Bu maç burada bitmiştir!

“Marjinal gruplar”ın dayanışması ve göz gözü görmeyen sokaklarda “Yaşasın devrimci dayanışma!” sloganları bir anda patladı

GÜNCEL
Pazartesi, 6 Mayıs 2013 (13 yıl 6 ay önce)

Sabah saat 08.00-08.30 arası Şişli Endüstri Meslek Lisesi önünde daha minübüsten inerken başladı müdahale.

“Binin, binin...” diyen 'sevgili polis'imiz “marjinaller”e daha o an saldırmaya başlamıştı. Ama araçta “marjinaller” olarak sadece 5-6 kişiydik; onlar da 10 kişi falandı, üstlerine atladık. “Marjinaller”le devlet/polis arasındaki savaşı kazandık. Sonuç: 1-0!

Her köşe başında, her sokakta insanlar ve polis karşı karşıya durmuş sinir savaşı yaparken yürekli Chavez şapkalı bir amcanın polislere dönerek ajitasyon konuşmasından sonra "hurraaa.." skor 2-0!

Ara sokaklar insan kaynıyor; bir yandan slogan bir yandan sağlığımıza “yararlı” biber gazının atış sesleri geliyordu. Zaten her şey bir anda başladı ve bir anda “marjinal gruplar”ın dayanışması ve göz gözü görmeyen sokaklarda “Yaşasın devrimci dayanışma!” sloganları...

İşte tam burada o kalabalığı görünce 3. golü de gördüm. Herkes bir yandan “marjinal” davranıyor bir yandan da polisin sinir gazı karışımlı biber gazından etkilenen esnaf ve mahalle sakinlerini tedaviye çalışıyordu. Orada şunu anladım; bu ülkenin devrimcileri, bu ülkenin ezilen halklarından Ermenilerin, Hrant'ın katledilmesinden bugüne “Faşizme inat, kardeşimsin Hırant” şiarını sahiplenen “marjinaller”i yüreklerine bastıklarını gördüm. Al sana 4. gol!

Herkes devrimci dayanışmanın bu ülkedeki en baskıcı güce karşı neler yapabileceğini orada gördü. Polislerin bir ara keşif için yakınlaşıldığındaki diyaloglar hala kulaklarımda:

Burada durum çok kötü, kalabalık üzerimize bastırıyor. Eğer böyle devam ederse barikatlar kırılabilir. Ne yapalım şef?

Biraz daha direnin, hedef gözeterek ateş edin gazları; olmadı çekilin. Elmadağı yolunda kalabalık bir personel duruyor, oradan geri püskürtmeye çalışırız. Anlaşıldı, tamam...
Al sana 5. gol!

Korku salmıştı polise devrimci dayanışma içinde tankların, bombaların ve bariyerlerin önünde direnen İhtilalci Komünistler...

Evet, Taksim'e çıkamadık! Evet, marşlarımızı ve türkülerimizi o meydanda 1977'ye adayamadık. Ama onlar duydular sesimizi, gördüler devrimler ve devrimcilerin ölmediğini! Onlara bu 1 Mayıs'ta, 2014 1 Mayıs'ını kazanacak olanların “marjinaller” olduğunu gösterdik.

Ben bu anlamıyla bu deneyimin hemen her “marjinal”e iyi bir moral olduğunu düşünüyorum. Devrimci kurumların en önde direnişini görenlerin, “İyi ki siz varsınız, bu ülkede siz varken ezilenlerin sırtı yere gelmez. Örgütlülüğünüzü daha da büyütmeye, birlikteliğinizi beraber örmeye devam edin! Biz işçi sınıfı ve emekçi halkız, sizin arkanızdayız!” dediklerini hissettim.

Bu konuşmadan sonra bu maç burada bitmiştir. Yeni karşılaşmalara şimdiden merhaba.

Dün, bugün ve yarın son sözü hep direnenler söyler!..

[Bir Alınteri okuru]