Sermayenin Endonezya'sı yıkılmak için doğanın sarsıntılarını değil proletaryanın yumruklarını bekliyor
[foto]endonezya1.jpg[/foto]
Yukarıdaki fotoğraf Güneydoğu Asya'nın yükselen pazar-piyasa-ülkelerinden birine ait: Endonezya'ya. Tabi bize böyle yansıtılıyor. Işıltılı kuleler, geniş botanik bahçeler, yağmur ormanı taklidi mekanlara oturtulmuş villalar, büyük sanayi kompleksleri, dış ortamdan tümüyle yalıtılmış staril binalar içerisinde elektronik üretim tesisleri... Batının tropik kumsalları ve sudan ucuz el işçiliği ile tanıdığı ve çekik gözlü sınıf kardeşlerimizin emek güçlerinin son damlasına kadar sömürüldüğü egzotik cehennem.
[foto]endonezya2.jpg[/foto]
Endonezya'nın Java adası açıklarında 7.2 büyüklüğünde bir deprem meydana geldi. Yaşayanlar depremin 2 dakikadan fazla sürdüğünü belirttiler. Depremin ardından meydana gelen 2 metre yüksekliğindeki dalgalar adanın batı sahillerindeki iki kenti vurdu. Deprem ve ardından gelen tsunamide 531 (19 Temmuz sabahı itibariyle) kişi öldü, 229 kişi kayıp. Sahil şeridindeki bütün evler yıkıldı. Enkazların altında çok sayıda cesed olduğu tahmin ediliyor. 23 binden fazla kişi bölgeyi terk etti.
[foto]endonezya3.jpg[/foto]
Yıkımın olduğu yerler proletaryanın ve emekçi halkların Endonezyalı kardeşlerinin yaşadıkları bölgeler. Ölenler, onlar... Her zaman olduğu gibi dünyayı ve yaşamı her gün yeniden yaratanlardı yine ölenler. Şimdi çıkıp birileri yasadışı iskan, gelişi güzel kondular vs. yüzünden öldüklerini söyleyecekler. Hatta kimi soytarılar tanrının gazabı, emperyalizminin çürümüş kültürüne yataklık yapmanın cezası olduğunu iddia edecekler. Tıpkı 19 Ağustos için olanlar ve söylenenler gibi.
İlk fotoğraftaki Endonezya'yı ve yaşamı üretenler 2. ve 3. fotoğraflardadır. Ve ölenler onlardır. Faylar emekçilerin altından geçmiyor. Emekçiler yaşamlarını, sürürdükleri fay hatları üzerine burjuvazinin gözden çıkardığı alanlar üzerine inşa ediyorlar. Ve yarılan fayların sarsıntılarının yuttuğu kemikler üzerine inşa ediyor burjuvazi dünyasını.