Mutlu'ya göre 'olağan'mış!

Vali Mutlu 1 Mayıs'ta yaşanan gözü dönmüşlüğü "her şey olağandı" diyerek kendileri için olağanın ne olduğunun da resmini çizdi

GÜNCEL
Çarşamba, 1 Mayıs 2013 (13 yıl 6 ay önce)

Binlerce gaz bombası, çeşitli illerden toplanmış binlerce polis, plastik mermiler, akrepler, TOMA'larla kuşatılan Taksim, işçi ve emekçilerin başeğmez direnişi ile özgürleştirilmeye çalışıldı. Taksim'e açılan ana ertellerde başlayarak sokak sokak süren çatışmalar, polisin sürekli takviye edilen gaz bombalarını yağmalarcasına bölüştüğü görüntülerle belleklere kazındı.

Tüm bir kent fiili sıkıyönetimle zapturapt altına alınmaya çalışıldı. Tüm toplu taşıma araçları iptal edildi. Bu da yetmedi, Unkapanı ve Galata Köprüleri de açıldı! Denizdeki motorlara bile müdahale edildi. Burjuvazinin sembolü olan o hilkat garibesi beton yığını AVM'ler polisin etten duvarıyla korunurken, sayısız insan yaralandı, baygınlık geçirdi, kalp sıkışması ve solunum yetmezliği yaşadı. Tüm bir Taksim çevresi gazla soluk alıp verdi! Tüm bir Taksim çevresi gaz bombalarının kapsülleriyle adeta karardı!

İnşaat çalışmaları nedeniyle işçi ve emekçilerin "can güvenliği" bahane edilerek yasaklanan kavgamızın meydanı, ölümcül yaralarla hastanelere kaldırılan onlarca işçi-emekçi ve gençle doldu! Gözaltına alınanlar bindirildikleri araçlarda işkenceye maruz kaldı!

Tüm bunlara rağmen meydanlarına sahip çıkan işçiler-emekçiler-gençler bana mısın demedi. Taksim'in yasaklanmasının öyle basit bir "inşaat çalışması nedeniyle fiziki durumun uygun olmaması" gerekçesinin yalan olduğunu bilerek! Taksim'in bizden ilelebet alınıp burjuvazinin eğlence merkezi haline getirilmesi için stratejik bir adım atıldığının bilincinde olarak! Taksim'in bizden alınmasının aslında belleğimizin, kavga ruhumuzun sindirilmesi-silinmesi olduğunu bilerek!

Nitekim burjuva devlet ve temsilcileri de onca eveleme gevelemeden sonra asıl karın ağrılarını o her zamanki pervasızlıklarıyla dile getirdiler. Taksim ve mücadele ile anılan, ruhunu ruhumuzdan alan tüm alanları bize ilelebet kapatmak istiyorlardı! Gerçek muratları bizi kentin can damarlarından koparıp tenhalara, görünmez yerlere sürmekti! O nedenle onca devlet teröründen sonra Vali Mutlu pişkince "her şey olağandı" diyebildi! Fakat o pişkinlikleri bugünkü muharebelerden de anlayacakları gibi kursaklarında kalacak! Seneye ve gerekirse her sene Taksim'in burjuvaziye tümüyle esir edilmesine izin vermeyeceğiz!

Mutlu'nun "her şey olağan" dediği tablonun tespit edilebilen ilk bilançosu bile işçi ve emekçilerin Taksim için, ruhları için hangi bedelleri göze alacaklarının görülmesi açısından kafidir:

Saldırı sonucu Taksim Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne 10, Şişli Etfal Hastanesi’ne 100’den fazla, Okmeydanı Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne 10, Türkiye Hastanesi’ne 2 ve Haseki Hastanesi’ne 1 yaralı ulaştığı tespit edildi.

Hastaneye kaldırılanlardan 23’üne adli muayene raporu verildiği ve bu kişilerin polis hakkında suç duyurusunda bulunacağı öğrenildi.

Bir işçi çocuğu olan 17 yaşındaki Dilan Alp'le birlikte 3 kişinin hayati tehlikesi var.

Çatışmalar sonucunda 22 polis yaralanırken, 72 kişi de gözaltına alındı.