Hasta tutsaklar serbest bırakılsın!

Hasta tutsakların insanlıkdışı şartlarda ölüme terkedilmesine karşı çıkıyoruz

GÜNCEL
Cuma, 29 Mart 2013 (13 yıl 7 ay önce)

Hasta tutsakların serbest bırakılması istiyor, insanlıkdışı şartlarda ölüme terk edilmesine göz yummuyoruz.

Her hafta Ankara Adalet Bakanlığı'nın önünde Cuma günleri saat 12.30 ile 13.00 arası oturma eylemi yapıyoruz.

Duyarlı olan herkesi oturma eylemine destek vermeye ve tutsakları yalnız bırakmadığımızı göstermeye çağırıyoruz.



İnsan Hakları Derneği (İHD) Ankara Şubesi, cezaevlerinde bulunan hasta tutukluların durumuna dikkat çekmek için bugün Ankara’da Adalet Bakanlığı Ek binası önünde oturma eylemi gerçekleştirdi.

Her hafta Cuma günleri yapılmakta olan oturma eylemi bugün de Saat: 12:30’da başladı. Hasta tutukluların serbest bırakılarak daha özgür bir ortamda tedavilerinin yaşanılmasının istendiği ve bunu sağlayana kadar eyleme devam edileceği açıklanan basın açıklamasını İHD Ankara Şube Yönetim Kurulu Üyesi Adnan VURAL yaptı.

“HASTA TUTSAKLAR SERBEST BIRAKILSIN!” pankartının açıldığı eylemin ortak açıklamasını yapan Adnan VURAL şunları söyledi:

Üç haftadır buradayız. Yine Cezaevlerinde bulunan hasta tutsaklarla ilgili söyleyeceklerimiz var. Gösterdiğimiz tepkiler sonuçsuz kalmadı. Hediye Aksoy tahliye edildi sevindik, buruk bir sevinç bu. Hediye gibi onlarca ağır hasta mahpus cezaevinde alıkonulmaya devam ediyor.
Adli Tıp Kurumunun tıp etiğinden uzak politikleşmiş değer yargıları, adli mekanizmanın adımları ağır atması insan imha tarzlarından biridir.

Kapatarak cezalandırma toplumların olmazsa olmaz kural ve kurumlarından değildir. İnsanlık tarihi bunun olmadığı durumları da yaşadı. Egemen güçler kendileri için tehlikeli addettikleri kişileri kapatarak cezalandırma konusunda inanılmaz yollar kat ettiler. Eskiden idamla öldürme hakkını kendilerinde bulurken insanlığın aydınlık yüzünün mücadelesi sonucu idamı yapamaz hale geldiler.

Öldürme hakkını kendilerinde görmekten hiç vazgeçmediler. Sokak ortasında, evde, her yerde yargısız infazlara, gözaltında kayıplara bu ülke insanı yabancı değildir. Hepsini yaşadık. Bu acılarla yüreğimiz dağlandı. Her bir insan imha mekanizmasın karşısında eğilmeden bükülmeden durdu.

Egemenler şimdi de F Tipi cezaevleri ile aynı maharetlerini gösteriyorlar.

İnsan hakları savunucuları olarak egemenlerin her tür zulmüne olduğu gibi buna da cepheden karşı duruyoruz.

HASTA MAHPUSLAR SERBEST BIRAKILSIN
İNSANLIK ONURU İŞKENCEYİ YENECEK!.
Oturma eylemi sırasında sık sık, “İçerde dışarda hücreleri parçala!”, “Zindanlar yıkılsın tutsaklara özgürlük!”, “Hasta tutsaklar serbest bırakılsın!” sloganları haykırıldı.

Oturma eyleminden sonra hasta tutuklu Erol ZAVAR'ın sağlık durumuna ilişkin bilgiyi de İHD Ankara Şube Yönetim Kurulu Üyesi Mahmut KONUK verdi.

2001 yılında yargılandığı Ankara 2 No'lu DGM tarafından Anayasal düzeni değiştirmeye teşebbüs suçu ile Türk Ceza Yasası'nın 146'ncı maddesi uyarınca müebbet hapis cezasına çarptırılan Erol ZAVAR’ın Odak Dergisi eski Yazıişleri Müdürü olduğunu hatırlatarak konuşmasına başladı.

Evli ve iki çocuk babası olan ZAVAR’ın Sincan F Tipi Cezaevinde siyasi tutuklu olarak yattığını ifade eden KONUK, şair olan ZAVAR’ın yıllardır mesane kanserine karşı mücadele ettiğini söyledi.

KONUK’un Erol ZAVAR’a ilişkin açıklaması şu sözlerle sürdü:
Zavar, cezasının infazı için Tekirdağ 1 No 'lu F Tipi Cezaevi'ne gönderildi. Cezaevine girmeden önce mesane kanseri olduğu ortaya çıkan Zavar 'a yönelik cezaevi ve hastane personelinin ihmali olduğu öne sürüldü. Cezaevinde hastalığı ile ilgilenilmediği için 2004 yılında avukatları, eşi ve yakınları tarafından bir kampanya düzenlendi. Düzenlenen kampanyanın etkisi ile cezaevinde tedavisine başlandı. Gerçekleştirilen dokuz ameliyata rağmen sağlığı kötüye gitti. 2006 yılında bu ışık sönmesin sloganı ile yeni bir kampanya düzenlendi. Bu yeni kampanyanın amacı kanser tedavisinin sağlıklı koşullarda sürdürülebilmesi için serbest bırakılmasıydı. Kampanya dahilinde Nesrin Cavadzade ve Hüseyin Karabey yönetiminde, müzikleri Grup Kızılırmak tarafından h 35 dakikalık belgesel film hazırlandı. Film, Erol Zavar örneğinden hareketle F Tipi tecrit altında tutulan tutuklu ve hükümlülerin yaşayabilecekleri sağlık sorunlarını konu almaktadır. Zavar'ın bu durumu Cumhuriyet, Evrensel, Radikal, Sabah, Özgür Gündem, Birgün gazetelerinde, Yeni harman ve Kaçak Yayın dergilerinde haber olarak da yayımlanmıştır. Erol Zavar'ın ilk şiir kitabı Ölümü ektim randevu yerinde 2006 Temmuz'unda Cadde Yayınları'ndan çıktı.

Yıl şu anda 2013 Erol hala cezaevinde. 2004’den buyana mesane kanseri nedeniyle 28 kez ameliyat olup 50’den fazla tümör alındı, safrakesesi alındı, emniyette gördüğü işkenceden dolayı bacakta menüsküs oluşması sonucu ameliyat olmak zorunda kalmıştı. Taşikardi, KOAH, bel, boyun ve mide fıtığı çekmekte bunun yanı sıra akciğerlerde çok sayıda nodül’ler ve Tiroitlerde kitleler mevcuttur. F Tipi hapishanede olmaktan kaynaklı hastalıklarına yeni hastalıklar eklendi. Adli Tıp, Adalet Bakanlığı, Cumhur başkanlığı yani egemenlerin tüm organları hem sağır, hem kör, hem dilsiz. Onlar duymazlar bilmezler görmezler. Evet böyle olmasına şaşıramıyoruz. Ama bilmeleri gereken şu İnsanlığın hesap soran vicdanı er ya da geç harekete geçecek. O zaman her kesim suçlarının hesabını verecek. Biz yaşama güveniyoruz.
Devletin silahlı güçlerinin kuşatması altında gerçekleşen TUHAD – FED ve İHD Ankara Şubesi eylemi, yapılan açıklamaların ardından sona erdi.

Eyleme, TUHAD – FED (Tutuklu Hükümlü Aileleri Hukuk Dayanışma Dernekleri Federasyonu) Temsilcileri, BDP Ankara İl Yönetimi, ESP Ankara İl Başkanı, Ankara Sosyalist Gençlik Derneği üyeleri, Hasta tutuklu Erol ZAVAR’ın eşi Elif ZAVAR ve Alınteri destek verdi.