Bir grup EMEP'li tarafından darp edilen ve hastaneye kaldırılan Halkın Kurtuluş Gazetesi taraftarı İbrahim Kutluay hayatını kaybetti
İzmir'de 1 Mayıs günü bir grup EMEP'li tarafından darp edilen ve hastaneye kaldırılan Halkın Kurtuluşu Gazetesi taraftarlarından İbrahim Kutluay hayatını kaybetti.
Basın açıklaması esnasında Kutluay'ın hayatını kaybettiğini öğrenen Halkın Kurtuluşu Gazetesi, cenazeyi yarın hastaneden alacak.
Halkın Kurtuluşu Gazetesi'nin yaptığı basın açıklaması şöyle;
1 Mayıs birlik mücadele ve dayanışma gününde, örgütlü ve önceden hazırlıklı oldukları anlaşılan EMEP mensubu bir grup, ellerinde çelik coplarla ve kalaslarla; yürüyüş halindeki kortejimize saldırı düzenlemişlerdir. Onurla taşıdığımız devrimci önderlerimize ait Erdal EREN, Deniz GEZMİŞ, Yusuf ASLAN, Yusuf Metin ve İmran AYDIN'ın fotoğraflarını yırtarak, megafonlarımızı kırarak, pankart ve flamalarımızı parçalayarak; bu güne kadar bir tek faşiste tek bir tokat atmaktan bile imtina eden bu siyasi partinin bir grup adamı; biz devrimcilere saldırarak, "sizi alana sokmayacağız", "hepinizin tek tek fotoğraflarını çektik, hedefimizsiniz" gibi tehditler savurup, küfürler ederek, Kantar Polis Karakolu'nun önünde konuşlanmış polislerin gözü önünde ve bu polislere 20 metre mesafede saldırmışlardır. Kortejimizi, ellerindeki çelik coplarla ve kalaslarla kudurmuşçasına; büyük kin, nefret ve öfkeyle, özellikle hedef seçtikleri bazı arkadaşlarımızın canına kast ederek, ölümüne kafasını kırmışlardır. Gazetemiz imtiyaz sahibi Zeki Irmak'ı direkt hedef alarak hastanelik etmişlerdir. Şehir dışından gelen bir başka arkadaşımız ise Üniversite Hastanesi Kardiyo bölümünde gözlem altındadır. Kortejimizde yer alan arkadaşlarımızı şiddetli tehditlerle, küfürlerle korteji terk etmeye zorlamışlar; 1 Mayıs alanına girerlerse, bunun sonunun ölümlere gideceğini haykırarak, arkadaşlarımızı yıldırmaya çalışmışlardır.
Bu anlayışın devrimci mücedeleye, hangi çatı altında olursa olsun katılımı engellemek için, faşistlerin seçtiği yol ve yöntemden hiç bir farkı yoktur.
Kortejimizin, devletin kolluk kuvvetlerinin olası saldırısına karşı aldığı güvenlik; böyle bir saldırıya karşı geçerli değildi. İşin traji-komik yönü, bu bayların işçi bayramı hazırlıklarımıza ve değerlerimize saldırırken, "emir aldım, bırakamam" ifadeleridir. Bu saldırı, münferit ya da kontrolden çıkmış bir grup partilinin saldırısı değildir, sorumlusu bir kurumdur.
Emeğin ve emek güçlerinin, birlik ve dayanışma içinde olmaları gereken böyle bir günde adı 'Emek' olan siyasi parti grubunca yapılan faşist, pusucu ve alçakça saldırıyı; devrimci-demokrat basın ve kamuoyu ile paylaşıyor, devrimci dayanışma tavrıyla hareket etmeye ve kitlemize yönelik saldırıyı kınamaya çağırıyoruz.
Hiç bir saldırı, biz devrim ve sosyalizm bilincini eyleme taşıyan devrimcileri yıldıramaz, yıldıramayacaktır.
Biz, inandığımız yolda sonuna kadar yürümeye kararlıyız. Halkın Kurtuluşu Gazetesi Taraftarı olan bizler; onurlu, inatçı, sabırlı ve dirençli devrimci komünistleriz. Bu inancımızla, sonucu ne olursa olsun diyerek; ölüm tehditlerine inat alana sloganlarımızla, coşkumuzla ve bitmez inacımızla, devrimci dayanışma içindeki yapı ve sendika gruplarınca sarmalanarak, çoğalarak girdik.
Daha önce benzer saldırılar olmuş ve bizler "bir tek arkadaşımızın dahi burnu kanarsa, bunun hesabını sorarız"
demiştik. Sözümüzü bir kez daha hatırlatır, bilgilerine sunarız.