Sıranın çocukların hayal dünyasına el koymaya gelmesidir asıl tehlikeli olan, gri merdiven zihniyetini bir çocuk kanalında, dayatmaktır asıl tehlikeli olan
Asıl tehlikeli olan sizsiniz!
"Diğer çizgi filmlerde hayal ürünü varlıklar, uçanlar, kaçanlar, uzaylılar, doğaüstü yaratıklar var. Bu çocuklar için tehlikeli" demiş TRT Genel Müdürü, ne denir ki şimdi bu sözlere?
Her şey bir hayalle başlar desem olur mu acaba? Misal, alsa bir zaman makinesi sizleri götürse, Osman'dan başlayarak padişahların huzuruna çıkartsa tek tek? Hayır zaten kafa oralarda bi yerlerde takılı kaldığı için hiç yabancılık çekmezsiniz. Mis gibi ecdat işte.
(Padişahların hayatını anlatan çizgi filmler yapacaklarmış. Âlâ! Âlââ.. Aslında belki de çekirdekleri alıp bekleme zamanıdır, bakalım çocuklarını boğdurtan padişahları nasıl anlatacaklar çocuklara? Harem hayatını, kadınların köle gibi alınıp satılmasını, cariyeleri, çok eşliliği nasıl anlatacaklar? Katliamları nasıl anlatacaklar acaba çize çize?)
Hani bir değerli Bakan "bizden mucit çıkmaz" diyordu ya, hani bizden eser miktarda bilimkurgu yazarı çıkıyor ya, hani her dizimiz yabancı bir dizinin çakması, uyarlaması, yandan yemişi oluyor ya, hani yaratıcılık sıfır, hem zaten günah ya? Artık sayenizde beynimizin kalbimizin anlayışımızın pencereleri bir bir kapanıyor ya hayal eksikliğinden? Hani artık zaten hayallerimiz izinli, düşlerimiz sınırlı sorumlu ya bizim..
Hani her müthiş icadın altında, mutlaka bir insan evladının o muazzam hayal gücü olur ya, hani sinema, büyülü fener, beyaz cam, üç boyutlu görüntüler, hani ilk defa uzay filmlerinde görüp beğendiğimiz kendi kendine açılan kapılar, uçan arabalar, ışınlanmalar? Hani olur ya, bir gün ışınlandığımızda bir yerden başka bir yere, hayaldi bu, zararlı! mı diyeceksiniz?
Ama bi şey hatırlatayım size, o TRT ekranlarında biz Uzay Yolu'nu izledik, Uzay 1999'u izledik. Hayal kurmayı öğrenmeye başlamıştık emekleye emekleye. Ezberci eğitim sistemine inat, uçan kaçan kahramanlarla, düşe kalka öğreniyorduk "yaratıcılığı", ki asıl mesele de bu galiba?
Hani çocukların daha hadım edilmemiş düş gücü var ya, hani o el değmemiş, daha ayıplarla günahlarla yasaklarla yolunmuş tavuğa benzetilmemiş düşler, hayaller ve diğerleri var ya? Dokunmayın onlara! Çok ezberlerden geçtik biz, çok sansürler baskılar gördük ama böyle tüy dikenini görmedik. Tüy de tüy olsa bari.. boz gri dumanlı isli bir tüy!
Kime söylüyorum ki? Adam çıkmış uzaylı yarattıklar var uçuyo kaçıyo böyle zararlıdır bunlar demiş. Niye diye sorsan işte eyle'den başka cevap alamazsın. Neden diye sorsan, sana kalkıp da çünkü biz çocukların beynini yüzyıllarca aç kalmış zombiler gibi yiyip yutacağız diyecek hali yok ya.
Hakikaten çok merak ediyorum NEDEN diye ısrar etsen, çünkü biz çocukların hayal kurabilen, merak edebilen, düşünebilen, sorgulayabilen yetişkinler olmasını istemiyoruz, gördük yetişmişlerini, uymaz bize.. kafalarını anlı şanlı ve çoook gerçeekk tarihimize gömsünler ve orada kalsınlar, birer düz adam ve düz kadın olsunlar demeyecek.
O değil de, insan bu alemde hayal ettiği müddetçe yaşarmış Müdürüm. Çok şey kaybetmişsiniz, kaybediyorsunuz. Keşke bir boş vaktinizde Dune serisini alıp okusanız, keşke Vakıf ile tanışsanız, keşke her şeyi bi yana bırakıp işe Jules Verne ile başlasanız.. ve keşke bunları hakikaten hiç okumamış, duymamış olsanız. Okuyup da zararlı bunlar! demenizdir çünkü, asıl tehlikeli olan.
Sıranın çocukların hayal dünyasına el koymaya gelmesidir asıl tehlikeli olan, gri merdiven zihniyetini bir çocuk kanalında, eğitim diye, eğlence diye bakın biz de para verdik yaptık diye dayatmaktır asıl tehlikeli olan. Çocukların düşlerine, hayal kahramanlarına sefer emri çıkarmaktır asıl tehlikeli olan. Herkesin yaşamına, yatak odalarına varana kadar karıştınız, müdahale ettiniz, çocukları oyundan uykudan alıp sıralara dizdiniz. Bari hayal dünyalarını rahat bırakın. Uçan kaçan kahramanlarını, uzay maceralarını rahat bırakın.
Ya da şu ışınlanma bulunsun artık ve biz çekip gidelim hayalin ve hayal kahramanlarının zararlı bulunmadığı bi yerlere.
Işınla bizi Scotty!
Radikal Blog