"İnsanların kaç çocuk yapacağına o karar veriyor. İnsanların ne içeceğine o karar veriyor"
Alınteri: Ethem Sarısülük’ün durumundan haberdar mısınız?
Eylemci 1: - Ethem Sarısülük'ün yanındayız her zaman. Her türlü mücadelesine destek olacağız. Her zaman için yanında olacağız. Bu işin takipçisiyiz. Sonuna kadar gideceğiz. Polis hedef gözeterek vurdu Ethem arkadaşımızı. Kendisi Ostim işçisi bir arkadaşımız. Katillerin açığa çıkmasını istiyoruz. Şu an komada, arkadaşımızın durumu kritik. Davanın takipçisi olacağız ve sorumlularından hesap soracağız.
Alınteri: Şu an Gezi Parkı'nda başlayan olaylar ile ilgili ve Türkiye’nin geneline sıçrayan olaylar ile ilgili ne düşünüyorsunuz?
Eylemci 2: - İstanbul Gezipark’ta başladı. Ama şu an Türkiye’nin genelinde olan bir olay. Toplumun tüm kesimlerinden insanların bir sıkışmışlığı var. Halk haykırıyor. Talep onların talebi. Artık bir sıkışmışlık, bir baskı onların özelinde her tarafa yayıldı. Bundan kaynaklı ben böyle bir tepkinnin oluştuğunu düşünüyorum. Ayrıca iktidarın bu kadar pervasız lafları ve söylemleri insanları bu denli kızdırıyor. Dalga dalga büyüyen bir eylemlilik oldu.
Alınteri: Ankara’da olduğu gibi Türkiye'nin birçok yerinde insanlar öldürülmeye çalışılıyor. En son Antakya’da böyle bir katliam gerçekleştirdi polis. Bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz?
Eylemci 3: - Büyük bir eylemlilik sonucunda hükümetin bu kadar pervasızca davranmaı büyük bir hukuksuzluk örneğidir. İnsanların gerçek mermilerle, plastik mermilerle vurulması, hedef gösterilerek gaz bombalarına maruz kalmaları küçüçük çocukların 20 polis arasında darpedilmesi büyük bir hukuksuzluk örneğidir. Dünyanın hiçbir yerinde böyle bir vahşete tanık olmamışızdır. Yani açık açık insanları hedef alıyorlar. Ethem de bunlardan biridir. Antakya’da bir kişi öldü. İstanbul'da bir kişi öldü. Bu hukuksuzlğun bir an önce durması lazım. İnsanlara bu şekilde davranılması hiçbir yasada hiçbir kitapta geçmez. Bu yapılanların hesabını soracağız.
Alınteri: İnsanlar şu an hastanelerde yaralı yatıyor. Durumu kritik olanlar var. Medyanın da bu konudaki duyarsızlığı mevcut. Bu olaylar ile ilgili genel olarak ne düşünüyorsunuz?
Sağlık Emekçisi: Aslında bu, ülkenin patlaması. Çok değişik kültürlerin değişik kesimlerden insanların çok değişik nedenlerle dışavurumu, yani bir öfke patlamasıdır. Yıllardır Ankara’da demokratik kitle örgütleri alanlara 15-20 bin insan taşıyorlar. Fakat şu süreçte yüzbinleri aşmış bulunuyoruz. Birincisi sokağa çıkan insanların yüzde 80'i ilk defa sokağa çıkanlardır. Yani öfke buraya kadar yayılmış. İkincisi 1 Mayıs'ta halk polis terörü ile devlet teörü ile karşı karşıya gelmiştir. Bunların bir patlaması olarak işte şimdi orada karşı karşıya gelen kitleyi alanlarda görüyoruz. Toplumun her kesimi alanlarda.
Alınteri: Yaşananlar konusunda neler söylemek istersiniz?
TTB yönetim kurulu üyesi: AKP Hükümeti 10 yıldır sürekli sokağı ve her yeri terörize ediyor. Açıkçası bu duruş son 30 yıllık mücadelenin bir göstergesidir. Polis saldırılarına ilişkin ise polisin sanki kişisel bir kini varmış gibi eylemcilere etmediğini bırakmıyor. Binlerce yaralı var. Bunlardan en az 30 kişi ağır yaralı. Bunlardan biri de Ethem Sarısülük’tür.
Ethem gerçekten polisin saldırısına maruz kalmıştır. Normal biber gazının bittiği anda halkı dağıtmak için değil gerçekten Ethemi öldürmek için ateş açmıştır.
Orada kendi grubunun içinden çıkarak kitleye saldırıyor ve elini beline atıyor silahını çıkartıyor kalabalığa sıkıyor ve o sırada ethemi vuruyor. PSVK çerçevesinde emir veren müdürlere, amirlere hiçbir soruşturma açılmış değil. Yani bunların hepsi istifa etmeli. İçişleri Bakanı hala alçakça ben ne yapaydım yani diyor.
Bu konuya ilişkin özellikle TTB Merkez Konseyi'nde bir çalışma başlattık. Hesabının sorulması sorumluların ortaya çıkartılması için elimizden gelen her şeyi yapacağız. Bugün halk burada sokaklarda.
İnsanların kaç çocuk yapacağına o karar veriyor. İnsanların ne içeceğine o karar veriyor. Emekçilerin nerede yürüyeceğine o kadar veriyor. 1 Mayıs'ta ne yapılacağına o karar veriyor. Bunların hep RTE’nin diktatör olma heveinden kaynaklıdır. Bu durum AKP Hükümetinin de sonunun başlangıcı olabilir. Ama RTE’nin kesinlikle sonunun başlangıcıdır.