Ben Ahmet... Dün gece Abdullah’ın ailesini düşünüyordum, acısı sızlatıyordu içimi... Attığım her taş o kinle fırlıyordu elimden... Doğan güneşi katledilen kardeşlerimin yanında karşılayacağımı düşünmemiştim dün gece... Güneşi getirmek isterken sabaha, güneş olup açacağımı düşünmemiştim üstünüze...
Ben Ahmet... Dün gece siz uykudayken öldürüldüm...
Sabahın aydınlığını taşıyabilmek için çıkmıştım sokağa... Abdocan gibi soluk soluğa, Ethem gibi dişe diş, Mehmet gibi kararlı, Ali gibi zaptedilmez, Medeni gibi bitimsiz bir kavgaydım dün gece sokaklarda...
Ben Ahmet... Başımdan gaz fişeğiyle vurdular beni...
Ethem gibi düştüm yere... Hala oluk oluk kanıyor yaram... Abdocan’ın çok uzağında değil düştüğüm yer, göz kırptık birbirimize düştüğümüz yerden.
Ben Ahmet... Yanıbaşınızda öldürülen kardeşiniz Ahmet...
Gözünüzün önünde dağıldı kafam... Kameralarda kaydedildi ölümüm benim de... Ethem gibi, Ali İsmail gibi saklamaya çalışıyorlar katledilişimi... Oysa düştüğüm yerde duruyor etimden parçalar...
Ben Ahmet... Dün gece Abdullah’ın ailesini düşünüyordum, acısı sızlatıyordu içimi, öfkesi biliyordu kinimi.. Attığım her taş o kinle fırlıyordu elimden...
Ben Ahmet... Doğan güneşi katledilen kardeşlerimin yanında karşılayacağımı düşünmemiştim dün gece... Güneşi getirmek isterken sabaha, güneş olup açacağımı düşünmemiştim üstünüze...
Sakın üzülmeyin benim için!.. Dost sıcaklığıyla, gülen gözleriyle karşıladı beni ölümsüzleşenlerimiz..
Yüreğimiz yanınızda bilin bunu!..
Unutmayın bizi, unutmayın nasıl öldürüldüğümüzü! Bekliyor olacağız katillerimizden hesap sorduğunuz günü...
Ben Ahmet... Ahmet Atakan... Bayrağı devrettim size 22 yaşımda... Ethem’le, Ali’yle, Mehmetle, Abdullah’la, Medeni’yle aynı rüyaya kapadım gözlerimi...