Ethem Sarısülük'ün avukatları katil zanlısı polisin mahkemece serbest bırakılması kararına itirazlarının reddedilmesine dönük açıklama yaptı
Katil Şüphelisi Polis Ömür Boyu Halkın Vicdanında Tutuklu Kalacaktır
Başta siyasal iktidar ve yargı tarafından hukukun hergün katledildiği koşullarda hukuksal açıklama ve yorumlar anlamını yitirir. Ancak yargının siyasal taraflılık içinde verdiği kararlara hukuksal kılıf uydurma çabası karşısında öncelikle o kılıfın içindeki gerçekliği açıklamak da bizim açımızdan bir zorunluluktur.
Ankara 8. Asliye Ceza Mahkemesi, Ethem Sarısülük'ün katil şüphelisi polis hakkındaki serbest bırakma kararına itirazımızı şu gerekçe ile reddetti:
“Mağdur veya müştekinin (şikayetçinin-nb) ve vekillerinin, şüphelinin salıverilmesine itiraz hakları yoktur”
Kararını CMK'nın ilgili maddeleri ile gerekçelendirmeye çalışan, soruşturma aşamasında “Mağdur veya müştekinin ve vekillerinin, şüphelinin salıverilmesine itiraz hakkı”nın CMK'da açıkça yer almadığını öne süren mahkeme yargıcının CMK'nın şu maddelerini bilmediği düşünülemez.
“Madde 104 - ...
(2) Şüpheli veya sanığın tutukluluk hâlinin devamına veya salıverilmesine hâkim veya mahkemece karar verilir. Ret kararına itiraz edilebilir.
Madde 267 - (1) Hâkim kararları ile kanunun gösterdiği hâllerde, mahkeme kararlarına karşı itiraz yoluna gidilebilir.
Madde 268 - (1) Hâkim veya mahkeme kararına karşı itiraz, kanunun ayrıca hüküm koymadığı hâllerde 35 inci Maddeye göre ilgililerin kararı öğrendiği günden itibaren yedi gün içinde kararı veren mercie verilecek bir dilekçe veya tutanağa geçirilmek koşulu ile zabıt kâtibine beyanda bulunmak suretiyle yapılır. Tutanakla tespit edilen beyanı ve imzayı mahkeme başkanı veya hâkim onaylar. 263 üncü Madde hükmü saklıdır.”
Şüphelinin ve savcının tutuklamaya itiraz etme hakkının olduğu koşullarda mağdurun ve müştekinin de salıvermeye itiraz hakkı vardır. Salıvermeye itiraz hakkımızın olmadığını iddia eden hakim Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinden ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin Türkiye'yi mahkum ettiği içtihatlara yerleşmiş olan “silahların eşitliği” ilkesinden, Türkiye'nin taraf olduğu uluslararası sözleşmelerin ve yargı içtihatlarının iç hukuktan öncelikli olduğuna dair Anyasanın 90. maddesinden habersiz olamaz. Ancak bu hakimleri “insan hakları” tedrisatından geçirenin de, tüm yargıçların sicillerini elinde tutanın da bu iktidarın kadrolaştığı Adalet Bakanlığı ve HSYK olduğu hatırlanmalıdır.
Hukuken kullandığımız yasal yolları fiilen işlemez hale getirdiler.
Cinayeti ekranlardan izleyen milyonlara “gözlerinize inanmayın, katile inanın” deme cüretinde bulundular.
Halkın vicdanında kabaran öfkeyi gördüler ve katil şüphelisine bir de koruma verdiler. Halka karşı suç işleyeni halka karşı koruma altına aldılar.
İstedikleri kadar korusunlar bu katil şüphelisi hak ettiği cezayı alıncaya kadar halkın vicdanında tutuklu kalacaktır.
Av. Kazım Bayraktar
Av. Eylem Hakverdi
04.07.2013