Resmi bir organizasyonumuz yok palavraları, konuşma kürsüsü olarak kullanılan otobüsten bile sırıtıyordu
Kuzey Afrika dönüşü Erdoğan’ı bindirilmiş kıtalar karşıladı. İktidar yalakası televizyonların naklen yayınladığı karşılamada yapılan röportajlardan da anlaşıldığı üzere Kastamonu’dan bile oraya taşınanların olduğu görüldü. Sahip olunan hükümet olanaklarıyla, belediye araçları, metrobüsler seferber edildi. Resmi bir organizasyonumuz yok palavraları, konuşma kürsüsü olarak kullanılan otobüsten bile sırıtıyordu.
Bir tarafta “Yol ver gidelim Taksim'i ezelim” ulumaları vardı. Diğer tarafta "Sizin elinizde tencere tava yok değil mi? İşte bu çok önemli. Siz sokaklarda tencere tavayla dolaşanlardan değil, bu gençlik, elinde bilgisayarıyla dolaşan bir gençlik olacak." benzetmeleri. Taksim isyanında bilgisayar kullanan gençliğin rolünü bilmezden gelip, sokak hareketini itibarsızlaştırmanın argümanlarını kullanıyordu.

Yalaka basın (Sabah, Habertürk, Bugün, Star, Türkiye, Zaman, Yeni Şafak) koro halinde tekmil getirircesine "Demokratik talebe can feda" manşetini attı.
Bu manşet, "Bir kitle var ve hiçbir şeyi dinlemeden geliyor. Bizden herhangi bir miting alanı mı veya toplantı ve gösteri yürüyüşleri kanunu ile alakalı bir şey mi istendi? Öyle olsa, demokratik taleplere canımız feda.” sözleri üzeriden atılmıştı.
Erdoğan ve tayfasının bilindik tutumu sokakta yankısını buldu. İsyanın başından bu güne daha küçük toplulukların harekete geçtiği alanlarda binler sokağa çıktı.
Bu sokak isyanının asgari talepleri ya kabul edilecek, ya kabul edilecek...