yazılır mı” gibi haklı bir eleştirinin arkasına saklanarak örgütlü mücadeleden kaçışını “aklamaya”, örgütsüzlüğü yüceltip devrimci örgütlere olan kinini kusmaya yeltenmemeli!.. Ya da internet sitesinin yan sütunlarında Yılmaz Özdil gibi Kemalist darbeciliğin ve küstah beyaz Türk şovenizminin günümüzdeki sembol isimlerinden birinin yazısını yayınlamakta hiçbir sakınca görmeyen bir mezhep genişliği sergilerken -işin aslını astarını sorup öğrenmeyi bile bekleyemeyen aç bir çakal sabırsızlığıyla- sonra da tutup başkalarına “ilkeli devrimcilik dersleri” vermeye soyunmak gibi bir garabet sergilememeli!..

Devrimci Proletarya (Yaşanacak Dünya)
3 Mart 2013