Ankara Adli Tıp Başkanlığı avukatlarının Ethem'in otopsisine katılmasını engelleme peşinde
Basına ve kamuoyuna,
Polis tarafından vurulan ve beyin ölümü gerçekleşen Ethem Sarısülük'ün otopsisine avukatları olarak katılma başvurumuz savcılık tarafından Ankara Adli Tıp Kurumu’na bildirilmiştir. Adli Tıp Kurumu Ankara Grup Başkanlığı hiç haddi olmayarak, otopsiye gözlemci olarak katılma başvurumuzun reddine dair mütalaasını soruşturma dosyasına göndermiştir.
Başbakan'ın “polisi yedirtmeyiz” fermanı Adli Tıp'ta da yankı buldu. Kimliği Ankara Emniyet Müdürlüğü'nde saklı tutulup savcılığa ve halka açıklanmayan polis hakkındaki soruşturma şimdi de Adli Tıp tarafından karartılmaya çalışılıyor. Ethem'in beynine saplanan polis kurşununun otopsiyle çıkarılmasından sonra akibetinin ne olacağına, nasıl bir inceleme yapılacağına dair derin şüphe içindeyiz!
Soruşturmayı yürüten Ankara Cumhuriyet Savcılığının Ankara Adli Tıp Grup Başkanlığı'na yazdığı 11.06.2013 tarihli yazısında yer alan“Otopsiye gözlemci olarak katılma talebinin, otopsiye katılan Cumhuriyet Savcısı tarafından değerlendirilmek üzere, otopsiden önce dilekçede belirtilen telefonlardan şikayetçi vekillerine ulaşılarak bilgi verilmesi rica olunur” şeklindeki talimatını kendisinden mütalaa sorulmuş gibi çarpık algılayan Ankara Adli Tıp Grup Başkan vekili Dr. Mustafa Karapirli 12.06.2013 tarihli cevap yazısında “vefat eden kişinin... vekillerinin ve kardeşinin otopside hazır bulunmasının hem mevzuat açısından hem de teknik açıdan uygun olmadığı görülecektir” şeklinde mütalaa vererek fail polis lehine durumdan vazife çıkarmaya, avukatların otopsiye katılmalarını engellemeye yeltenmiştir.
Savcılık ya da mahkeme kararıyla yapılan otopsi işlemi soruşturma ve yargılamanın bir parçasıdır ve tıpkı olay yeri incelemesinde olduğu gibi ölenin bedeni üzerinde yapılacak inceleme de hukuken keşif niteliği taşır. Keşif konusunu düzenleyen CMK'nun 84/1 maddesinde şu cümle yer alır: “Keşif yapılması sırasında şüpheli, sanık, mağdur ve bunların müdafii ve vekili hazır bulunabilirler.”
Minnesota Protokolü, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi hükümleri ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihatlarında vurgulanan adil yargılama ve etkin soruşturma ilkeleri ışığında düşünüldüğünde de otopsinin önemli bir kanıt toplama ve inceleme işlemi anlamında geldiği ve bu işlem sırasında tarafların ve temsilcilerinin hazır bulunması gerektiği açık ve net olarak anlaşılır.
Biz, avukatları olarak Ethem'in beyninden çıkarılacak ve şimdilik “metal cisim” olarak tanımlanan mermi çekirdeğini görmek istiyoruz.
Türkiye kamuoyunda siyasal taraflılığı ile ünlü bu kurumun Ankara Grup Başkanlığı yöneticilerine sesleniyoruz.
OTOPSİYE KİMİN KATILACAĞINA KARAR VERME, GÖRÜŞ BİLDİRME YETKİSİNE SAHİP DEĞİLSİNİZ!
Haddinizi bilin ve yazınızı geri çekin!
Bu mütalaanızla taraflı davranacağınızı göstermeye bir kez daha cüret ettiniz! Oysa maaşlarınızı emekçi halkın toplumsal artı-değerinden alıyorsunuz, tarafı olduğunuz ve sizi o kuruma atayan siyasal gücün kasasından değil!
Size güvenmiyoruz!
Sakın elini kana bulayan bulayan polisi korumaya, kanıtları karartmaya kalkışmayın!
Kalkışırsanız bunun hesabını er ya da geç vermek zorunda kalacağınızı unutmayın!
14 Haziran 2013
Av. Kazım BAYRAKTAR
Av. Eylem HAKVERDİ