Gezi eylemlerine katıldıkları için tutuklanan ondört kişinin bugün görülen duruşmasında tutukluluk hallerinin devamına karar verildi
Gezicilerin ilk duruşması görüldü
Gezi eylemlerine katıldıkları için haklarında dava açılan ve onüçünün tutuklu yargılandığı ondört kişinin ilk davası 10 Eylül'de görülmeye başlandı.
İzmir’deki Gezi Parkı Direnişi'ne destek verdikleri, polise görevini yaptırmamak için direnme, kanuna aykırı yürüyüşlere silahsız katılarak ihtara rağmen kendiliğinden dağılmama ve silahlı terör örgütüne üye olmaktan yargılan tutuklu onüç kişinin ve tutuksuz yargılanan bir kişinin ilk duruşması İzmir Adliyesi 12. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Ondört kişinin ilk duruşmaları 3 farklı oturumda gerçekleşti.
Sabah gerçekleşen ilk duruşmada tutuklu yargılanan Akgül Irgat ile tutuksuz yargılanan Deniz Dilli’nin davaları görüldü. Aygün Irgat’a iddianamedeki suçlamalar hakkında ne dediği soruldu: Irgat, “Hakkımda belirtilen suçlamaları kabul etmiyorum. İllegal bir örgütün çağrısıyla Gezi Eylemlerine katılmadım. Vicdani sorumluluğumla katıldım. Taş atmadım. Yasal bir protesto eylemine katıldım” dedi.
Duruşmada sanıkların avukatı Dinçer Çalım, tutuklu yargılanan Akgül Irgat’ın üyesi olduğu iddia edilen Devrimci Sosyalist İşçi Hareketi isimli örgütün silahlı bir eylemi olmadığını bundan dolayı yakın tehlike olmadığı için Irgat’ın serbest bırakılmasını istedi. Ancak mahkeme heyeti, delilerde bir değişiklik olmadığı gerekçesiyle Akgül Irgat’ın tutukluğunun devamına karar verdi.
Adliye önü eylem alanı

Mahkeme heyetinin kararını protesto eden tutuklu yakınları ve izleyiciler salonu "Bedel ödedik bedel ödeteceğiz!", "Katil devlet hesap verecek!", "Faşizme karşı omuz omuza!", "Her yer Taksim her yer direniş!", "Her yer Mamak, her yer direniş!", "Bu daha başlangıç mücadeleye devam!" sloganları eişliğinde alkışlarla terk etti.
Adliye çıkışında yapılan açıklamalarla da karar protesto edildi. Burada yapılan konuşmalarda mücadelenin sürdürülmesi gerektiğine değinildi. Ayrıca mahkemeyi izleyen CHP İzmir Milletvekili Musa Çam ise, "Elikanlı katillerin dışarıda serbest bir şekilde dolaştığını ancak özgürlük ve demokrasi isteyen gençlerin hukuksuzca yargılanmaya devam ettiklerini” dile getirdi. Çam, "AKP Hükümeti'ne karşı daha güçlü mücadele" çağrısında da bulundu.
Duruşma öncesi tutuklu yakınları ile sendika, meslek odaları, siyasi partiler ve demokratik kitle örgütlerinin temsilcileri açıklama yaptı. Açıklama Gezi eylemlerinde son olarak Antakya'da yaşamını yitiren Ahmet Atakan için de “Ahmet’in katili, AKP’nin polisi!” ve “Hepimiz Ahmet’iz öldürmekle bitmeyiz!” sloganları da atıldı.
Kitle adına açıklamayı okuyan Eğitim Sen İzmir 3 Nolu Şube Yöneticisi Aydın Arı, devletin ve AKP iktidarının baskı politikalarına, hukuksuzluklarına karşı özgürlük, demokrasi ve adalet talebiyle Gezi eylemlerinde ülkenin dört bir yanında milyonların sokaklara döküldüğünü hatırlatarak, “Davada yargılananların tam olarak belirlenemedikleri fotoğraflar kanıt olarak gösterilmektedir” dedi. Arı, açıklamasını Gezi Direnişi'nde tutuklanan başta öğrenciler olmak üzere tüm tutukluların serbest bırakılmasını ve eylemlerin suç olarak değerlendirilmemesi istediklerini belirterek bitirdi.

Eğitim-Sen 3 nolu Şube başkanı Abdullah Yasa da konuşmasında, "Dün gece Antakya'da katledilen Ahmet arkadaşımız için bu akşam Alsancak Kıbrıs Şehitleri ne Sevinç Pastanesi önüne çağırıyoruz. Tuzluçayır'da yaşanan saldırılar ve katliamda yaralananlar için Gezi' de şehit düşen direnişçiler için tüm İzmir'i sokağa çağırıyoruz" ifadesini kullandı.
Açıklamaya katılan CHP milletvekillerinden Bülent Tezcan bir devletin kendi geçlerine bu kadar sistematik işkence uygulamayacağını söyleyerek tüm baskılara rağmen Gezi ruhunun baskın geleceğini dile getirdi. Tutuklu aileleri de açıklama yaparak evlatlarının serbest bırakılmasını istedi.
Kısa süreli bir gerginlik yaşandı
Duruşmanın öğleden sonraki oturumunda polisle tutsakları desteklemek için adliyeye gelenler arasında gerginlik yaşandı.
Gerginlik, daha önce Gezi Direnişi nedeni ile tutuklanıp serbest bırakılan bir destekçinin gözaltına alındığı esnada kendisine işkence yapan polisi görmesi ile Adliye içinde başladı. İşkenceci polisle yaşanan gerginliğe dışarda bekleyen çevik kuvvet polisleri de binaya girerek müdahil olmaya çalıştı. Adliye önünde bekleyen destekçiler de polisi engellemeye çalıştı. Bu esnada polisle kısa süreli arbedeler yaşandı.
Daha sonra durum normalleşti. Saat 17.00 civarında karar için duruşmaya ara verildi.
Verilen aradan sonra karar açıklandı. Tutsakları desteklemek için adliyede bulunan işçi ve emekçiler tahliye kararı beklerken mahkeme her zamanki keyfi tutumu ile bir kez daha konuştu: Tutukluluk hallerinin devamına...
Karar karşısında duruşma salonu ve dışarıda bekleyen destekçilerden hiç susmayan sloganlar yükseldi. Karar öfkeyle protesto ediliyor.
Adliye'nin önünde duruşmanın 3.oturumunu bekleyen destekçiler şu anda bir basın açıklaması yapıyor. Forumlar adına yapılan açıklamada tutuklamaların dayanaktan yoksunluğuna değinilip, Kırıklar F Tipi hapishanesinde yaşanan hak ihlallerine değiniliyor.