BDP'nin Taksim'de yapmak istediği "Hükümet adım at!" yürüyüşü polis engeliyle karşılaştı.
BDP İstanbul İl Örgütü'nün BDP'nin “Hükümet adım at!” kampanyası çerçevesinde İstanbul'da yapmak istediği yürüyüş, Vali Hüseyin Avni Mutlu tarafından Taksim'de ilan edilen fiili OHAL nedeniyle engellendi.
Saat 15.00'da Galatasaray Lisesi önünde toplanan BDP'li analar, gençler ve çocuklar, “Hükümet adım at!” pankartını taşıyarak sloganlarla eyleme başladılar. BDP vekilleri Sabahat Tuncel ve Levent Tüzel'in de katıldığı eylemde, yürüyüş polis tarafından barikat kurularak engellendi.
BDP İl Örgütü Eş Başkanı Asiye Kolçak ve milletvekili Levent Tüzel'in polisle yaptığı tartışma sonucu yürüyüş yerine oturma eylemi yapılmasına karar verildi. Polisin engelleme gerekçesi ise, valiliğin dünden itibaren Gezi için Taksim'de yapılan/yapılacak tüm eylemlere izin vermeme, yasa dışı kabul etme kararı oldu.
“Sömürgeci AKP Kürdistan'dan defol!”, “Lice'den Taksim'e AKP halka hesap verecek!”, “Bu daha başlangıç mücadeleye devam!”, “Yaşasın halkların kardeşliği!”, “Hükümet adım at, çözüm barışta, barışın elçisi İmralı'da” ve “Biji serok Apo!” sloganlarının atıldığı eylemde açıklamayı BDP il örgütü eş genel başkanı Asiye Kolçak yaptı.
Kolçak açıklamada, "Avrupa'da Kürt basınına karşı yapılan antidemokratik uygulamalara karşı çıkmak, sesimizi bir kez daha duyurmak, meşru haklarımızı alabilmek için bugün 'Hükümet Adım At' kampanyası ile meydanlardayız.
Devlet yıldır sesimizi duymuyor. Bu direniş halka ve direnişe bağlı olarak gelişecek. Halklarımız acı çekiyor ve çekmeye de devam ediyor. Çünkü halkı ile kavga eden halkına kin ve nefret besleyen bir devlet daha yok. Halkını benden olanlar ve olmayanlar diye ayrıştıran bir devlet örneği yok.
Devlet hala Kürt sorunu için cesur adımlar atabilmiş değil. 'Biz iyi şeyler düşünüyoruz' üzerinden yürütülecek bir siyaset siyaset değildir. Sayın Abdullah Öcalan'ın barış eli tutulmalıdır. Hepimiz enerjimizi, gücümüzü demokratik haklarımız için seferber etmeliyiz.” dedi. Açıklamanın bir yerinde günlerdir yedikleri gazın mikrofona da sindiğini ve konuşurken zorlandığını ifade eden Kolçak sözlerine, “Roboski hala halkın vicdanında kanayan bir yara olarak duruyorken, Gezi direnişinde sokak ortasında insanlar kurşunlanıyorken, Lice'de gencecik Medeni sırtından kurşunlanıyorken barış sürecinden bahsedilemez. Devlet tıpkı Roboski'de yaptığı gibi failleri korumak için davada gizlilik kararı almıştır. Bu dün de aynıydı bugün de aynı.” şeklinde devam etti.
Kolçak'ın konuşmasından sonra İstanbul Milletvekili Levent Tüzel söz aldı. Tüzel, Medeni Yıldırım'ın ölümünü unutmadıklarını belirterek barış ve demokrasinin böyle gelmeyeceğini belirtti. Ankara, İzmir, İstanbul'un sokaklarının, Taksim ve İstiklal Caddesi'nin kapatılmasına değinen Tüzel, demokratikleşme çağrılarına yanıt alamadıklarını belirtti.
Ardından konuşan Sabahat Tuncel, "Bir aydır bu meydanlarda halk direniyor. Yasadışı, baskıcı rejim yapısını pretesto etmek için direniyor. TMK'nın değiştirilmesi, hasta tutsakların derhal serbest bırakılması gerekiyor" içeriğinde bir konuşma yaptı.
Bu konuşmadan sonra eylem bitirildi.

