Öğrencime dokunma

''Öğrencim. Doktora yapıyor. Üniversiteden diğerlerini de toplamış, Gezi Parkı’na geliyorlar''

GÜNCEL
Cumartesi, 8 Haziran 2013 (13 yıl 5 ay önce)

Telefonum cebimde zangırdıyor. Mesaj gelmiş. “Hocam, biz de yoldayız” diyor yazan. Öğrencim. Doktora yapıyor. Üniversiteden diğerlerini de toplamış, Gezi Parkı’na geliyorlar. Ekibi sayıyor. Hepsini biliyorum; zehir gibi arkadaşlar.

Bip, bip, bip. Bu sefer de yurtdışında doktora yapanlardan mesaj yağıyor. Twitter başında sabahlıyorlar belli ki. Taksim’e çıkamadıkları, Kızılay’da bağıramadıkları için hayıflanıyorlar. Oralardan olanı biteni yaymaya çalışıyorlar. Türkiye’dekiler uyurken, onlar nöbeti devralıyorlar.
Belki biraz endişeleniyorum tüm bu öğrenciler için. Bir yandan da hepsiyle gurur duyuyorum. Bir tek ben mi? Siz de geri kalmayın. Mesela Duygu ile gurur duyun. Amerika’da moleküler biyoloji okuyor. Bir yandan da bilimsel yayınları okuyabilelim diye Türkçeye çeviriyor. Ya da Altuğ ile gurur duyun. Eskişehir’de sosyoloji doktorası yapıyor. Yazı yazıyor, yayımlıyor. Mezun olunca da bizi bize anlatacak. Mesajında “Gezi Parkı ile başlayacağım” diyor.
Geleceğin hocaları, bugünün bilim insanları. Hepsi tecrübeli öğrenciler, yani bir numaralar.

Meksika dalgası
Bir de iki numaralar var. İki numaralar dedim ama sadece birkaç yaş küçük lisans öğrencilerinden bahsediyorum. Doğruya doğru, birçoğu için “15 dakikadan uzun süre konsantre olamıyorlar, hiç ilgileri yok” deyip durdum. Yanılmışım.

Tabii aralarında bitirimler yok değil. Olaylar sakinleşse de, kampüse dönseler de sınavları ya da teslim tarihlerini ertelettiler. Olsun. Bize bir haftada dünya kadar şey öğrettiler. O kadarı da yanlarına kalsın. Ne çıkar? Mayalarında iyilik olduktan sonra... Hem baksanıza, o bitirimler bile geçen iki haftada nasıl büyüdüler.

Bu arada üç ve dört numaralardan hiç bahsetmiyorum. Duyduğumuza göre onları da evlerde, okullarda zor tutmuşlar. Hatta bazıları yine de meydanlara koşmuş. Ablalara ve abilere destek olmak için.

Bir numaradan dört numaraya gençlerin Meksika dalgası.

Endişeli büyükler
Evet çok telaşlandık. Hop oturup, hop kalktığımız oldu. Nasıl olmasın? Çocuklarımız gaz yediler, sopalandılar. Ancak gülmeyi ve güldürmeyi ihmal etmediler. İki komik resimle, esprili bir mesajla yüreğimize su serptiler. Aynı anda hem ağlayıp hem kahkahayı bastığımız oldu. Dengesiz büyükler.

Sözün özü, gençler bir hafta içinde ülkeyi bambaşka bir havaya soktu. Bir yandan da her günü özenle kaydediyor. Koskoca bir dijital albümleri olacak yakında. İlerde tekrar tekrar bu albüme bakıp, hatırlarlar umarım: Bir araya geldiklerinde, demokrasi ve özgürlük peşine düştüklerinde güzel şeyler oluyor memlekette.

Biz büyüklere gelince.
Önce onlar hakkında düşündüklerimizi gözden geçirelim. Aynı anda mesaj yazıp, dersi dinleyebiliyor. 4 dakika Facebook’ta bir şeyi beğenmezlerse mutsuz oluyor. Evet farklılar. Bize de öğrenmek ve onları anlamak düşüyor.

İlk kez bir yazıyı hemen yazmak için sabırsızlandım. Meydandaki gençlere, özellikle de öğrencilerime, teşekkür etmek için geç kalacağım diye korktum. Bu nesle geç kalmaya hiç gelmez. Neyse ki yetiştim. Sağ olun, var olun arkadaşlar.

İlker Birbil-Radikal