Reyhanlı'nın katilleri...

Saldırının arkasında Türk devletinin, Suudi Arabistan ve Katar gericilikleriyle birlikte beslediği dinci katiller sürüsünün olma ihtimali yüksektir

GÜNCEL
Pazartesi, 13 Mayıs 2013 (13 yıl 5 ay önce)

Suriye'deki gerici iç savaşın kıvılcımları bugün vites büyütmüş olarak Reyhan'lıya sıçradı. Hangi gücün marifeti olduğu henüz belirsizliğini koruyan bombalı saldırılar sonucu kırkı aşkın ölü, yüzün üzerinde yaralı var. Patlamaların olduğu bölgeden yansıyan görüntüler, tipik iç savaş kareleri. Büyük ve derin bomba çukurları, beton kolonların bile yamulduğu yıkılmaya yüz tutmuş binalar, kırılmış cam çerçeve, çok geniş bir alana yayılmış ceset ve yıkıntı parçaları...

Hatay'ın Reyhanlı ilçesinde Belediye binası yakınlarında bomba yüklü iki ayrı araç patlatıldı. Öğlen 13.45 sularında gerçekleşen patlamalarda resmi açıklamalara göre şu ana kadar kırk kişi öldü, yirmidokuzu ağır olmak üzere yüz kişi yaralandı.

Yaşanan patlamalar sonrası Reyhanlı tam bir panik havası hakimdi. Sınır ötesinde yaşanan iç savaş karelerini andıran vahşetin yankısı, diken üstündeki Reyhanlı’da ağır yaşandı.

Patlamaların yarattığı öfke, Reyhanlı halkının Suriye plakalı araçlara saldırmasını getirdi. Bölgede yaşayan Suriyelilere karşı tepki çığırından çıkmış durumda.

Patlamaların yol açtığı panik ve belirsizlik hali, Reyhanlı halkının ilçeyi terketmeye başlamasını getirdi.

İşin buralara geleceği aylar öncesinden belliydi. İki ay kadar önce Cilvegözü Sınır Kapısı'nda yine bomba yüklü bir araç patlatılmıştı. O eylemi de gerçekte kimin düzenlediği belirsizdi; daha doğrusu ÖSO denilen gerici maşaların kışkırtıcı bir eylemi olma olasılığı yüksekti. O günden önce ve sonrasında da Nusaybin'den Reyhanlı'ya kadar sınır hattındaki birçok bölgede yaşananlar bu ateşin Türkiye topraklarına sıçrayacağını da adeta bağıra bağıra haber veriyordu. Bugün Reyhanlı'daki kör terör eylemleri, bu gidişin hızlandığını, bu yangının nasıl hızla tırmanabileceğini gösteren yeni bir gelişme oldu.

Öncekilerde olduğu gibi bugün Reyhanlı'da dökülen kanların sorumlusu da Recep Tayyip Erdoğan ve AKP Hükümeti'dir. Suriye'deki halk protestolarının emperyalist stratejiler doğrultusunda gerici bir iç savaşa çevrilmesinden tutalım her iki tarafın da her geçen gün daha zalimce kan dökmekte tereddüt göstermediği bu gerici iç savaşı körükleyip besleyen sorumlulardan biri de AKP Hükümeti'dir. Ve bugün işler öyle bir noktaya gelmiştir ki, Reyhanlı katliamında olduğu gibi sonuçları emekçileri vuran bu provokasyonların kimden kaynaklı olduğu bile belirsizdir. Yani öncekiler gibi bu eylemin de arkasında Türk devletinin, Suudi Arabistan ve Katar gericilikleriyle birlikte beslediği dinci katiller sürüsünün olma ihtimali yüksektir. Suriye'de Sünni İslama dayalı gerici bir rejim kurmanın peşinde koşan bu cihadist beslemeler sürüsü, özellikle de sıkıştıkları konu ve kesitlerde kendilerini besleyenleri de oldu bittilerle karşı karşıya bırakmak için en insanlıkdışı eylemlere başvurmakta tereddüt etmeyeceklerini her geçen gün yeni bir örnekle sergilemişlerdir.

Reyhanlı katliamı Türkiye işçi sınıfı, Türk ve Kürt emekçiler, özellikle de Aleviler açısından öncekilerden farklı ciddi bir uyarı olarak ele alınmalıdır. AKP Hükümeti'nin izlediği ve Türk burjuvazisinin sessiz onayıyla sürdürülen saldırgan maceracı politikaya karşı çoğu kez CHP'li ulusalcıların çapsız muhalif görüntülerinin kuyruğuna takılıp bunlarla oyalanmayı bir kenara bırakarak çok daha büyük tehlikelerle dolu gelecek günlere yönelik akılcı stratejiler ve politikalar geliştirmeli, işçilerin ve emekçilerin sınıf kardeşliği temelinde militan bir direniş hattının tutturulmasında her türlü gerici tereddüt ve yalpalamayı bir kenara bırakmalıdırlar.