ÇHD'nin Ankara'daki eyleminde, "Bizleri tutuklayarak, gözaltına alarak, hakkımızda dava açarak yıldıramazsınız" denildi
Çağdaş Hukukçular Derneği Ankara Şubesi, saat 12.00’de Ankara Adliyesi önünde bir basın açıklaması gerçekleştirdi.
5 Nisan Avukatlar Günü dolayısıyla gerçekleştirilen açıklamada okunan basın metninde şu ifadelere yer verildi:
Basına ve kamuoyuna,Basın açıklamasının ardından eylem sonlandırıldı.
Bugün 5 Nisan Avukatlar Günü…
Siyasal iktidar mesajlarıyla avukatların çok değerli olduğundan bahsederken, meslek örgütlerimiz lüks otellerde balolar düzenleyerek kutlama yapmaktadırlar.
5 Nisan Avukatlar günü kutlanacak bir gün değildir. Yıllardır söylediğimiz gibi, 5 Nisan Avukatlar günü savunmaya ve mesleğimize yönelik saldırılara karşı mücadele günüdür.
Üç askeri darbenin yapıldığı, avukatlara yönelik baskı ve tehditlerin gelenekselleştiği Türkiye’de ezilen Kürt halkının, sosyalistlerin, devrimcilerin, yoksulların, işçilerin, öğrencilerin, aydınların ve diğer siyasal iktidar muhaliflerinin savunma haklarına ve avukatlarına, bugüne kadar askeri faşizmin en ağır koşullarında dahi görülmeyen ağır bir saldırı gerçekleştirilmektedir.
Bu saldırıların ilk halkası Ankara Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü'nün komplosu ile ev ve büroları hukuksuz bir şekilde basılan, gözaltına alınan meslektaşlarımız Halil İbrahim Vargün, Hasan Anlar, Filiz Kalaycı ve Murat Vargün hakkındaki davanın cezalarla son bulmasıdır.
Yine 22.11.2012 günü, kırkyedi avukata karşı, Başbakanın hedef göstermesi ve Özel Görevli Savcıların emriyle polis tarafından 16 ilde aynı gün ve aynı saatlerde operasyonlar düzenlendi. Yapılan operasyonlarda kırküç avukat gözaltına alındı. Bu saldırı sonucu halen yirmiüç meslektaşımız hücre tipi hapishanelerde bulunmaktadır.
Son olarak 18 Ocak 2013 günü, derneğimize yönelik olarak gerçekleştirilen operasyonla derneğimiz genel merkezi, ankara şube ve İstanbul şubemizde tamamen hukuksuz bir şekilde aramalar yapılmış, savcı beklenmeden bürolara girilmiş, üye ve yöneticilerimiz gözaltı esnasında darp edilmiş, zorla kan ve tükürük örneği alınmış ve tüm bu hukuksuz sürecin sonunda aralarında Genel Başkanımız Selçuk Kozağaçlı, Şube Yönetim Kurulu üyemiz Betül Vangölü Kozağaçlı, İstanbul Şube Başkanımız Taylan Tanay, İstanbul Şube Sekreterimiz Güçlü Sevimli, İstanbul Şube üyelerimiz Ebru Timtik, Naciye Demir, Günay Dağ ve Şükriye Erden tutuklanmışlardır.
Tutuklanan üye ve yöneticilerimiz derneğimizin faaliyetleri, avukatlık pratikleri ve takip ettikleri davalar nedeniyle tutuklanmışlardır.
Soruşturmalarda ağırlıklı olarak mesleki faaliyetleri, avukatlık pratikleri, dava ve müvekkil tercihleri, büro ve evlerinde bulunan siyasal içerikli yayınlar ve takip ettikleri dosyalarında bulunan belgeler üzerinden siyasal düşünceleri sorgulanmış ve ancak tutuklama kararları her zaman olduğu gibi uydurma 'terör suçu' gerekçesiyle verilmiştir.
Bugün Türkiye cezaevlerinde tutuklu bulunan 41 meslektaşımızın suçları, avukatlık görevlerini en iyi şekilde yerine getirmeleri, müvekkilleriyle görüşmeleri, kollukta müvekkillerinin hak ihlaline uğramaması için mücadele etmeleri, sokakta, adliye koridorunda, karakollarda, duruşma salonlarında hak ihlallerine göz yummamaları, cezaevindeki tecrit koşulları altında bulunan müvekkillerini yalnız bırakmamalarıdır.
Siyasal iktidar avukatları hedef göstermeye, siyasal iktidarın denetiminde bulunan kolluk, yargı ve medyada saldırmaya devam ediyor. Bu saldırılar karşısında meslek örgütlerimiz suskunluğunu korumaktadır.
Evet başta da söylediğimiz gibi, bugün 5 Nisan Avukatlar günü.
Avukatların sorunları bugün de konuşulmayacak. Temsillerde ne kadar saygın ne kadar önemli oldukları anlatılacak.
Buradan sesleniyoruz; artık bu oyunu bırakın!
Yıllardır avukatlar gününü kutlamadığımızı, kutlanacak bir şeyin olmadığını açıklıyoruz. Sorunlarımıza çözüm aramak için mücadele ediyoruz. Duymadınız, duymayacaksınız!
O zaman meslektaşlarımızı daha fazla kandırmayın.
Siyasal iktidarın, egemenlerin saldırılarına kutlamalar ile yanıt verilemez. Haklarımız ve geleceğimiz için hep birlikte mücadele ederek avukatlık mesleğini onurlandırabiliriz.
Buradan bir kez daha sesleniyoruz;
Bizleri tutuklayarak, gözaltına alarak, hakkımızda dava açarak yıldıramazsınız.
Siyasal iktidarın doğrudan savunmaya yönelik her türlü terörüne ve tehditlerine boyun eğmeyeceğiz!
Savunma hakkının ve bağımsızlığının gereklerini yerine getirmeye devam edeceğiz.
Baskılar bizi yıldıramaz!