Dün gece Kadıköy'de estirilen polis terörü basın emekçilerine de tartaklama-taciz-gözaltı saldırısı olarak yansıdı
Polisin Kadıköy’de günlerdir estirdiği terör dün gece "Eylül'de gel!" etkinliğinden sonra da sürdü ve basın emekçilerine dönük saldırılarla birleşti.
Önceki günlerde de basını taciz edip, işini yapamaz hale getirmeye çalışan polis dün gece şirazeyi hepten kaçırarak muhabirleri tartakladı, gözaltına aldı, gözaltına alırken de fiziki saldırıda bulundu.
Bu saldırıda, polisin Bahariye Caddesi üzerinde bir grup genci tartaklayarak gözaltına almaya çalışmasını görüntülemeye çalışan İMC TV muhabiri Gökhan Biçici ve yine Boğa’da oturan insanları dağıtmaya çalışırken görüntülemek isteyen Kızıl Bayrak Gazetesi muhabiri Mehmet Ali Karabulut tartaklanarak gözaltına alındılar. Anadolu Ajansı muhabirine de görüntü almaya çalıştığı sırada kimlik kartı soruldu.
Polisin basın emekçilerine dönük saldırıları bunlarla da sınırlı kalmadı. Muhabirimize de görüntü almak için çıktığı bir platformun üzerindeyken fiilen sataşıp, lümpence sözler sarfettiler. Aslında alanda bulunan başka basın emekçileri de benzer saldırılara maruz kaldı.
Gökhan Biçici’nin gözaltına alınması kalabalık bir basın emekçisinin gözü önünde gerçekleşmesine rağmen tartaklamayı sürdürdüler. Biçici’yi avukatı gelene kadar Kadıköy Halk Eğitim Merkezi’nin bahçesinde tutup daha sonra Rıhtım’daki karakola götürüp serbest bıraktılar.
Aynı dakikalarda Boğa’nın bulunduğu meydanda da Kızıl Bayrak muhabiri Mehmet Ali Karabulut’u gözaltına aldılar. Karabulut, polisin insanları taciz ederek toplanmalarını engellemesini, hatta meydanda oturmalarına izin vermemesini görüntülemek isterken tamamen keyfi bir şekilde engellenerek gözaltına alındı, tartaklanarak yere yatırıldı, kafasına ve kollarına basılarak ters kelepçe takıldı.
Polis aracına da bindirilirken darpedilen Karabulut, karakola götürülmeden önce Numune Hastanesi'ne götürüldü, hastaneden de darp raporu alan Karabulut, sabah çıkarıldığı Kartal Adliyesi’nden serbest bırakıldı.
Karabulut, nezarethanede eli sopalı-satırlı sivillerden birinin de olduğunu, bu kişinin üzerinde sapan-bilye ve bıçak bulunduğunu ve "Biz eylemlerde polisin yapmadığı şeyi yapmaya geldik. PKK bayrağı açanlara yapılması gerekeni yapıyoruz. Beni bu yüzden aldılar" dediğini ve ifadesinin bile alınmadan karakoldan serbest bırakıldığını anlattı.