Ethem Sarısülük Parkı

Ethem Sarısülük Parkı, yaşamın, sanatın, düşüncenin ve ekmeğin paylaşıldığı bir yaşam alanına dönüştü

GÜNCEL
Cumartesi, 7 Eylül 2013 (13 yıl 2 ay önce)

Kolej'de bulunan ve eski ismiyle Çaldıran Parkı bugün saat 16.00 itibariyle Ethem Sarısülük Parkı olarak isim değiştirdi. Çankaya Belediyesi'nin yapılacağını vaat ettiği değişiklik yapılmadığı için Ethem Sarısülük Parkı İnsiyatifi'nin iradi müdahalesi ve Ethem yoldaşın kardeşi İkrar Sarısülük'ün el emeğiyle değiştirildi.

Yapılan tabela değişikliğinin ardından basın mensupları ve katılım sağlayan arkadaşlar ile süreci değerlendiren bir basın metni paylaşıldı. Paylaşılan basın metninde şu ifadelere yer verildi:

Ethem’in adını ve mücadelesini büyüteceğiz

Gezi isyanlarının Ankara bileşenleri tarafından direnişin kazanımlarının kalıcılaştırmak, direnişçilerin dayanışmalarını büyütmek için bir fikir olarak ortaya çıkan Ethem Sarısülük Parkı, bir fikirden fazlası haline gelerek bugün halkın ortak kullanım alanlarından biri olarak, yaşamın, sanatın, düşüncenin ve ekmeğin paylaşıldığı bir yaşam alanına dönüştü.

Yüksel Caddesi’nin sonunda, bilinen adıyla 96′lar Köprüsü'nün hemen altında bulunan ve Ankara direnişini büyütenler gelmeden önce kimsenin adını dahi bilmediği bu alanda gerçekleşen ilk forumun kararı, parkın adının Ethem Sarısülük Parkı olarak değiştirilmesi oldu.

Eski adı Çaldıran olan Parkın, forum tarafından Ethem Sarısülük adıyla anılması ve bunun kamuoyuna yansımasının ardından başta Ethem olmak üzere Haziran Direnişi'nde yitirilen Mehmet, Ali İsmail, Medeni ve Abdullah’ın isimleri parklara, kütüphanelere, köprülere verilmeye başlandı. Ethem’in adıyla anılan park çalışması hem Ankara direnişine bir mevzi kazandırdı hem de yitirdiğimiz arkadaşlarımızın isimlerinin ölümsüzleştirilmesi için önemli bir adım oldu.

Parkın adının değiştirilmesi ve parkın yaşam alanı olarak tariflenmesinin ardından, Çaldıran Parkı’nın bağlı bulunduğu Çankaya Belediyesi ile görüşmeler yapılmaya başlanmış, süren etkinlikleri müteakip belediyenin ilgili birimlerine defalarca bildirilmiş ve halkın ortak tutumu olan isim değişikliğinin yanında parkın kullanım kapasitesini yükseltecek bir projenin de hayata geçirilmesi istenmiştir. Çankaya Belediyesi yapılan her görüşmede olumlu bir tutum sergilerken, samimi tutumları tarafımızca bilinen kişilerin çabaları da göze çarpmıştır. Ancak 20 Haziran’da ortaya çıkan talep ve tutum ortadayken parkın adının değişmesi ve forum alanı olarak kullanılan ve halkın ortak kullanım alanlarının bakım ve onarımına dair somut bir adım atılmamıştır.

Çankaya Belediyesi’ne buradan sesleniyoruz; “Mesele bir park meselesi değil hala anlamadın mı sen?” Mesele halkın ortak kullanım alanlarına sahip çıkmasıdır.

Ankara’da direniş süreci boyunca kopmaz bağlar kuran direnişçiler, kentin tüm mahallelilerine yayılan forumlar, yürüyüşlerle direnişi yaydı. Ankara’da kalıcı öz örgütlülüklerini ve yerel ağlarını kurarak ilerleyen direnişin birikimi ve etkisi kentin bütünüyle kurulacak yeni ilişki biçimleriyle belirginleşecek. Bu açıdan Ethem Sarısülük’ün adının güçlü bir refleksle bir forum alanına verilmesi ve yerel yönetim tarafından bu kararın benimsenmesi, forumların değiştirici gücüne işaret ediyor.

Gezi Direnişi ve çığ gibi büyüyen özgürlük ve onur günlerinde, tüm toplumsal güçlerde kentin kavranışına, ortak kullanım alanlarına dair kaydadeğer bir birikim oluştu. AKP Hükümeti tarafından bir yağmaya dönüşen süreç, insanlar, hayvanlar ve doğa için bir yıkıma doğru giderken, tarihi, kültürel ve sanatsal alanların sermayeye açılmasıyla kentlerin çehresinin insansızlaştırılması boyut kazandı. Direnişin antifaşist karakteri hayata, doğaya, kimliğe, yaşam biçimine yönelik her türlü devlet ve sermaye müdahalesine karşı uyanışa yol açtı.

Devlet eliyle süren neoliberal kent politikası ve talana karşı, insanın, doğanın direnişini büyütmek süren özgürlük mücadelesinin de ana başlıklarından biri olmalıdır. Gençlerin, kadınların, ezilen kimlik ve inançların baskı gören yaşam biçimlerinin ortak mücadelesi dayanışma ile büyüyecek, kentin söz sahipliği üzerinde süren mücadeleyle derinleşecektir. Uluslararası sermaye gruplarının kar hırsıyla süren kent işgali, devletin toplumsal özgürlükleri hiçe sayan otoriter adımlarıyla birlikte yürürken, direnişin simgesi olan AĞAÇLAR, hepimizi altında toplayan bir çatı oluyor.

Tüm Anadolu ve Mezopotamya’da süren ekolojik yıkıma karşı süren mücadelenin direnen kentlerin sesiyle buluşması yeni bir toplumsal özgürlük projesinin zemini olabilir. Nükleer Santraller, HES’ler, ormanların talanı, endüstriyel kirlilik, madencilikle süren doğa yıkımı, tarihi alanların yok sayılması gibi başlıklarla süren mücadele kentlerde özgürlük alanları oluşturma, kültürel alanlara sahip çıkma, kent politikalarında halkın etkin ve doğrudan katılımı başlıklarıyla omuz omuza yürümektedir.

Topraklarımızda süren mücadelenin özgürlük talepleri, her türlü ırkçı, faşist, cinsiyetçi, türcü anlayışa karşı set olacak biçimde büyütülmeli. Bu açıdan kentte özgürlük alanları, yaşam odakları kurmak için harekete geçme vaktidir.

Ethem Sarısülük Parkı ve Yaşam Alanı bir imece olarak inşa edilecek ve içinde kültürel, sanatsal bir atmosferin oluştuğu bir çatı olacaktır. Yaşam alanları, kapitalist kentlerin yabancılaşmış, liberal bireyselci, umutsuz, insansız, doğasız kültürüne karşı yeni bir “hayat” fikrinin de geliştiği odaklardır.

Ethem Sarısülük Yaşam Alanı İnsiyatifi
Gerçekleştirilen basın açıklamasının ardından Ethem Sarısülük Yaşam Alanı'nın bütün aktivistler söz verdikleri üzere Ethem'in izinden giderek ODTÜ direnişine destek vermek üzere ODTÜ'ye yola çıktılar.