Hedef kadınlar ve gençler

Kadınların istihdama artan katılımları eğreti, ‘öldürmeyen ama süründüren’ işler üzerinden hesaplanıyor

GÜNCEL
Pazartesi, 1 Nisan 2013 (13 yıl 7 ay önce)

Kıdem tazminatının gaspı, esnek çalışma, kiralık işçilik… gibi kölelik koşullarına bütünsel bir ifade kazandıracak olan UİS (Ulusal İstihdam Stratejisi) Haziran'da Meclis'e getirilecek. Öncesi de bir yana son bir yıldır gündemimizde olan UİS ve ona karşı mücadele, rejimin bel bağladığı bu temel saldırı politikalarının bütünlüklü anlamının kavranması ve püskürtülmesi açısından büyük önem taşıyor.

İşçi ve emekçiler açısından konuyu değişik boyutlarıyla döne döne işlemeye çalışacağız. SES Genel Merkezi Genel Eğitim Basın Yayın ve Sosyal İşler Sekreteri Zülfikar Kartal ile UİSP'de kadın istihdamı üzerine yaptığmız röportajı yayınlıyoruz:


Alınteri: Günümüzde kadının ekonomideki yeri nedir?
Zülfikar Kartal: Ülkenin her yerinde kadınlar çalışma yaşamının dışına itilmiştir. Kadın istihdam oranı 90’larda yüzde 34 iken son on yılda yüzde 24’lere geriledi. Ülkemizde her 3 kadından 2’si işsizdir. Piyasanın ucuz işgücü olarak görülen, kayıtdışı, esnek ve güvencesiz çalıştırılan kadınların kreş, ebeveyn ve süt izni gibi temel ihtiyaçları görmezden gelinerek emeği iki kat sömürülüyor. Ev içi çalışanların emeği görünmez kılınarak, insanca çalışma koşullarından yoksun bırakılıyorlar.

Hükümet yeni saldırı yasalarında da kadın emeği üzerinden hesaplar yapıyor. İşsizliğe ve kayıtdışı çalışmaya yönelik sözümona çözüm olarak sunulan Ulusal İstihdam Stratejisi’nde kadın istihdamının artacağı iddia edilse de gerçek hiç de öyle değil! Çünkü kadınların istihdama artan katılımları tam zamanlı, güvenceli, insan onuruna yakışır işler üzerinden değil, eğreti, ‘öldürmeyen ama süründüren’ işler üzerinden hesaplanıyor. Kadını öncelikle ev ve çocuk bakımından sorumlu tutan ve erkeğe olan ekonomik bağımlılığını sürdüren çalışma biçimleriyle istihdama katan bir anlayışla yaklaşıyor. Bu şekilde yaklaşarak toplumda gerçek bir kadın erkek eşitliğinin sağlanamayacağı açıktır.

Dünya genelinde ve özellikle Avrupa’da yaşanan ekonomik krizden en çok etkilenenler yine kadınlar olmuştur. 1 milyar 250 milyon yoksulun yüzde 70’i kadındır. Kadına yönelik ayrımcılık, eşitsizlik ve şiddet din, dil ve ırk ayırt etmeksizin dünyanın her yerinde yaşamı kadınlara dar etmektedir.

Kadınlar daha çok “kadın-işi” diye tabir edilen işlere yönlendiriliyor
Yapılan bir araştırmada görülüyor ki; mesleki eğitimlerin cinsiyetlere göre ayrıştırılmış şekilde düzenleniyor ve hem mesleki eğitimlerde hem de işe yerleştirmede kadınların daha çok “kadın-işi” diye tabir edilen kuaförlük, cilt bakımı, engelli, hasta ve yaşlı bakımı, dikiş gibi işlere yönlendirildiği belirtiliyor.

Alınteri: Yeni esnek çalışma biçimlerinin yasalaşması neye dayanmaktadır?
Zülfikar Kartal: UİS 2012 belgesinde yeni esnek çalışma biçimleri ile ilgili yer alan ifade şu şekildedir: “İş paylaşımı, esnek zamanlı, evden ve uzaktan çalışma gibi esnek çalışma biçimleri için gerekli yasal düzenlemeler hayata geçirilecektir." İşgücü piyasalarına esneklik sağlayan çalışma biçimleri iş mevzuatına eklenecektir.

Söz konusu mevzuat düzenlemelerinde AB Müktesebatı ve uygulamaları dikkate alınacaktır. Bakanlık tarafından hazırlanan taslak ile (ÇSGB, 2010) İş Yasası’nın 14. Maddesinin “Çağrı üzerine çalışma” olan başlığı “Esnek Çalışma Türleri” olarak değiştirilmekte ve maddeye eklenen yeni fıkralarla “evde çalışma”, “tele çalışma”, “iş paylaşımı” gibi yeni esnek çalışma türleri yasal hale getirilmektedir. Bu maddeler işveren sendikalarının raporlarında yer almaktadır.

Kıdem tazminatı kaldırılıp yerine kıdem tazminatı fonu kurulması öngörülüyor. Ve işveren kıdem tazminatı fonununu da 30 gün üzerinden değil 15 gün üzerinden ödenmesini talep ediyor. Taşeron şirket çalışanlarında varolan şu anki sistemde kıdem tazminatı hakkı vardır.

Kıdem tazminatı fonu ile çalışanların kıdem tazminatı hakları ellerinden alınmak isteniyor. Tıpkı tasarruf teşvik fonu veya konut edindirme gibi… Taşeron uygulaması esas çalışma biçimi haline getiriliyor.

Taşeron uygulamasına ilişkin sınırlamalar kaldırılıyor. Kadrolular eliyle yürütülen asıl işlerde taşeron uygulaması yoluyla gördürülebilmenin önü açılıyor.
Raporda eğitimler cinsiyetlere göre ayrıştırılmış şekilde düzenleniyor. Raporda hem mesleki eğitimlerde hem de işe yerleştirmede kadınların daha çok “kadın işi” diye tabir edilen kuaförlük, cilt bakımı, engelli, hasta ve yaşlı bakımı, dikiş gibi işlere yönlendirildiği belirtiliyor.

Alınteri: Ulusal İstihdam Stratejisi kadınlar ve gençler için ne getiriyor?
Zülfikar Kartal: Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı bünyesinde 2009’dan bu yana yürütülen Ulusal İstihdam Stratejisi çalışmaları esnek çalışma biçimlerinin kadınlar için mucizevi çözüm olarak sunulması acı bir komedidir.

Bireyler açısından tam zamanlı, süreklilik taşıyan ve işverenin feshine karşı korunan işlerde çalışmak yerine geçici işlerde çalışmak ve işini kaybettiğinde yeniden iş bulma kapasitesine sahip olmak istihdam güvencesi olarak adlandırılmaktadır. Esnek çalışma biçimlerinde yer alan bireylerin istihdam güvencesi aracılığıyla korunacağı öne sürülmektedir.

Son yıllarda yaşanan küresel ekonomik kriz, kadınların kriz dönemlerinde işgücüne daha fazla katıldığı savını desteklemektedir (ÇSGB 2012:6-7). Bu saptamalardan sonra, dezavantajlı grupların istihdama katılımının esnek istihdam biçimleri üzerinden sağlanması görüşü savunulmaktadır. Her ne kadar metin içinde işgücü piyasasının esnekleştirilmesi bağlamında esnek istihdam biçimlerinden söz edildiğinde bu tarz çalışma biçimleri cinsiyetten bağımsız olarak tüm işgücü için öneriliyor gibi görünse de, asıl hedef kitlenin kadınlar ve gençler olduğu kimi yerlerde açıkça görülmektedir. Yani dezavantajlı gruplardan dezavantajlı istihdam biçimleriyle yetinmeleri istenmektedir.

Alınteri: İşgücü piyasasında esneklik kimler için öngörülüyor?
Zülfikar Kartal: “Kadınlar, gençler, özürlüler ve uzun süreli işsizler başta olmak üzere özel politika gerektiren gruplar işgücü piyasasına girişte ve işgücü piyasasında, kendilerine özgü sorunlarla karşılaşmaktadır. Kadınlarda toplumsal cinsiyet rolleri ile iş ve aile yaşamının uyumlaştırılmasına yönelik mekanizmaların yetersizliği, gençlerde ilk işe girmede yaşanan güçlükler, engellilerde ise toplumsal önyargılar bu sorunların akla ilk gelenleridir” (2012: 27) paragrafı esnek çalışma biçimlerinin esas olarak kadınlar, gençler, özürlüler için öngörüldüğünü açık biçimde ortaya koymaktadır. Taslakta, en yaygın esnek çalışma biçimleri arasında kısmi süreli çalışma, belirli süreli çalışma, özel istihdam büroları aracılığıyla geçici süreli çalışma, uzaktan çalışma, çağrı üzerine çalışma, evden çalışma, iş paylaşımı ve esnek zaman modeli ile çalışmanın bulunduğu belirtilmektedir.

Esnek çalışmayla hedeflenen, işverenlerin işgücü ihtiyacını karşılamak için işçiyi istediği zaman işe alması, istediği süre çalıştırması ve istediği zaman işten çıkartmasının koşullarının yaratılmasıdır.
Kişinin belirli süreli işi bittiğinde, sözleşmenin yeniden uzatılıp uzatılmayacağı veya yeni bir iş bulup bulamayacağı konusunda endişe taşıdığı, sürekli işyeri değiştirmek durumunda kaldığı, çalıştığı sürelerin işsizlik sigortasına hak kazanmaya yetmediği koşullarda güvenceden söz edilmesi mümkün görünmüyor. Belirli süreli çalışmanın yanı sıra getirilen özel istihdam büroları aracılığıyla geçici çalışma özellikle kadınlar ve gençler için savunulmaktadır.

“Özel istihdam büroları aracılığıyla geçici çalışmanın, işletmelerin çeşitli nedenlerle karşı karşıya kaldığı kısa süreli işgücü ihtiyacını karşılamada önemli bir mekanizma olduğu değerlendirilmektedir.”

Alınteri: Kadınların istihdamı nasıl artırılacak?
Zülfikar Kartal: Taslak’ta, kadın işgücü arzının artırılması için çocuk bakımevlerinin yaygınlaştırılması, kültürel engellerle mücadele edilmesi, mesleki eğitim yoluyla kadın işgücü arzının niteliğinin yükseltilmesi gibi tedbirlere yer verilmektedir. “Kadınlar üzerindeki bakım yükümlülüklerini azaltmaya yönelik tedbirler alınacaktır. Çocuk bakım evlerinin sayısı artırılacaktır.

Yaşlılar için gün boyu ev dışında sosyal aktivitelerde bulunabilecekleri hobi evleri kurulacaktır.

Bu amaçlara yönelik olarak yerel idareler ve merkezi idarenin taşra teşkilatı bütçelerinin tam ve etkin kullanımı sağlanacak, dış kaynaklı projeler desteklenecek, özel sektöre yatırım desteği verilecektir.”
“Çocuk bakım hizmetlerinin yaygınlaştırılması konusunda bürokratik engeller kaldırılacaktır. Kamu kurumlarındaki kreşlerin etkin şekilde kullanılması ve özel sektör çalışanlarının da eşit şartlarda bu kreşlerden faydalanması sağlanacaktır."