Ethem Sarısülük Parkı'nda söyleşi

Apolitik cinsel kimlik politikaları LGBT bireyler üzerinde uygulanmaya çalışılıyor. LGBT hareketin birincil görevi bu politikaları yıkmak olarak çıkıyor

GÜNCEL
Cumartesi, 20 Temmuz 2013 (13 yıl 3 ay önce)

Ethem Sarısülük Parkı, Toplumsal Cinsiyet ve Kadın Atölyesi LGBT bireyleri konu alan bir söyleşi düzenleyerek ilk etkinliğini yaptı.

Direnişte LGBT bireyler konulu söyleşi 19 Temmuz Cuma günü saat 19.00’de gerçekleştirildi.

Söyleşiye KAOS-GL dernek üyeleri ve duyarlı olanların katılımı ile gerçekleştirildi. Söyleşiye başlamadan önce kısaca neden böyle bir konuya ihtiyaç duyulduğunu atölye temsilcisi Zarife Çamalan anlattı. Çamalan şunları ifade etti; “Cinsel kimliklerden bahsederken genel olarak kadın ve erkek gelir aklımıza hiçbir zaman üçüncü bir cinsel kimlik taşıyanlar söz konusu edilmez. Fakat bu da toplumumuzun bir gerçekliği ve kabul etmemiz gerekir. Ayrıca Gezi direnişleri sırasında Ankara’da pek görmememize rağmen İstanbul’da bu arkadaşları barikatların en ön saflarında yanı başımızda çatışmalar içinde gördük. Ayrıca bu arkadaşlar evlerini çatışmalarda yaralananlara açıp bedelini ödemeye hazır olarak revire çevirip bizzat içinde oldular. Buradan da hareketle bu arkadaşları daha içerden tanımak ve toplumla buluşturmak aradaki samimiyeti ve güveni perçinlemek için böyle bir söyleşiye ihtiyaç duyduk.”

KASO-GL’den Evren ise “Daha önceki mücadelelerden farklı olarak LGBT bireylerin direnişe daha fazla katılımı vardı. LGBT hareketinin tarihi ilk 1994 yılına tekabül eder. KAOS-GL İstanbul, İzmir, Ankara gibi metropollerde var olduğunun, sokağa politik kimlik ile inebilmesi 2001’lerde gerçekleşti. Görece çok küçük bir gruptu. LGBT hareketi yeni bir kimlik kazandı.
Heteroseksizm’i de kapitalizm içine alarak devam ediyoruz.
Nefret ve heteroseksit abluka, nefret cinayetinden anlaşılan daha çok trans cinayetleri olarak anlaşılıyor. Apolitik cinsel kimlik politikaları LGBT bireyler üzerinde uygulanmaya çalışılıyor. LGBT hareketin birincil görevi bu politikaları yıkmak olarak çıkıyor. Gezi parkına ilk çağrıyı yapanlardan biriyiz.
Gezi parkı bizim için bir sosyal yaşam alanı olarak sembol idi. Bizlerin buluştuğu, sosyalleşmek için kullanabileceğimiz bir alan ve tarihi bir öneme sahipti. Gezi direnişinde LGBT’liler olarak farklı araçlarla destek oldular. Gezi direnişinde farlı kültür ve politik kimlikler buluştu
” dedi.

Tekrar söz alan Zarifa Çamalan da “Toplumsal sorunlardan biri ve aşılması gereken sorunlardan biri de LGBT bireyler sorunu olduğunu ve bu tip sorunların çözümü noktasında örneğin kadın sorununda olduğu gibi devrimden sonraya ertelenemeyecek bir sorun olduğunu düşünüyorum. Ayrıca kendi yaşadığınız yaşamsal zorluklardan da bahsetmenizi istiyorum” dedi.

KAOS-GL'den Evren; “Küçük yaştan itibaren yaşanan sorunlar, eğitim sisteminin toplumsal cinsiyetin sadece kadın ve erkek olarak belirlenmesi, var olan mekanizmaların kullanılması çok zor tabii, ben senin biçtiğin kadın ve erkek tanımına uymuyorum, yada askere gitmek istemiyorum, evlenmek istemiyorum gibi kimliklerimizi ortaya koyacak şeyler konusu çok sıkıntılı, anlatamazsın, kendini yaşayamazsın, normal bir kadın-erkek gibi bir çalışma hayatını yaşayamazsın. Daha bir çok ve karşılaştığımız acımasız sorunlar var. Sorunların devrimden sonraya bırakılmaması gerekmekte, devrimin gerçekleştirilmesi, idealize ettiği formları yoldaşlarımızla gerçekleştirilmesi sistemin baskılarını boşa çıkarmada çok önemli rol oynayacaktır.”

Daha sonra söyleşiye Çorum’da yaşayan bir öğretim görevlisi bu konuda öğrencilerin küçük yerlerde yaşadıkları cinsel kimlik sıkıntılarından ve bu sıkıntıları aşmak için yapmayı düşündükleri çalışmalardan bahsetti. Ardından “Zenne” adlı film izlenmeye geçildi ve yaklaşık saat 22.30 gibi söyleşi sonlandırıldı.