Konserden spotlar

'Her yer Taksim, her yer direniş', 'Faşizme karşı omuz omuza!' diyen yoldaşlar hoşgeldiniz

GÜNCEL
Pazar, 22 Eylül 2013 (13 yıl 1 ay önce)

Sabah erken saatlerde Ankaraya gelen aileler Ethem yoldaşın anası, anamız Sayfı anayı ziyaret edip sabah kahvaltısını birlikte yaptıktan sonra öğlen EMO’da verilecek olan yemeğe katıldılar. Buradan da '78’liler Federasyonu'nun düzenlediği 12 Eylül Utanç Müzesi'ni ziyaret ettiler.

Her şeyden önce evlatlarının özel eşyalarının bulunduğu bölüme geçtiler burada yoğun duygu seli yaşandı. Analar evlatlarının eşyalarını görünce gözyaşlarını tutamadı. Daha sonra kahveler içilip sohbet edildi. Bir süre sonra konserin yapılacağı Anadolu Gösteri Merkezi'ne doğru yola çıktılar.

Konsere ilgi çok yoğundu binlerce emekçi salonu dolup taşırdı. Ailelerin konser salonuna geçmesi ve teknik sorunun halledilmesi üzerine açılış konuşmasıyla etkinlik başladı.

Dayanışma Konseri'nin sunuculuğunu Pınar Aydınlar ve Gökhan Ulushan üstlendi. Pınar Aydınlar açılış konuşmasında şunları söyledi:

Bugün kimliğimize, tercihlerimize, dilimize, anlayışımıza, inancımıza, coğrafyamıza, özgürlüklerimize, örgütlülüğümüze 'kentsel dönüşüm' adı altında talan edilen mahallemize, yuvamıza yapılan saldırılara, halklar üzerine yağan bombalar, katliamlar; devrimcilere, sosyalistlere, Kürtlere, komünistlere, Alevilere, Ermenilere yapılan imha ve inkar politikalarına karşı sınıfsız, sömürüsüz bir dünya için bedenlerini, yüreklerini barikatlarda siper eden tüm yoldaşlarımızın yol arkadaşlarına selam olsun.

Aynı İbrahim, aynı Mahir, aynı Deniz, aynı Mazlum ve tüm devrimci değerlerimiz gibi Ethem’in, Mehmet’in, Abdullah’ın, Medeni’nin, Ali İsmail’in, Ahmet’in yol arkadaşları, '84 Ölüm Orucu şehitleri Haydar, Apo, Mehmet Fatih, Hasan’ın dava arkadaşları, aileleri, sevenleri bu birlikteliğe yürek oldunuz, öncü olduğunuz için var olun yoldaşlar. 'Her yer taksim, her yer direniş' diyen, mücadelenin Anadolu’nun dört bir yanına tohumlarını serptiği ve daha 'Bu bir başlangıçtır' diyen yoldaşlar 'Faşizme karşı omuz omuza!' şiarıyla birlik ve dayanışma etkinliğimize hoş geldiniz.
Devrim kavgasında ölümsüzleşenler için bir dakikalık saygı duruşuna geçildi.

Saygı duruşu sırasında sunucumuz Gökhan Ulushan “Daima ümitli şeyler düşüneceğiz” şiiriyle saygı duruşunun ardından aileleri sahneye davet etti.

Aileler için en öndeki koltukların ayrıldığı konserde, sahneye çağrılan aileler kısa konuşmalarla salondakileri selamlayıp dayanışma konseri düzenleyenlere teşekkür ettiler. Saldırılar karşısında yılmayacaklarını belirten aileler, “Biz bir çocuğumuzu kaybettik, görüyoruz ki binlerce çocuğumuz daha var geride” diyerek, birlik mücadele ve dayanışma mesajları verdiler.

Daha sonra sahneye konuşmasını yapmak üzere BDP İstanbul Milletvekili Sırrı Süreyya Önder çağrıldı. Yaptığı kısa ama coşkulu konuşmasında söze, yaşamını yitirenlerin hesabının sorulacağını vurgulayarak başladı.

Önder sözlerine şöyle devam etti:
Bunun için söz veriyoruz. Bu ülkede ‘hayata dönüş’ diye çocuklarımızı hayattan kopardılar. Bu zulümleri yapanlar bugün çocuklarından utanıyor. O dönemde medya alçakça yayınlar yapıyordu. Türkiye halklarına sesleniyorum; Yanyana duralım. Ancak bu şekilde başarıya ulaşabiliriz.
Daha sonra İhsan Eliaçık da kısa bir konuşma yaptı.

Ardından Şebnem Sönmez sahneye davet edildi. Şebnem Sönmez: “Başından beri direnişin içindeyim, bir gün bile korkmadım ve titremedim. Ama bu gün acılı anaların karşısında titriyorum. Varolun, var olun ki beraber olalım, mücadele edelim, hesap soralım” dedi.

Aylin Nazlı Aka ise birleşerek kazanmanın önemini vurguladı.

Daha sonra Ege'nin o barışçıl sesini sazıyla harmanlayan sanatçı dostumuz Tolga Çandar sahneye davet edildi. Tolga Çandar'dan sonra yeniden sahne alan Pınar Aydınlar, “Ben şimdi diyorum ki, buna inanmak gerek...” diye başlayan şiiri okuduktan sonra bir de parça söyledi.

Her geçen gün asimilasyon politikalarının yoğunlaştığı son süreçte Cami-Cemevi projeleriyle devletin kendi Alevisini yaratma politikalarına karşı onurlu bir duruş sergileyen emekçi sanatçımız Tolga Sağ sahne aldı.

Kadını yok sayan, kimliği üzerinde hak iddia eden, muhafazakarlık adı altında her geçen gün yeni bir kadın katliamına sebep olan, kaç çocuk yapacağından kürtaj hakkına kadar kadınlara pervasızca saldırmayı kendine hak bilenlere karşı devrimci sanatı, kadının özgürleşmesini ezgileriyle yüreklerimize taşıyan dostumuz Sevinç Eratalay sahneye davet edildi.

Eratalay'dan sonra Anadolu coğrafyasının bütün renklerini ezgileriyle buluşturan 'Kırmızı Gül Demet Demet’ten 'Elhoji’ye, 'Leylim Ley’e Yasemin Göksu geldi sahneye.

Dağların şarkısını söylemek üzere Grup Munzur bize katıldı. Grup Munzur, aileleri selamladıktan sonra söyledikleri parçalarla coşkulu bir dinleti sundu.



Çok uzaklardan gelerek aramıza katılan Mehmet Celal, kavganın ve umudun şairi Adnan Yücel'in şiirlerinden yaptığı bestelerle kitleleri coşturdu.

Daha sonra, Ethem yoldaşın en çok sevdiği parça olan “Dönmem, dönemem geri” parçasını besteleyen, Ethem'in yoldaşı Tural Aslan bizlerle birlikte oldu.

Tural Aslan’dan sonra İlkay Akkaya sahneye davet edildi. İlkay Akkaya, yüreğimizi derinden etkileyen parçalarıyla konsere gelenleri coşturdu.



Ankara Forumları adına söz alan bir arkadaş, “23 Eylül Pazartesi sabah saat 09.00'da Adliye önünde olmalıyız” diyerek Ethem yoldaşın duruşması için çağrıda bulundu.

Gençlerin beğenisi ve yoğun ilgisiyle karşılanan Bandista parçalarını söyledikten sonra konser etkinliğimiz sona erdi.

Teknik aksaklıklar nedeniyle yaklaşık bir saatlik bir gecikmeyle başlayan konser saat 22.30’da sona erdi. Başından sonuna kadar yoğun ilgi ve katılım vardı. Özellikle aileler ve analar, çok yorgun olmalarına rağmen sonuna kadar bizimle birlikte oldular.



Konsere ve ailelere destek olmak, Lice’den Gezi Direnişi'ni ve tüm halkların direnişini selamlamak, halkların kardeşliğini göstermek için daha önce Lice'den İstanbula yürüyüş yapan Kürt gençleri de sahneye çıkarak ailelerin yanında olduklarını, acılarını paylaştıklarını, kazanana kadar vazgeçmeyeceklerin dile getirdiler.