TOMA'lardan suyla birlikte “oleoresin capsicum” isimli bir kimyasalın sıkıldığı, bu maddenin öldürücü etkiye sahip olduğu resmen belirlendi
Giderek hayatımızın bir parçası olmaya başlayan TOMA’lardan sıkılan tazyikli suyun kimyasal katkılı olduğu resmi belgelerle kanıtlandı.
Birçoğumuzun vücuduna değdiği anda dayanılmaz bir yanma hissi, kızarıklık ve kasılmalar yarattığını deneyimlediğimiz bu suyun, öldürücü etkiye sahip bir kimyasalla birlikte sıkıldığı Adli Tıp Kurumu’ndan alınan bir raporla belgelendi.
Cumhuriyet Gazetesi’nden Sinan Tartanoğlu’nun haberine göre, CHP Adana Milletvekili Ümit Özgümüş, 8 Eylül’de Adana’da yapılan protesto gösterilerinde TOMA’lardan sıkılan su nedeniyle hastanelik olan bir eylemcinin gömleğini, TOMA’lar müdahale ederken çekilmiş bir görüntüyü ve yaralının vücudunun kızararak kasılma nöbetleri geçirdiğini anlatan hastane raporunu Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi’ne götürdü.
Özgümüş, bu kanıtlarla birlikte benzer pekçok deneyimin yaşandığını belirterek sıkılan suyun içeriğinin araştırılmasını talep etti.
Adli Tıp Anabilim Dalı’nın toksikolojik analizi sonucunda hazırlanan raporda, gömlekteki “oleoresin capsicum” maddesinin suda çözünmediği, sadece metanol, aseton, kloroform vb. çözücülerde çözüldüğü belirtildi.
Yani “Oleoresin capsicum” maddesi suda çözülemediği için suyun üzerinde kalıyor. Özgümüş’ün de belirttiği gibi bu durumda TOMA’nın sıktığı su kimyasallı su değil! Çünkü suyun üzerinde kalan bu madde sudan bağımsız olarak direk sıkılmış oluyor!
Raporda vücutları bu kimyasala maruz kalan insanların sayısız semptonla birlikte ölebileceği de belirtiliyor: “Bunların gözlerde yanma, yaşarma, blefarospazm (gözkapağında kontrol edilemeyen kas kasılması); solunum yollarında burun, boğaz yanmasından öksürük krizi ve nefes darlığına, apne nöbetine; ciltte yanma ve ağrı hissinden akut ağrılı eritemaya (çok ağrılı, kızarık, sert şişlik), hatta bazı olgularda ölüme neden olduğu…”
TOMA’larla müdahaleyi “toplumsal olaylarda ölüm riski en az olan müdahale biçimi” olarak lanse eden, sipariş edilen onlarca TOMA’yı bu söylemle kabullendirmeye çalışan burjuva devlet ve sözcüleri bu rapordan sonra bakalım ne diyecekler.