Sokaklar bizimdir!..

KESK Ankara Şubeler Platformu ve Tüm Bel-Sen Şube Başkanı Devrim Kahraman kamuoyu önünde özür dilemelidir!..

GÜNCEL
Çarşamba, 6 Mart 2013 (13 yıl 8 ay önce)

Ankara Yapı Sanatevi ve Tiyat-roj'a yönelik saldırının Ankara KESK Şubeler Platformu adına sahiplenilmesi bugün İzmir'de protesto edildi. Saat 19.00'da Konak Eski Sümerbank önünde "Devrimci Sanat Engellenemez, Sokaklar Bizimdir! ALINTERİ" imzalı pankart açılarak İzmir Alınteri adına basın açıklaması yapıldı.

"Devrimci Sanat engellenemez!", "Faşizme karşı omuz omuza!" sloganlarının atıldığı basın açıklamasında, Ankara Yüksel Caddesi'nde zabıtaların eylem yapan Tiyat-roj ve Ankara Yapı sanatevi çalışanlarına yönelik saldırıları teşhir edildi.

Eylem öncesinde yapılan konuşmalarda ise; “ilerici sendikaların asıl olarak zabıtanın kolluk kuvveti haline getirilmeye çalışılmasına karşı tutum almaları gerekirken sokakta sanat yapmakta direnen devrimci, ilerici sanatçıların bu anlayışa karşı tavır almalarına saldırılıyor. Zabıtaların 'emekçi' kimliğinin altına saklanılarak devletin o saldırgan tutumunun sahiplenilmesi, sendikaların sınıf mücadelesine karşı sistem ağzıyla konuşup devrimci kurum ve sanatçılara yapılan saldırıları meşrulaştırma çabası halinde olduğu görülüyor. Kaldı ki elimizdeki telefon görüşmeleri kayıtları ve eylem videosundan da anlaşılacağı üzere kimin hangi tarafta olduğu apaçık ortadadır" vurgusu yapıldı.

Ayrıca "'Devrimci sanatın önüne kimse set koyamaz, koydurtmayız!', 'Sokaklar bizimdir!' denilerek Ankara'da yaşananlarr ve bu yaşananları sahiplenen zihniyeti kınıyoruz”un altı çizildi. Konuşmanın ardından basın açıklamasına geçildi. Yaşananların sıcaklığı nedeniyle basın açıklamasının tam metnini yayınlıyoruz:

BASINA ve KAMUOYUNA
Ankara’da 2 Mart Cumartesi günü, Yüksel Caddesi’nde sokak etkinliği sergileyen Tiyat-roj aktivistlerine zabıtalar saldırarak oyunu engellemiş ve enstrümanlarını parçalamışlardır. Bu saldırıyı protesto etmek için Tiyat-roj, Alınteri ve Yapı Sanatevi aktivistleri 3 Mart pazar günü bir araya gelerek basın açıklaması yapmıştır. Basın açıklaması sonrasında CHP’ye bağlı Çankaya Belediyesi’nin zabıtaları, çevreden topladıkları 40 kişilik faşist bir güruhla birlikte, demir soplarla ve coplarla saldırarak linç girişiminde bulunmuşlardır. Saldırı sonucunda sanatçı ve aktivistlerden dördü ağır sekiz kişi yaralanmıştır. Yaralılar polis tarafından gözaltına alınmış, tedavileri engellenerek bir gün şubede tutulmuşlardır.

Bu linç girişimiyle ilgili olarak Yapı Sanatevi adına Tüm Bel-Sen 2. nolu Şube Başkanı Devrim Kahraman aranmış, ancak kendisi kurum çalışanına tehditler savurarak hakaret etmiştir.



Olayın bir sendika yöneticisi tarafından bu boyuta getirilmesi üzerine sonrasında kendisiyle bizzat görüştüğümüz Devrim Kahraman, bu üslubu kullandığını ve bu hakaretlerde bulunduğunu büyük bir yüzsüzlükle kabul etmiştir.

KESK Ankara Şubeler Platformu adına İsmail Kaygusuz’un yaptığı açıklamada ise, Çankaya Belediyesinin sanata karşı olan tavrı ve zabıtalara verilen “saldırı” emri desteklenmiş; böylece bu açıklama, devrimci sanata ve sanatçılara karşı tahamülsüzlüğün bir ifadesi olarak hayat bulmuştur. Kaygusuz yaptığı açıklamada coplarla saldıran zabıtalara sahip çıkarak, ilk saldırıyı Yapı Sanatevi ve Tiyat-roj aktivistlerinin yaptığını söylemiştir.

Kaygusuz’a soruyoruz: Suçluluk telaşıyla sarıldığınız şu zavallı bahanenin ve gerçekdışı iddianın, polisin ortalığı terörize ettiği eylemlerin ya da karakollardaki işkencelerin ardından Emniyet müdürlüklerinin “önce onlar polise saldırdı” şeklindeki açıklamalarından ne farkı var?

Bizlere KESK'in tarihini ve sokakta kurulduğunu “hatırlatan” ve saldırıya uğrayan Yapı Sanatevi ve Tiyat-roj’u provokatif davranmakla suçlayan bu yaklaşım, KESK’in nasıl kurulduğunu önce kendisi hatırlamalıdır! Bizler bu tarihi çok iyi biliyoruz. Bunun için çok bedel ödedik. Ama bu tarihi unutanlar, ellerinde çevik kuvvet coplarıyla devrimcileri linç edenleri “zabıta emekçileri” diye karşımıza çıkarmakta, savunmaktadır!

Devrimci sanata ve sanatçıya yönelik bu saldırıları çok iyi tanıyoruz. Bu saldırılar, oyunları yasaklatan, devrimci sanat kurumlarını basıp enstrümanları parçalayan, sanatçıları tutuklatan ve sanatı sokaktan kopararak gericileştirip, yozlaştırmaya çabalayan anlayıştan farklı değildir.

Bizler devrimci sanatçılar olarak yapılan bu saldırıyı ve KESK Şubeler platformu adına yapılan açıklamayı kınıyoruz. KESK Ankara Şubeler Platformu’nun ve Devrim Kahraman’ın kamuoyu önünde özür dileyerek özeleştiri vermelerini istiyoruz. Bundan önce olduğu gibi bundan sonra da sokakta sanat yapmaya, işçi sınıfı ve ezilen Kürt ulusunun sesini soluğunu sanatımızla sokağa taşımaya devam edeceğiz!

ALINTERİ
Basın açıklamasına, Ayışığı Kültür Merkezi, Partizan, Emek ve Özgürlük Cephesi, İzmir Hareket Tiyatrosu, Ege 78'liler ve DPG de katılarak destek verdi.