Devlete inat özgür sanat!

Tiyat-Roj ve Yapı Sanatevi, egemenlerin sömürü ve katliamlarını teşhir etmeye, işçi sınıfı ve ezilen Kürt ulusunun sesini soluğunu sanatıyla sokağa taşımaya devam edecek. Çünkü sokaklar yalnızca yürümek için değildir. Sokak devrimcidir. Sokak sanatçının yaşam yeridir

GÜNCEL
Pazartesi, 4 Mart 2013 (13 yıl 8 ay önce)

Faşist zabıtaların Tiyat-roj oyuncuları ve Yapı Sanatevi aktivistlerine yönelik linç girişiminden sonra şikâyetçi olmak üzere gittikleri Çankaya Polis Merkezi'nde savcılığın emriyle sabaha kadar gözaltında tutuldular. Bugün öğle saatlerinde serbest bırakıldılar. Arkadaşlardan dördü vahşi bir şiddete maruz kalmış, ayakta duramayacak kadar dayak yemişlerdi. Diğerleri aldıkları darbeler yüzünden aksamakta, kimisinin yüzü gözü morluklar içindedir

“Toplumcu Çankaya Belediyesi”nin sokakta özgür sanat yapmak isteyenlere karşı tutumu bu şekilde net olarak anlaşılmıştır. Sömürülenlere, imha edilmeye çalışan bir halkın sanatını ortaya koymaya onların duygu ve düşüncelerini sanat yoluyla topluma anlatmaya, toplumu bilinçlendirmeye yönelik özgür sanat faaliyetleri yapanlara karşı belediye çalışanlarının tutumu sorgulanmalı, Çankaya Belediyesi ve Belediye Başkanı kendine gelmelidir.

Çankaya Belediyesi son 3 yıldır herhangi bir disiplin uygulaması yapma gereği duymadığı faşist çeteleri içinde barındırmaktadır. 2 sene önce de Çankaya Belediyesi zabıtaları İsmail Beşikçi'nin katılacağı bir panelin afişlerini asan Yapı Sanatevi ve Kaldıraç aktivistlerinden ikisini linç etmeye çalışmışlardı. Bu “toplumcu” belediyecilik zihniyetini buradan teşhir ediyoruz. Bugün bir kez daha, yüksek sesle ve sokakta haykırıyoruz: İşçiler, emekçiler için sokakta sanat yapmaya devam edeceğiz! Faşist zabıtaların linç girişimi bize geri adım attıramayacak! Dünkü linç girişimi bu akşam saatlerinde çeşitli illerle birlikte eşzamanlı olarak basın açıklamlarıyla protesto edildi.

Ankara'da da saat 18:00'de Yüksel Caddesi'nde saldırıya uğrayan arkadaşlarımızla birlikte protesto ettik. Basın açıklamasının ardından Karanfil Sokak'tan Meşrutiyet Caddesi'ne çıkıp trafiği kapatarak bir yürüyüş yaptık. Yürüyüş sırasında "Polis koruyor, zabıta vuruyor!”, “Faşist zabıta sokaktan defol!”, “Bu sokaklar bizim!”, “Sokaklar bizimle özgürleşecek!”, “Baskılar gözaltılar tutuklamalar bizi yıldıramaz!”, “Zabıtalara inat özgür sanat!”, “Devlete inat özgür sanat!”, “Faşizme karşı omuz omuza!”, “Faşizmi döktüğü kanda boğacağız!”, “Bedel ödedik bedel ödeteceğiz!"

Basına ve Kamuoyuna


Polis destekli zabıta ve sivil faşist terörü hız kesmeden devam ediyor. Biz bu saldırıların maalesef hiç yabancısı değiliz. 2 yıl önce İsmail Beşikçi ve Türkiye'de ifade özgürlüğü isimli panelin afiş çalışmasını yaparken üzerlerine satırlarla ve İsrail coplarıyla saldırılan Kaldıraç dergisi okuru Tamer Morkoç ve Yapı Sanatevi çalışanı Burhan Çoban’dan biliyoruz.

Biz bu saldırıları daha 1 ay önce sokakta müzik yapması engellenen Tiyat-roj oyuncularının darpedilmelerinden biliyoruz.

Ve yeniden bize dün hatırlattılar ki, sekiz genç sokak sanatçısının üzerine demir sopalarla, coplarla 25-30’a yakın içlerinde zabıtaların da olduğundan emin olduğumuz faşist güruhun “allah allah... “ nidaları ile ve “öldürün bunları” söylemleriyle gerçekleştirdikleri faşist saldırıdan biliyoruz.

Üstelik bunlar kendisine sözümona demokrat kisvesini takınan Çankaya Belediyesi zabıtaları ve işçileridir.
Üstelik bunlar Çankaya Belediyesi'nde çalışan ve kendilerine “devrimci “ sıfatı yakıştıran ancak yalnızca o devrimciliklerinden, yurtseverliklerinden nemalanarak belediyede iş bulan, kendilerine talimat veren şeflerinin sözünden çıkmayan, çanak yalayıcısı ırkçı faşist siviller ve zabıtalardır.



Üstelik yöntemlerini öyle geliştirmişler ki, kendilerini savunmak için üzerlerine taş atar gibi yapan gençlere bellerinde silahı gösterme cüretinde bulunabiliyorlar.
Zabıta yönetmeliğinde zabıtanın gençlerin, sokak sanatçılarının üzerine çullanmak, demir sopa kullanmak, gözaltı tehdidinde bulunmak, anayasal bir hak olan basın açıklamasına bilfiil sopalarla ve demir çubuklarla saldırarak engellemek, silah taşımak ve silah kullanmaya teşebbüs etmek ne zaman eklendi de bizim haberimiz olmadı.

Yoksa bu yapılanların arka planlarında daha geçenlerde Birgül Ayman'ın ağzından dökülen faşist sözcüklerin etkisi mi vardır.

Tiyat-Roj ve Yapı Sanatevi kimdir neler yaparlar.
* Şırnak’ın Uludere ilçesinde devletin f-16 larla gerçekleştirdiği ve 34 Kürt köylüsünün katledilmesiyle sonuçlanan katliamın yıldönümünde Ankara’nın birçok yerinde bir hafta süren sanat çalışmaları, teşhir çalışmaları, sokak oyunları sergilemişlerdir.

* Daha önce açlık grevleri sürecinde “Ben gördüm/Min dıt” isimli ortak bir tiyatro oyununu defalarca sokaklarda sahnelediler. Ta ki açlık grevleri sonuçlanan kadar.

* Geçen yıl düzenlenen Adnan Yücel Edebiyat ve Sanat Festivali'nde işçileri ve çocuk işçileri konu edinen performansları İstanbul’un birçok yerinde sergilendi.

Yaz boyu birçok il ve ilçede Kürdistan’da çocuk ölümlerini, Pozantı Cezaevi'nde yaşan çocuk istismarını, kadın sorununu, işçi sınıfı mücalesini konu edinen oyun ve performanslarını binlerce kez sokaklarda sergilediler.

Geçtiğimiz ay içerisinde bütün devrimci esirleri konu edinen “Işıkları açın” adlı oyun üç defa sergilendi.

Sanatçılara doğrudan müdahale edemeyen polisler, her fırsatta zabıtaları ve sivil faşistleri sanatçıların üstlerine saldırtmakta ve gösterilerine engel olmaya çalıştılar.



En son sanatçıların zabıta terörüne karşın gerçekleştirecekleri basın açıklamasına polisin bile saldıramayacağı bir şekilde uluorta pervasızca saldırmıştır ve aralarında Yapı Sanatevi ve Tiyat-roj aktivistleri olan sekiz gencin yaralanmasına sebep oldular. Gerçekleştirilen bir linç girişimiydi. Civarda bulunan diğer devrimciler de bu olaya şahittir ve duyarsız kalmamışlardır.

Sonuç olarak şunları ifade etmek istiyoruz: Bundan önce olduğu gibi bundan sonra da sokakta sanat yapmaya, tiyatro oyunu sergilemeye, egemenlerin yapmış olduğu sömürüleri ve katliamları teşhir etmeye, işçi sınıfı ve ezilen Kürt ulusunun sesini soluğunu sanatımızla sokağa taşımaya devam edeceğiz.

Çünkü sokaklar yalnızca yürümek için değildir. Sokak devrimcidir. Sokak sanatçının yaşam yeridir.
Buradan hepinize ilan ediyoruz. Bu linç girişiminin sorumlularından tek tek hesap sorulacaktır. Bu işi gerçekleştirenlere arka çıkan zihniyetler -ki onlar kendilerini çok iyi biliyorlar- her fırsatta teşhir edilecektir. Çok iyi biliyoruz ki gerçekleştirilen saldırı siyasi bir saldırıdır. Ve herkesin durduğu yeri netleştirmiştir. Buradan bütün dostlarımıza ve duyarlı kamuoyuna söz veriyoruz: Bedel Ödedik Bedel ödeteceğiz!

Tiyat-Roj- Yapı Sanatevi - Alınteri