Avrupa'da Konferans çağrısı

Atılan ilk adımları gözü kapalı bir biçimde destekleyenlerle, gözü kararmış bir biçimde karşı çıkanlar her şeyden önce süreci tekyönlü ve tek boyutlu bir düzlük ve basitlikle ele almakta birleşiyorlar

GÜNCEL
Salı, 21 Mayıs 2013 (13 yıl 5 ay önce)

Kürt sorununda içine girilen süreç, toplumsal-siyasal planda yeni bir saflaşmanın dinamiklerini de harekete geçirdi.

Önümüzde, henüz başlarında olunan, birçok belirsizlik ve riski içinde taşımakla birlikte hangi yönde nasıl seyredeceği asıl olarak önümüzdeki yılların mücadeleleriyle şekillenecek çok yönlü ve çok taraflı bir süreç uzanıyor.

Atılan ilk adımları gözü kapalı bir biçimde destekleyenlerle, gözü kararmış bir biçimde karşı çıkanlar her şeyden önce süreci tekyönlü ve tek boyutlu bir düzlük ve basitlikle ele almakta birleşiyorlar. Aynı tekyanlılık zemini üzerinde yükselen bu 'zıt' kutuplar, sorunu basit bir “PKK-AKP pazarlığı” sığlığı içinde ele almakta da ortaklaşıyorlar.

Sürecin gözü kapalı yandaşları, ortadaki bariz tehlikeleri bile görmezden gelmekte, savunulacak tarafı olmayan gerekçelendirmelere bile bir kılıf uydurma gayretkeşliğiyle hareket etmekteler. Bunlar, sürece, 30 yıldır süren kirli savaşın yükünü omuzlayıp asıl ağır bedelleri ödeyen Kürt işçileri, emekçileri ve yoksul köylülerinin odağından değil, genel olarak sermayenin, Kürt burjuvazisinin ve orta sınıflarının odağından baktıklarını her geçen gün biraz daha belirgin bir biçimde ele veriyorlar.

Buna karşın fanatik süreç karşıtlığı da, özde nasıl milliyetçi ve şoven temellere dayandığını gün geçtikçe daha belirgin bir şekilde kusmakta. MHP ve CHP içindeki “ulusalcı” faşistlerin tutum ve yaklaşımlarında kendini belirgin olarak gösteren bu milliyetçi-şoven yaklaşım, kimilerinde karşımıza küçük burjuva milliyetçi bir “antiemperyalizm” kılığına bürünmüş olarak; kimilerinde de ulusalcı kalemşörlerin arkasına saklanan “sosyalist” maskeli bir “emperyalist ekonomizm” olarak çıkmakta.

Kürt ulusal hareketinin de Türk burjuvazisinin de farklı nedenlerle yöneldiği ve bugün artık nesnel bir gerçeklik olarak karşımızda duran süreç, bölge çapında olduğu gibi Türk ve Kürt toplumu içinde de yeni sınıfsal ve siyasal saflaşmaların yaşanacağı bir kesit olacak. Bu kesit, bugüne kadar şöyle ya da böyle oluşmuş siyasal-toplumsal ilişki ve dengeleri farklılaştıracak. Safların yeniden belirleneceği bir dönem olacak.

Komünistler, devrimciler ve emekten yana olan güçler cephesinden bu noktada kritik olan soru şu: Ulusal karakterde bir hareket olarak bugüne kadar heterojen bir 'birliktelik' sergileyen Kürtler içerisinde dahi sınıfsal eksenli yeni saflaşmaların yaşanacağı bu tarihsel-bölgesel saflaşma sürecinin dışardan seyircisi mi olacağız yoksa sadece içerdiği tehlikelere bakarak değil ama bunların üzerinden de atlamadan bu sürecin aktif bir öznesi olarak emekten yana daha geniş etkinlik ve inisiyatiflerin gelişimi yönünde bir çaba ve emeğin sahibi mi olacağız?

Devrimci Proletarya (Yaşanacak Dünya)'nın bu yaklaşımdan hareketle katıldığı Avrupa'da yapılacak “Demokrasi ve Barış Konferansı”nın hazırlık toplantısı 19 Mayıs Pazar günü Brüksel'de yapıldı. Türkiye'deki rejime muhalif 30'dan fazla kurum temsilcisinin katıldığı toplantı sonunda kaleme alınan çağrı metnini yayınlıyoruz:

Basına ve kamuoyuna,
İçinden geçtiğimiz tarihsel süreçte halklarımızın özgür geleceğinin inşası için önemli bir barış fırsatı yakalanmıştır. Bu tarihsel süreç, halklarımızın özgür ve ortak geleceği açısından bir dönüm noktasıdır. Bunun kalıcı bir demokrasiyle sonuçlanmasının herkesin ortak özlemi olduğunu düşünüyoruz. Bu bağlamda etnik kökeni, dini, dili, kültürü, sınfsal ve cins kimliği ne olursa olsun herkesin tarihsel sorumluluklarını yerine getireceğine inanıyoruz.

Avrupada yaşayan Türkiye ve Kürdistan kökenli halklar bu sürecin temel dinamiklerinden biridir.
Dolayısıyla Türk Devleti’nin geçmişten günümüze uygulayageldiği ırkçı, tekçi ve imhacı politikalarının sonucunda katliama uğratılmış, sürgün edilmiş, topraklarından koparılmış olan bütün halkların ve inanç gruplarının bu sürece kendi talepleriyle öznel bir güç olarak katılmaları gerekmektedir.

Bu anlamda çözüm ve barış konferanslarından birinin Avrupa’da gerçekleşiyor olması bu kıtada yaşayan haklarımız açısından tarihsel bir fırsattır.

Biz aşağıda imzası olan Avrupa’da yaşayan bütün ulusal, inançsal, kültürel, cinsel, sınıfsal göçmenlerin temsilcileri olarak 29-30 haziran 2013 tarihleri arsında Bürkselde yapılacak olan Halkların Barış ve Demokrasi Konferansı’nın hazırlık çalışmalarını başlatmış bulunuyoruz.

Ülkemizde demokratik, özgür bir geleceğin inşası, Avrupa’da halklarımız arasında demokratik dayanışmanın ve işbirliğinin sağlanması açısından konferansın tarihsel bir misyon yükleneceğini inanıyoruz.

Avrupa’da yaşayan Anadolu ve Mezopotamya’dan gelmiş olan bütün kadim kimlikler: Kürt, Türk, Ermeni, Rum, Asuri-Süryani, Laz, Çerkez, Arap, Roman ve ezilen bütün inançlar: Alevi, Ezidi, Hıristiyan, Yahudi, İslami kesimleri, bütün demokrasi dinamiklerini, ezilenlerin iradesini yansıtacak olan ve ortak çözüm yollarının aranacağı Halkların Barış ve Demokrasi Konferansı ‘na destek vermeye çağrıyoruz. Ezmeden, ezilmeden kimliklerimizle eşit, özgür, birlikte bir yaşamı inşa etmek için konferansımızda buluşalım.

Ç A Ğ R I C I L A R

Almanya Kürt Dernekleri Federasyonu YEK-KOM
Almanya Türkiye İnsan Hakları Derneği TÜDAY
Almanya ve Orta Avrupa Asuri-Süryani Federasyonu
Avrupa Barış Meclisi
Avrupa Ezilen Göçmenler Konfederasyonu
Avrupa Karakoçanlar Derneği
Avrupa Karerliler Derneği
Avrupa Kürt Dernekleri Konfederasyonu KON-KURD
Avrupa Kürt Kadın Hareketi
Avrupa Sürgünler Platformu
Çerkezler Derneği
Demokratik Aleviler Federasyonu (FEDA)
Demokratik İşçi Dernekleri Federasyonu
Dersim Ermenileri
Devrimci Proletarya (Yaşanacak Dünya)
Ezidi Akademisyenler Birliği
Ezidi Dernekleri Federasyonu
İsveç Barış Meclisi
Kürdistan Gazeteciler Birliği
Kürdistan İslam Partisi
Kürdistan İslam Toplumu Federasyonu
Kürdistan Komünist Partisi
Kürt Enstitüsü
Kürt ve Türk Kadınları Barış İnsiyatifi-Stokholm
Laz Dilini ve Kültürünü Koruma Derneği (LAGEBURA)
Özgürlük ve Demokrasi Partisi
Pontuslu Yunanlıların Avrupa Federasyonu
Sosyalist Kadınlar Birliği
Sosyalist Yeniden Kuruluş Partisi
Av. Mahmut Şakar (MAF-DAD)
Derweş Ferho (Brüksel Kürt Enstitüsü)
Doğan Özgüden-İnci Tuğsaval(Gazeteci)
Günay Aslan (Gazeteci-Yazar)
İ. Metin Ayçiçek (Gazeteci-Yazar)
Murat Çakır (Gazeteci-Yazar)
Mustafa Ayrancı (Hollanda Türkiye İşçileri Birliği)
Öcalana Özgürlük İnsiyatifi
Remzi Kartal (Kongra-Gel Başkanı)
Teslim Töre (Siyasetçi)