Almanya'daki ZDF televizyonu mültecilerin kaçış hikayelerini anlatan bir program yapıyor
Almanya'da merkezi kanallardan biri olan ZDF televizyonu mültecilerin kaçış hikayelerini anlatan bir program yapıyor. Bu programda Alman oyuncular rol yaparak mültecilerin nasıl acıklı hikayeler yaşadığını anlatıyorlar.
Almanya'daki medya kuruluşlarının birçoğu, parlamento ve toplumu oluşturan insanlardan bir kısmı soruna hep böyle yaklaştı. Onlara göre mağdur olanlar ve acıklı hikayeler yaşayan zavallı insanlar var. Bu zavallı insanların acıklı hayat hikayelerini izlemek onlar için çok enteresan bir olay.
Böylece yoksulların, işçilerin, işsizlerin yaşadıkları sorunların gerçek nedeni perdelenmiş oluyor. Bu perdenin önünde, yazılmış senaryolar oynanarak izleyicinin gözü iyice kör ediliyor.
Birçok medya kuruluşu ve birçok sivil toplum örgütü (NGO) hümanizm rolü oynayarak, insanların yaşadıkları acılar, mağduriyetler üzerinden maddi ve manevi olarak rant elde ediyorlar. Bu mağduriyetlerin yaşanmasındaki kendi rollerini görmezden gelerek hasıraltı ediyorlar.
Mültecilerin ve tüm işçi ve emekçi halkların yaşadıkları acıların nedeni kapitalist emperyalist sistemdir. Diğer yandan bu sisteme karşı yeterli mücadeleyi yürütmeyen sivil toplum kuruluşlarıdır. Özellik Avrupa'daki sivil toplum kuruluşları ve medyanın büyük bir bölümü Avrupa merkezci bir bakış açısıyla, mültecileri ve yoksulları yardıma muhtaç zavallı insanlar olarak yansıtmayı çok seviyorlar. Kenar bölgelerden gelen bu insanlar tam gelişmemiştir onlara göre, bu insanların davranış kurallarını öğrenmeye ihtiyaçları vardır.
ZDF televizyonu tarafından kaçış hikayeleri anlatılan bu insanlar bombardımanlar, savaş, çatışma, diktatörlük ve yoksulluktan dolayı buralara kaçıp geliyorlar. Bu savaş ve çatışmaları kimlerin çıkarttığı, bu silahları kimlerin ürettiğinin hikayeleri hiç anlatılmıyor. Kaçılan yerlere bomba demokrasisi götürüyorlar ve bu insanlar bu demokrasiye dayanamayarak buralara kaçmak zorunda kalıyorlar.
Bizler, sokaklarda mücadele veren mülteciler olarak diyoruz ki: Bu acıların, yoksullukların, antidemokratik yasaların nedenleri sizlersiniz. Biz özgürlük mücadelesi veriyoruz. Bizim direnişlerimizi anlatın. Sorunu kişiselleştirmeyin. Bu sorunların kaynağı sizin sisteminizdi. Üzerimizde tepinmekten vazgeçin. Bizler ayaktayız ve sizin yalanlar, sömürü üzerine kurulu sisteminize karşı savaşıyoruz.
Biz direnişçi mülteciler sokaklarda mücadele yürütüyoruz, her türlü zorluğa katlanıyoruz. Birileri de bizim bu durumumuz üzerinden kampanya yapıyorlar, program yapıyorlar, bizim pratiklerimiz üzerinden rant sağlıyorlar. Bunun adını da hümanizm koyuyorlar. Bunun adı hümanizm değil düpedüz sahtekarlıktır.
Nasıl özgürlüklerimiz için mücadele ediyorsak, kendi sözümüzü de söylemeyi öğreneceğiz ve bizim mağduriyetimiz üzerinden rant sağlayan sistemlerinize ot tıkayacağız. Tüm ırkçı ve sömürgeci yasalar değiştirilinceye kadar sokaklarda mücadele etmeye devam edeceğiz.
Yaşasın İnsanlaşma Ve Ortaklaşma Mücadelemiz!
Turgay Ulu
Berlin