Alınteri gazetesinin inatçı kızı, hasta yatağında bile gazetesini isteyen okuyan Hatice Unutkan'ı yitirdik
Londra’da yaşadığı yıllar boyunca çevresinde çok sevilen, insanseverliğiyle, dostluğuyla, sevgisiyle arkadaş çevresinde haklı ve onurlu bir yere sahip olan Hatice Unutkan uzun zamandan beri kanserle olan mücadelesini kaybederek aramızdan ayrıldı.
Uzun yıllar boyunca Gençlikevi bünyesinde sosyal kültürel çalışmalar içinde yer alan Hatice son iki yıldır hastaydı. Aslında o, insanları birer istatistik rakkamları olarak gören vicdansız İngiliz sağlık sisteminin bir kurbanı oldu. Yıllardır midesindeki ağrılar nedeniyle GP’den NHS hastanelerine sevk edilmek için çaba sarfediyordu. Sürekli olarak ağrılarına psikolojik yanıtı verilerek, bir kaç ağrı kesici ile geri çevriliyordu. Son bir yıldır da hastane sevkini aldığı halde tetkikler için hep geç gün veren ve verilen günleri de yerimiz yok denilerek erteleniyordu.
Sonunda teşhis için vücudundan parça alındığında doktorlar kanserden şüphelendiği halde verdikleri ameliyat gününü de iki kez ertelemişlerdi. Hatice ameliyat olduktan hemen sonra kanser olduğunu kesin olarak öğrenmişti. Vücudu öylesine bitkin düşmüştü ki kemoterapi yapılabilmesi için bile yeterince direnci kalmamıştı. Ama o, yalnız sürdürdüğü hayata kızı Helin için sıkı sıkıya sarılmaya çalışmış, hayatta kalmaya çalışıyordu. Hatice bu mücadelede yenik düştü. Ama geride kızına kararlı inatçı bir kişilik miras bıraktı. Yaşamında kızı Helin'i büyütmeyi iyi bir şekilde yetiştirmeyi istiyordu. Ölürken tek kaygısı kızı Helin oldu. Dostları olarak onu asla yalnız bırakmayacağız.
Usul usul düşerken sokaklardaki su birikintilerine, gözyaşları gibi yağmur…. hep hüznü biriktirir. Öyle bir şeyki söylenecek çok söz bırakmaz, yaşam mücadelesi acı dolu hayatları yerinden yurdundan kopartmıştır. Dayanaksız bir yaprak gibi onu bizden almıştır. Ölüm öyle bir acı geriye bırakır ki gidenden de çok geride kalan küçücük 4 yaşında bir kız çocuğunun acısıdır yürekleri burkan. Küçük Helin’nin acısını tarif edebilecek, küçük kalbinde kopan fırtınaları ifadelendirebilecek sözcükler henüz bulunamamış, o cümleler henüz yazılamamıştır.
Arkadaş ve dostlarını kendi gerçek ailesi yerine koydu. Onlarla çıkarsız içten, insanca bir yaklaşım ve ilişki içerisinde yaşadı. Büyük metropollerde yitip giden hiçleşen insanlardan yaşamlardan hep uzak kaldı. O yaşama hiç yabancılaşmadı. Yaşamda kendisiyle barışık, düşünce ve görüşlerine hep bağlı kaldı. Bütün insanlara karşı sevgiyle yaklaştı. Çıkarsız ve yalansız bir dünyadan yana oldu. Arkadaş ve dostları arasında onun deyimiyle o büyük ailesi içinde yaşadı. İnsan ilişkilerinde dobra olmayı bir erdem saydı. Hep doğru söylemeye ve öyle davranmaya özen gösterdi. İdeallerine bağlılıktan son ana kadar bile vazgeçmedi. Aslında o kısacık yaşamına çok büyük değerler ve erdemler sığdırmayı başardı. Hatice aramızdan ayrıldı. Ama ölmedi ve hep sevenlerinin kalbinde yaşayacak…
Alinteri gazetesinin inatçı kızı, hasta yatağında bile gazetesini isteyen okuyan Hatice Unutkan insanseverliğiyle sonsuza kadar arkadaşlarının kalbinde taht kurmuştur. Londra'da bulunduğundan beri gazetenin dağıtımından nasıl bir gazete sorusuna, sosyal yaşamın sorunlarından politik bilincin gerekliliğine kadar pekçok konuda birçoklarından daha kararlı bir duruşun sahibi olmuştur. Ölene kadar politik arkadaş çevresini gerçek ailesi yerine koymuş ve onlardan asla ayrılmamıştır. Sorunların çözümünde çorbada benim de tuzum olmazsa o çorbanın tadı güzel olmaz diyenlerdendi.