Ethem Sarısülük'ü vuran polisin tutuklanması için başvuru yapıldı. Ethem'in vurulduğu anda kayıtta olan MOBESE kamerasının yönünü değiştiren görevliler hakkında da şikayet dilekçesi verildi
Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo Televizyon Sinema Bölümü'nün hazırladığı bilirkişi raporuna ve kamera görüntülerine dayanarak Ethem Sarısülük'ün katil zanlısı Ahmet Şahbaz'ın tutuklanması için başvuru yapıldı.
Ethem Sarısülük'ün ve ailesinin avukatı Kazım Bayraktar ve Eylem Hakverdi tarafından Ankara 6. Ağır Ceza Mahkemesi'ne verilen dilekçe ile iddianamede tespit edilen "meşru savunma sınırının kasıt olmadan aşılması" suçlaması ile ilgili sevk maddesinin değiştirilmesi ve yeni sunulan kanıtlarla birlike sanığın tutuklanmasını talep edildi.
Mahkemeye verilen dilekçede şu ifadeler yer alıyor;
17.07.2013 tarihli dilekçemizde açıkladığımız nedenlerle, iddianamede suç vasfının “meşru savunma sınırının kasıt olmadan aşılması” şeklinde belirlenmesinin önde gelen nedeni siyasal iktidarın baskı ve yönlendirmesi altında soruşturma yapılmış olmasıdır. Savcı, Ankara Emniyet Müdürü ve Çevik Kuvvet Şube Müdürü müştereken “görevlerini ihmal ve suistimal” etmişlerdir. Bu konuda gerekli şikayet yoluna başvurulmuştur.
Hazırlık soruştuması sırasında hukuka ve yasalalara aykırı işlemler yapılırken taraflı kurum ve bilirkişilerden raporlar alınmış ve sanık polisi korumaya yönelik gereçek dışı ve eksik tespitler yapılmıştır, teknik incelemeler yapılırken var olan ve gelişmiş teknik araçlar ve yöntemler kullanılmamıştır. Bu nedenle tarafımızdan bağımsız ve tarafsız bilirkişi incelemesi yaptırma zorululuğu duyulmuştur. Dosyadan alınan tüm kamera kayıtları bu bilirkişilere teslim edilmiş ve incelenerek bir rapor verilmesi istenmiştir. Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi bu talebimizi kabul ederek iki kişiden oluşan bilirkişi heyeti tayin ederek görevlendirmiştir. Ekte sunuduğumuz 17.07.2013 tarihli raporda tespit edilen hususları aktarmadan önce katil sanığının savcılıkta ve sorgu hakimliğinde verdiği ifadeleri özetleyen iddianameden çıkardığımız şu sonuçlara dikkat çekmek istiyoruz:
1- Sanığın göstericinin bir tanesine tekme vurduğu, ancak, grup üzerine doğru gelmeye devam edince kendini korumak kastıyla (yani tam bu sırada-nb) silahını çektiği, (sanık savcılık ifadesinde yere düştüğünü ve yerden kalkarken silahını çektiğini söylüyor, ancak savcı hiçbir görüntü kaydı ile desteklenmeyen ifadenin bu kısmını iddianamesine taşımıyor)
2- Belediye ekmek satış binasının arkasında göstericiler tarafında sıkıştırıldığı, burada 15-20 kişilik bir grup tarafından yoğun taş atışına maruz bırakıldığı ve sanığın öldürüleceğini sandığı,
3- Kolunu omuz hizasından yukarı kaldırarak üç el havaya ateş ettiğiiddia ediliyor.
Katil sanığı ifadesinde yalan söylüyor. Savunma psikolojisidir ve sanık sıfatını taşıdığı için kimliği dışında yalan söyleme hakkına sahiptir. Yadırgamıyoruz, ancak;
Birincisi, katil sanığının göstericilerle yüz yüze geldiği ve ateş ettiği yer ile belediye ekmek satış binasının arkası hem farklı mekanlardır hem de orada taşa maruz kaldığı zaman dilimi ile Ethem SARISÜLÜK'Ü vurduğu mekandaki zaman dilimi farklıdır.
İkincisi, davanın konusu katil sanığının silahın çektiği ve ateş ettiği an ve mekanda meşru savunma koşullarının bulunup bulunmadığıdır; başka mekan ve zaman diliminde taşa maruz kalması bu davanın konusu değildir. Sanık da savcı da olay anı ile öncesinde başka mekanda yaşananları kasıtlı olarak birbirine karıştırmayı savunma taktiği olarak benimsemişlerdir.
Soruşturma aşamasında dosyaya delil olarak gelen olay yerini, olayın oluş şeklini, eylemi gerçekleştiren polisin kimliğinin teşhisini sağlayacak olan iki farklı yerden alınan ve ekte sunduğumuz mobesse görüntülerinin incelenmesinden söz konusu kamerayı idare eden ve yöneten kamu görevlisi ya da görevlilerinin suç işlendiğini gördüğü anda kameralarla suçu ve suçluyu gizlemek için oynadıkları görülmektedir.
Ekte sunduğumuz CD ‘deki ilk mobesse görüntüsü kalabalık polis ekibini görüntülemektedir. Kamera olay anını yakından çekerken Ethem’in vurulması ve vuran polisin kaçmaya başlaması üzerine kamera aslında suçu ve suçluyu açığa çıkarmak için daha fazla yakınlaştırılmak üzere kullanılması gerekirken şüpheli/şüphelilerin kamerayı daha fazla uzaklaştırdığı görülmektedir.
İlk görüntünün tam tersi istikametinden alınan ve olayı tüm çıplaklığı ile gösteren diğer mobesse kamerası ise polisin Ethem’i vurduğunu ve Ethem’in yere düştüğünü gördüğü anda kamerayı gökyüzüne çevirdiği görülmektedir. Kamera başında bulunan kamu görevlisi ya da görevlileri polisin silah kullandığını ve bir kişinin vurulduğunu gördüğü anda asıl görevleri suç işlendiği anda bu suçun ve suçlunun açığa çıkmasını sağlayacak şekilde kameranın görüntü almasını sağlamaktır. Oysa kimliği tespit edilecek olan bu kamu görevlileri mobesse kameralarını gökyüzüne çevirerek ya da olay yerinden uzaklaştırarak dosyanın en önemli delilleri olacak mobesse kamerasının bu görüntüyü kaydetmesini engellemiş ve böylelikle yukarıda sayılı suçları işlemişlerdir.