İstanbul'da OHAL

Bu barbarlık düzenin yok etmeye doğru mayalanan bu isyanı durduramayacaksını!..

GÜNCEL
Cumartesi, 14 Eylül 2013 (13 yıl 1 ay önce)

İstanbul, İstanbul’un Kadıköy'ü, Sarıgazi'si, Gazi'si günlerdir akşam saatlerini yoğun polis ablukası, saldırı ve tacizleriyle geçiriyor.

Sadece İstanbul mu? Türkiye’nin Ankara'sı, Adana'sı, Antakya'sı, İzmir'i, Eskişehir'i, Mersin'i, Denizli'si, Bursa'sı… Türkiye’nin bellibaşlı kentleri Eylül’e, dozu giderek yükselen polis terörü ve artık neredeyse rutinleşmeye başlayan OHAL uygulamalarıyla girdi.

Vali Mutlu’nun ağzından dökülen “Eylül sükutla geçecek!” sözlerinin arkasında bu hazırlıkların yattığı anlaşılıyor.

Bu noktada akla “işin içinde yoksa sinsi bir provokasyon mu var” sorusu da takılıyor. Öyle ya, aylardır bir “Eylül korkusu” yaşayan rejim, neden tam da Eylül'ün başında ODTÜ ve Tuzluçayır gibi tepki göreceği kesin olan kaynama noktalarının sinir uçlarına dokundu?.. İşin bu yönünü de gözden kaçırmamak gerekiyor. Ancak bunun karşılığı “aman uslu duralım yoksa provokasyona gelmiş oluruz” sinikliği ve teslimiyetçiliği değil ve olamaz elbette.



Valisi de bilmem nesi de halen anlayamamış; özgürlük çığlığı bir kere koptu! Hem de gırtlaklara öyle kolay kolay yeniden düğümlenmemecesine… O nedenle bu abluka, bu gazlar, plastik mermiler, cinayetler, tacizler, bu terör, bu riyakarlık onun şiddetini arttırmak dışında neye yarar? Yaramıyor işte ve yaramayacak!..

AKP sözcüleri ve rejim yalakalarının “dış mihraklara”, “marjinal gruplara” malettikleri isyan, Eylül’de Kadıköy sokaklarından yükselen tencere tava sesleriyle, sokaklarını işgal eden polise “defol” haykırışlarıyla “ben halkım” demekteki inadını sürdürüyor.

Tıpkı Tuzluçayır’da, Dikmen’de, Antakya’da ve diğer yerlerde olduğu gibi…

Hayallere bile sınır koymaya çalışan bu küstahlığa, sömürü ve zulmün karanlığına kesmiş bu barbarlık düzenine sınır koymaya; sınır koymak ne demek yok etmeye doğru mayalanan bu isyanı durduramazsınız, Durduramayacaksınız!..

Vali Mutlu soytarısı “Kadıköy halkının rahatsızlıklarından” bahsediyor, “Kadıköylülerin rahatsızlıklarını, üzüntülerini paylaşıyorum” demagojisi yapıyor. Sonra da Kadıköy'ü her akşam polis ablukasına alarak burjuva devletin üzüntü ve anlayışının ne menem bir şey olduğunu yeniden kanıtlıyor!



Vali’nin Haziran günlerindeki tweetlerini, açıklamalarını hatırlayın; o “anlayışlı” tweetlerin, açıklamaların ardından nelerin geldiğini de...

Kadıköy’de revir basan, insanları ara sokaklarda sıkıştırarak linç eden, tüm bir Kadıköy’ü gaz bulutuna boğan polis, Vali’nin bu içerikteki konuşmalarının kodlarına hakim olduğu için anında görev çıkararak Kadıköy’ü OHAL uygulamalarıyla yola getirmeye çalışıyor! Kolay mı göreceğiz!

Dün (13 Eylül) yine saat 19:00’dan başlayarak Boğa Heykeli ve civarını, Rıhtım’ı, Bahariye’yi polis çemberine alarak artık çok yakından tanıdığımız burjuva ikiyüzlülüklerini, hilekarlıklarını, manda gönüne dönmüş yüzsüzlüklerini bir kez daha kustular.

Kadıköy’de günlerdir OHAL var!

Yoldan geçenler çevriliyor, kimlik kontrolü ve üst araması yapılıyor. Kadıköy yola getirilmeye çalışılıyor! El mi yaman bey mi göreceğiz!..