Eskişehir Valisi'nin istifası ve faillerin cezalandırılması için toplumsal duyarlılık en gür sesiyle konuşmalıdır
Radikal Gazetesi, Ali İsmail Korkmaz ile ilgili yeni görüntülere ulaştı. Bu görüntüler, Ali'nin sivil polisler ve eli sopalı sivil faşistler tarafından vahşice dövüldüğü anın bir saat öncesine ait.
23.00'dan, Ali'nin dövüldüğü 23.57'ye kadarki zamanda, aynı sokakta (Sanayi Sokak), coplu polisler, sopalı ve meşe odunlu siviller birlikte hareket ediyor. Bu güruh, o bir saatte, bir taraftan mola vermiş havalarında kendi aralarında sohbet ediyorlarken, bir taraftan da sokağa giren göstericileri dövüyorlar.
Kısacası adeta sokağa pusu atmış, bekliyorlar. Ali'nin dövülmesinden 10 dakika önce başka bir genci yakalayıp, vahşice dövüyorlar, kafasına sopa ile vuruyorlar.
Önceki görüntülerle, bu son görüntülerden de anlaşıldığı gibi eylemler sırasında bu güruh, adeta bir ekip gibi hareket ediyor, bir ekip gibi samimi ve yakın!
Ardı ardına bulunan görüntüler her şeyi tüm açıklığıyla ortaya koymasına rağmen Eskişehir Valisi Güngör Azmi Tuna, polisi nasıl aklarım telaşı ile halen zırvalamaya devam ediyor.
Vali'nin, Ali'nin ölümsüzleştiği andan itibaren ardı ardına yaptığı her konuşma açığa çıkan video görüntülerince yalanlandı. Ama O, kitleleri manüple etmek için acizce cümleler kurmaya devam ediyor. Polisini aklamak için lağımdan su çıkarmaya çalışan Vali'nin son bir kaç haftadaki açıklamalarını ardarda sıralayınca insan diyecek bir şey bulamıyor:
Önce, 11 Temmuz'da CNN Türk canlı yayınında, “Kendi arkadaşlarına bile zarar verip ‘polis yaptı’ süsüne büründürmeye çalışıyorlar” dedi.
13 Temmuz'da Radikal, gaz maskeli ve coplu polislerle sopalı bir sivilin bir genci dövdüğünü gösteren kayıtları ortaya çıkardı. Vali Tuna, Radikal’e “Kendi arkadaşları dövmüş olabilir” dedi. Daha sonra yanlış anlaşıldığını, İstanbul’daki olayları kastettiğini söyledi.
8 Ağustos'ta biri polis dört kişinin tutuklanmasından sonra, “Biz bunu polis yapmadı demiştik, sözümüzün arkasındayız. Ağırlıklı olarak sivil kişiler işin içinde. Hem idari soruşturma açılarak görevinden uzaklaştırıldı hem de adli mekanizmalarca tutuklama yapıldı” dedi.
19 Ağustos'ta yine Radikal’in, görüntülerin silindiği ve kaybedildiği yönündeki haberi sonrası, Eskişehir Polisevi’ndeki basın toplantısında, “Görüntüleri polis silmedi. O gün görüntüler polisimiz tarafından hemen toplanmış ve adli mekanizmaya teslim edilmiştir. Bu noktada polis tarafından bir karartma, gizleme hadisesi yapılması söz konusu değil” dedi.
Radikal’in yayımladığı yeni görüntüler Vali Tuna’yı bir kez da yalanladı. Görüntülerde coplu polislerle sopalı sivillerin birlikte hareket ettikleri ve göstericileri birlikte dövdükleri görülüyordu. Harman Ekmek Fırını’na ait görüntülerin silinme tarihi ise ‘polis silmedi’ açıklamasına gölge düşürüyordu. Çünkü görüntülerin polise teslim edilmeden bir gün önce silindiği tespit edilmiş durumda.
Ali İsmail Korkmaz'ın katlinde adeta şapa oturan devlet, gelinen noktada Bakanları aracılığıyla olayı kınayan twitlerle rezaletini kapatmaya çalışıyor. Neresinden örtse bilemediği bu rezaletin-vahşetin, toplumsal vicdanda yarattığı depremi biliyor olmanın paniği ile habire timsah gözyaşları dökülüyor. Ama ne yapsalar, ne etseler de bunu kapatamayacaklar. Çünkü bir yerde timsah gözyaşları dökerlerken, diğer tarafta İçişleri Bakanı Muammer Güler'in,
“Olayın başından bu yana her türlü adli ve idari soruşturma yapılıyor. Sayın Vali’nin de neden, niçin böyle bir açıklama yaptığını da inceliyoruz. Bakın bir şey daha var. Ali İsmail evladımız hastaneye geldiğinde daha önce ameliyat olduğundan kalbi için coumadin hapını (kan pıhtılaşmasını önleyici) kullanmasına rağmen neden bu hastanede söylenmiyor? 8-10 basamak merdivenden düştüğü belirtiliyor. Tüm bunlar da inceleniyor. Ancak bunlar incelememizin önünde engel olmayacaktır. Yasalara aykırı tutum içerisinde olanlar en ağır cezaya çarptırılacaktır. Teşkilatımız kardeşimizin dövüldüğünü gösteren tüm bant kayıtlarının yok edilmemesi, bulunması için her türlü çabayı göstermiştir. Ailesinin acılarını ben de paylaşıyorum. Herkes müsterih olsun, kimse suçlular cezalarını çekecektirler.” sözlerinde olduğu gibi gerçek yüzlerini "gözyaşıyla" bile temizleyemiyorlar. Muammer Güler, suçüstü yakalanmışlığını teslim ederken bile Ali'ye çatmadan durmayarak Ali davasında bundan sonra hangi hileleri, hangi dalavereleri çevireceklerinin açık ipuçlarını veriyor!
Fakat buna izin vermeyeceğiz. Nasıl ki enselerinde hissettikleri toplumsal vicdanın nefesi ile en azından soruşturma başlatıp, tutuklamalara giriştilerse; bundan sonra da aynı nefesin gölgesinde gerekeni yapmak zorunda kalacaklardır. Vali'nin istifası da dahil! Yapmadıklarında ne olacağını en iyi onlar biliyorlar.
Radikal Gazetesi'nden derlendi