Devlet halka savaş ilan etmiştir ve bizde "Davetleri kabulümüzdür" diyerek beklenen günün geldiğini meydanlarda haykırmalıyız.
Gün bu gündür dostlar. Sokakları Tahrir'leştirmekse, faşizme karşı savaşmaksa, AKP'den hesap sorulacaksa, o gün bu gündür!
Daha kaç canımızı toprağa vereceğiz? Ağıtlar yakacağız, kaç canımızı hastahane kapılarında iyileşsin diye bekleyeceğiz? Kaç canımız sallamalı, satırlı, elleri kanlı faşistlerin saldırılarına maruz kalacak. Kaç genç kızımıza, kadınımıza tacizler, tecavüzler yapılacak?
Neyi bekliyoruzki? Kadınlarımıza gözümüzün önünde taciz tecavüze kalkışmalarını, çocuklarımızı evlerimizden alıp şafak operasyonları adı altında işkence yapmalarını görmüyormuyuz? Yapıyorlar işte!
Hatay'da Ali'nin cenazesini karşılamak için toplananlara vahşice saldırmadılarmı, kızlarımızı saçlarından vahşice sürükleyerek gözaltına almıyorlar mı? Ethem yoldaşın akrabalarının evlerine baskınlar düzenleyip daha ellerinde otuzüç ev listesi olan faşist polisler bu devletin polisi değil mi?
Ethem'in cenazesinde Batıkent'te jandarma kavşağına polisle birlikte jandarmaları yığmadılar mı? Cenazemizi almakla tehdit etmediler mi? Cenaze için Kızılay'da toplanan kitleye acımasızca saldırıp daha sonra gözaltına almadılar mı? Lice'de karakol istemiyoruz diyen Kürt'lere yine ateş açıp Medeni yoldaşı katletmediler mi?
Ne zaman hesap sorma günü bu gündür diyeceğiz yoldaşlar, dostlar ne zaman? Gün bu gündür dostlar. Devlet halka açıkça savaş ilan etmiştir ve bizimde "Davetleri kabulümüzdür" diyerek o beklenen günün geldiğini meydanlarda haykırmalıyız.
Barikatlar kurmalıyız ve özgürlüğümüz için savaşmalıyız. Hesap sorma günüdür!
Ankara'dan bir Alınteri okuru