Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, 'Vardar Ovası' türküsünü söylemek isteyen sanatçıyı, "Onda rakı falan geçiyor. Başka bir şey söylesin" diyerek engelledi
Şirazenin ayarı iyice şaştı. İnsan bazı şeylere “bu kadarı da olmaz” der ya, işte o cinsten tepkilerin rutine bağlandığı günlerdeyiz!
Dün Başbakan Tayyip Erdoğan'ın açıklamalarına bu tepkiyi verirken, üzerinden 24 saat geçmeden bu sefer de Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç'ın akıl almaz çıkışı karşısında ağzımız açık kaldı.
Arınç, Balkan göçmenlerine bayram ziyaretinde 'Vardar Ovası' türküsünü söylemek isteyen sanatçıyı, "Onda rakı falan geçiyor. Başka bir şey söylesin" diyerek engelledi.
Bu, sözün bittiği yerdir! Ama iyi de oluyor. Pervasızca yaptıkları her çıkışla, nasıl bir gelecek, nasıl bir toplum tahayyül ettiklerini de deşifre ederek, toplumu adeta çimdikleyecek bir etkiyle uyarıyorlar.
Arınç'ın Vardar Ovası türküsü konusundaki tutumu bunun uç versiyonudur. Bu yaklaşım her şeyin sil baştan yazılacağı bir toplum tahayyülünün açık itirafıdır.
Ellerinden gelse, tüm türküleri yasaklayacaklar! Ellerinden gelse, koca bir halk edebiyatını, aslında toplumun belleğini yerle bir edecekler. Elerinden gelse her şeye “sil baştan” diyecekler. Hani Sil Baştan isimli bilim kurgu filmi var ya... İşte tıpkı ondaki gibi bir makine yaratıp toplumun belleğinde yer etmiş tüm aykırılıkları (kendilerine aykırı olanları) bir hokus bokusla siliverecekler.
İnsanın doğasındaki güzellikleri bile. Aşkı, sevdayı, özlemi, kahrı... dillendiren pekçok türkü, Arınç gibi her şeyi kendi ruhunun dehlizlerine gömmek isteyen şahısların yaşam felsefesiyle çelişkilidir!
Aşkın yürek ve beden bütünlüğü içinde tasfir edildiği o kadar çok türkü var ki. Hele hele Karacaoğlan'a ait... Arınç gibiler için bu türkülerin “erotik birer rezalet” olarak görüldükleri sır değil! Vardar Ovası'na bu tutumla tavır alanların onları hangi kafa ve ruh hali ile dinledikleri açıktır. Tarihten süzülüp gelen direniş türkülerine ise hiç değinmiyoruz bile!..
Halkımız, “dervişin fikri neyse zikri de odur” demiş. Arınç gibilerinin her söylemi, her eylemi nasıl bir tahayyüle, fikir dünyasına sahip olduklarını göstermek dışında bir etki yaratmıyor! Oldukça karanlık, kirli, art niyetli...
Yeryüzünden silinmesi gereken budur! İnsanın insana dair tüm duyguları insan gibi özgürce yaşayacağı bir dünya, sınıfsız sömürüsüz bir yeryüzü kuruncaya kadar sürecek bir mücadeleyle...