1992 Cizre Newroz'unda tanışmıştık. Yeşil bir akrebin arkasına bir Kürt köylüsünü zorla ve dipçik darbeleriyle gözaltına alıyordu
"Yakinen tanıdığım polis. İlk olarak kendisiyle 1992 Cizre Newroz'unda tanışmıştık. Yeşil bir akrebin arkasına bir Kürt köylüsünü zorla ve dipçik darbeleriyle gözaltına alıyordu. Terör vardı ve daha sonra kaybedeceği köylü Kürt olduğu için pek kınanmamıştı. Sonra Vedat Aydın'ın cenazesinde görüştük, siyasetçisinin katledilişini protesto edenlere kızmış ve üzerlerine ak-47 ile ateş açmıştı. Ölenler Kürt olduğu için sorgulanma gereği bile duyulmamıştı.
Zaman zaman Van'da, Lice'de, Hakkari'de, Yüksekova'da, Şemdinli'de ve Şırnak'ta görüştük. Hiçbirinde kimsenin umrunda değildi. Sonra Kızıltepe'de Uğur Kaymaz ve babasını öldürürken gördüm onu. O zaman vicdanları kurumuşlara anlatamamıştım derdimi. Çünkü onlar teröristti hem de 12 yaşında ve bedenindeki 14 kurşunla.
Sonra Beyoğlu Karakolu'nda görüştük. Ülkesinde hayallerini bırakmış bir Nijeryalı Festus Okey'i öldürmekle meşguldü. Vicdanlar hala kuruydu. Sonra Avcılar'da, İzmir'de, Hatay'da, Adana'da ve Ankara'da görüştük. Hepsinde de teröristleri öldürüyordu.
Hiç unutmam bir keresinde bana "Vicdanları kurumuş, ölülerinin kimliğini soranlardır beni bu hale sokan" demişti. O gün bugündür ne zaman bir polis görsem aklıma bu geliyor. Vicdanım kurumuş onu farkettim. Bir farkım kalmamış ondan. Daha 1992'de öldürmüş beni de haberim yokmuş."
chalcalburnus tarichi - Ekşi sözlük