Erzurum'un Hınıs ilçesindeki Adliye binası önünde meydana gelen olaylar sonrasında mahkeme hakimi hastaneye, özel harekat timi amiri ise cezaevine konuldu. Erzurum'un Hınıs İlçe Emniyet Müdürlüğü'nde görevli özel tim amiri Nihat E., hakime darp iddiasıyla tutuklandı.
Nihat E.'nin tutuklanmasına sebep olan olay şöyle gelişti: Hınıs Adliye binası önünde davalı iki grup arasında büyük bir arbede başladı. Arbedeye, Adliye Karakolu'nda görevli polislerin “müdahalesi” yetersiz kalınca takviye olarak Hınıs Emniyet Müdürlüğü Özel Harekat Timleri gönderildi.
İki grubu ayırmakta zorlanan ÖHT'nin “müdahale”de sertlik dozunu arttırması üzerine kavga eden gruplar birleşerek Özel Harekat Timi'ne ve saldırısına tepki gösterdi. Olay yerinde tesadüfen bulunan Hınıs Hakimi müdahale ederek, o sırada görevli olan özel harekatçıların isimlerini istedi. Hakim isimleri “bilgi almak için” istediğini söylese de görevli özel tim amiri Nihat E. ile diğer ÖHT polislerinin darplarından kurtulamadı. Adliye önündeki kargaşa sırasında hakime gelen bir tekme olayların tırmanmasına neden oldu. Hakim hastaneye kaldırılırken Tim Şefi Nihat E. tutuklandı.
Yaşananları bir de mağdurunun, bir hakim değil de hak alma mücadelesinde darpedilen işçi ve emekçiler ve onların mücadelelerine önderlik etme çabasındaki komünist, devrimci ve yurtseverler olduğunu düşünelim... Yıllardır Kürt coğrafyasında ve tüm Türkiye'de sınırsız ve bir o kadar gizli yetkiyle Kürt köylülerinin, komünistlerin, devrimcilerin katledilmesiyle beslenen, kafa kesip can alan, mezra ve köy yakıp sürgün seferleri organize eden kontra çetelerinin yargı-hakim vs. karşısında hazırola geçmeleri de olağan olmazdı.
Çünkü yargının kendi ürünü bu anlayış. Binbir engeli aşıp tehdit ve zorbalıkları göğüsleyip önlerine getirilen ve failleri bu kurumlarla güçler olan dosyaları okumaya dahi zahmet etmeden kapatarak kendileri yarattılar bu pervasızlığı. Dün Van Savcısını silkeleyen devletin “asli” güçlerinin bugün Hınıs Hakimi'ni darp etmesinde şaşılacak bir şey, bu yüzden yoktur.
Susanlar, susmanın da ötesinde, ortak olanlar sıranın kendilerine ne zaman nerede geleceğini bilemezler. Sıra geldiğinde de belki o an için sahip oldukları güç yetki vs. ile sıyrılsalar da yarın daha farklı şeylere muhatap olmaktan kurtulamayacaklar.