Taraftar gruplarını da hedefe çakan burjuva hükümet, kirli yöntemleri de devreye sokarak toplumsal dinamikleri sindirmeye çalışıyor
Beşiktaş ile Galatasaray arasında oynanan derbi maçının uzatma dakikalarında beklenen oldu. Maçın 90+3 dakikasında Melo’nun kırmızı kart görmesi ve sahayı terkederken Beşiktaş taraftarına yaptığı hareketten sonra, 76 bin 127 kişilik rekor bir sayıyla izlenen maç tatil edildi.
Maçın tatil edildiği kararı öğrenildikten sonra tribünlerde yaşanan gerilim çığırından çıktı. Olimpiyat Stadyumu'nda “Allahu Ekber!” nidalarıyla “Her yer Taksim, her yer direniş!” sloganları birbirine karıştı; zaten hazır bekletilen çevik kuvvetin sahaya inmesi saniyeleri buldu ve ondan sonra film koptu!
Kısacası beklenen oldu. Maç öncesi oluşturulan provokasyon iklimi beklenen sonucu verdi. Dünkü Fenerbahçe-Elazığspor maçından başlayan bu hava bugün de polisin maç öncesi tacizleriyle zaten tırmandırılmıştı. Üstüne bir de tribünlere maç boyunca olup biteni kaydedip yeni yasaya göre “soruşturmalık durum var mı”yı tespit edecek dört savcı yerleştirilince, bu gerilimli hava iyice tırmandı. Buna bir de AKP’nin el çabukluğuyla oluşturduğu “1453 Kartallar” olarak isimlendirdiği sözümona tarftar grubunun irrite edici varlığını eklemek lazım.
Kısacası nerden baksan açık bir tezgahla karşı karşıyayız! Haziran İsyanı’nda yer almış tüm kesimleri olduğu gibi taraftar gruplarını da hedefe çakan burjuva hükümet, sadece yasal yaptırımlar, ablukalarla değil; kirli yöntemleri de devreye sokarak toplumsal dinamikleri sindirmeye çalışıyor.
Taraftar gruplarına yapılan savaş ilanı bugün doruk noktasına vardırıldı. Devlet resmi ve gayrı resmi yüzüyle artık tezgahlarını alenen kuruyor! Olaylar çığırından çıkmadan önce Gündoğdu Marşı’nı söyleyen Çarşı’ya polisi saldırtan savcılarla tansiyonu önden yükseltiyor, sonra provokasyon zincirinin diğer halkalarını hem de beceriksizce örüyor! O kadar ki artık tezgahın beceriksizliğini, aleniliğini bile umursamıyor!
Bu kendinden geçmiş ruh halinin en iyi özeti de Şamil Tayyar denilen yalakanın twitt'i oluyor: "Taraftar kılıklı çapulcular sahayı bastı! 'Her yer Taksim her yer direniş!' diye slogan atıyor! Şerefsizler... Federasyon çapulcu ve onlara destek veren kulüplere karşı ağır tedbirler almalı, Meclis gerekirse kanun çıkarmalı."
Kurulan tezgahın son derece yalın bir özeti olan bu sözler karşımızdaki sınıf düşmanımızın nasıl bir ruh hali içinde olduğunu gösterdiği kadar, önümüzdeki günlerde nelerle karşılaşacağımızın da somut ifadesidir.
Korku çıldırtır. Burjuva hükümet ve bilumun çevresi, korkunun çıldırtıcı etkisiyle nefes alıp veriyor. Boşuna değil!..