Poyraz Tekstil'de aynı hikaye!

Tekstil sektöründe sıkça karşılaştığımız hikayelerden biri de Sancaktepe'de bulunan Poyraz Tekstil diğer adıyla Kardelen Tekstil'de yaşanıyor

GÜNCEL
Cuma, 20 Eylül 2013 (13 yıl 1 ay önce)

Sancaktepe girişinde bulunan Poyraz Tekstil'de (Şimdiki adı Kardelen Tekstil) bu sektörde sıkça karşılaştığımız hikayelerden biri yaşanıyor. Yine bir iflas hikayesi, yine hacizle makinelere el koyma girişimi, yine alınamayan işçi ücretleriyle birlikte bir anda işsiz kalan iki yüze yakın işçi!

İşçilerin anlatımıyla 3 ayda bir isim değiştiren firmanın şimdiki ismi Poyraz (TK Tekstil)! Poyraz Tekstil, Zara’ya üretim yapan Genç Tekstil Firması’na fason iş yapıyor. Şu anda Genç Tekstil’e olan borçları nedeniyle icralık durumda. Genç Tekstil borçlarını tahsil edemeyince icra kararı çıkarmış. Dün gece bu karar nedeniyle icra memurları makineleri ve malları çıkarmak üzere fabrikaya gelince 3 aydır ücretlerini alamayan işçiler buna engel olmuşlar.

İflas değil sermaye aktarımı var!
Hikayenin görünen kısmı bu olsa da işçilerin anlatımına göre aslı bambaşka. Pekçok iflas hikayesinde olduğu gibi bu hikayede de iflas değil, sermayenin başka sektörlere kaydırılmasının sözkonusu olduğunu söylüyorlar. Poyraz’ın sahibi Şener Alkaşı’nın yakın bir dönemde kalem ve inşaat sektörüne yatırım yaptığını, bu alanlarda ortaklıklara giriştiğini belirtiyorlar.

İcraya gelen aslında ortak!
Bu ortaklıkların da şimdi alacaklıymış gibi göründüğü Genç Tekstil ile olduğunu öfkeyle anlatıyorlar. Kısacası ortada bir iflas değil sermeyenin yer değiştirmesi ve merkezileşmesi için yapılan bir hile var!

Fabrika önünde bekleyen işçiler patrona ulaşamadıklarını söylerken, bugüne kadar hangi koşullarda çalıştıklarını anlatıyorlar. Hemen hepsi sigortasız çalışıyor. Patron 3 ayda bir giriş çıkış yaptırdığı için hiçbir yasal haktan yararlanmaları da mümkün değil! Ne sigorta, ne tazminat… Fabrikada daha çok kadın işçiler ve 18 yaşın altındaki çocuk işçiler çalışıyor. Denetçiler geldiklerinde bunlar hızlıca dışarı çıkarılıyor ya da yalan söylemeleri için baskı yapılıyormuş!

12 yıldır o binada üretim yapan fabrika şimdi kapatılıyor. İşçiler herhangi bir örgütlenme deneyimine sahip olmadıkları için ne yapacaklarını bilemez halde bekliyorlar. Makineleri vermemeleri ve fabrika önünde bekleyişe geçmeleri nedeni ile patronun adamları tarafından tehdit edilmişler. “Sedat Peker’in adamlarını size saldırtırız” denilmiş. “Hiçbir yasal dayanağınız yok elinize bir şey geçmez başınızı belaya sokmayan” denilerek evlerine gitmeleri zorlanmış.

Bu tehditlere rağmen fabrika önünde bekleyen işçiler içeriye girip makineleri bekleme, vermeme eğilimini kaybetmemişler. Özellikle kadın işçilerin bu konuda daha kararlı bir duruşa sahip oldukları ilk bakışta anlaşılıyor. Ücretlerini alana kadar fabrika önünden ayrılmayacakları da…

Sınıfın önemli bir parçası olan tekstil sektöründeki diğer örneklerde olduğu gibi Poyraz Tekstil’de de insanı çarpan en önemli şey işçi sınıfının örgütsüz, dağınık halinin vahşi sömürü çarkının işlemesinde nasıl bir rol oynadğını tüm çıplaklığı ile görmesi oluyor. Sınıfı örgütleme sorumluluğunun ne kadar büyük olduğunu anlaması...