İzmir "Cadı Avı"na karşı sokakta

İzmir'de gözaltıları ve direniş sırasında katledilenlerin katillerinin yargılanmasını talep etmek üzere bir basın açıklaması yapıldı

GÜNCEL
Cumartesi, 29 Haziran 2013 (13 yıl 4 ay önce)

İzmir'de Gezi eylemlerine destek verenlerin kaldığı Gündoğdu Meydanı'ndaki çadırlara yapılan şafak operasyonu ile eşzamanlı olarak yapılan ev baskınları sonucunda toplam yirmibeş kişinin gözaltına alınarak tutuklanmasını ve Ankara'da Kızılay Meydanı'nda hedef gözetilerek açılan ateş sonucunda ağır yaralanıp 14 Haziran'da ölümsüzleşen Ethem Sarısülük'ün katillerinin yargılanması talebiyle basın açıklaması yapıldı.

Saat 18.00'de Konak YKM önünde devrimci kurumlar "Gözaltılar, tutuklamalar, baskılar bizi yıldıramaz!", "Lice diren İzmir seninle!", "Faşizme karşı omuz omuza!", "Katil devlet hesap verecek!" sloganları ile toplanmaya başladı.

Basın açıklaması öncesinde yapılan konuşmalarda Lice'de Medeni Yıldırım'ı katledenlerin Gezi Direnişi'nde ölümsüzleşen direnişçileri katledenlerle aynı olduğu vurgulandı.

Yapılan konuşmaların ardından basın açıklamasına geçildi. basın açıklamasında şunlar söylendi:

En son Gezi Parkı direnişi kapsamında Adana ve Antakya'da evler ve parti binaları basılarak dört ESP'li arkadaşlarımız gözaltına alındı. Bu sürek avı İzmir'de de yirmibeş direnişçinin tutuklanmasıyla kendini göstermiştir.
Akademisyeninden lise, üniversite öğrencisine, işçisinden gazetecisine, işsizinden sendika başkanına ve eylemlere büyük katkıda bulunan taraftar gruplarına kadar her kesimden hak talep eden Gezi direnişçisini korku ve sindirme politikaları doğrultusunda hapsetmiştir ve bunun yanı sıra Gezi direnişçilerinden Abdullah Can Cömert, Mehmet Ayvalıtaş, Ethem Sarısülük, KESK üyesi İrfan Tuna ve Zeynep Eryaşar polisin attığı gaz bombalarıyla AKP polisi tarafından katledilmiştir.
Ayrıca "İzmir’de sivil faşistlerin eli çivili sopalı çevik kuvvetin arkasından ilerlemesi ve direnişçilere saldırması da unutulmamıştır" vurgusu yapılarak İzmir'de sivil faşistlerin nasıl direnişçi avına çıktıklarına ve bu eylemlerde direnişçilere yapılan işkencelere değinildi.



Basın açıklamasının devamında şunlara yer verildi:
Başbakan konuştukça saldırılar artıyor. Yasal dernekler, partiler hakkında “Böyle bir parti olabilir mi? Bunu düşünebiliyor musunuz?” şeklindeki açık hedef gösteren konuşmaları sonucunda yargı da iktidardan bu mesajı almış olacak ki; arkadaşlarımız hiçbir dayanağı olmadan yasadışı örgüt üyesi olmak suçlamalarıyla tutuklanabiliyor. Fakat çeşitli fotoğraflar ve görüntülerle başta Ethem’in katili polis Ahmet Şahbaz olmak üzere katillerin alenen belli olduğu bir durumda dahi katiller hakkında bir işlem yapılmaması, katil polis Ahmet Şahbaz'ın formalite bir sorguya çekilip serbest bırakılması bu ülkede yargı bağımsızlığının bir masal olduğunu göstermektedir. Biz işçilerin emekçilerin sırtından yine biz işçi emekçilere günlerce saldıran AKP polislerine ikramiye verilecek olması da bu bozuk düzenin yüzünü göstermiştir.
Basın Açıklaması, tutsak direnişçiler tarafından cezaevinden yollanan mektupların okunmasıyla sonlandırıldı.