Bu isyanın çocukları

Katillerden hesap sorma bilinci ve ruhu mahkeme önlerine taşınmalı, o mahkeme salonları onlara dar edilmelidir!

GÜNCEL
Salı, 24 Eylül 2013 (13 yıl 1 ay önce)

DHA’dan Kemal Altan’ın haberine göre Gezi Direnişi döneminde Eskişehir’de sivil polislerin ve faşistlerin hunharca saldırısı sonucu beyin kanaması geçirerek 38 gün komada kaldıktan sonra ölümsüzleşen 19 yaşındaki Ali İsmail Korkmaz’ın ölümüyle ilgili olarak yargılanan sekiz sanık hakkında 'suç kastıyla kasten adam öldürmek' suçundan ömürboyu hapis cezası istendi.

Haberde şunlar söyleniyor:

Cumhuriyet Savcısı Hakan Ali Erkan tarafından 9 Eylül tarihinde Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığı'na teslim edilen ve onaylanıp Ağır Ceza Mahkemesi'ne gönderilen iddianame 2'inci Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi.

Mahkeme heyetinin, Cumhuriyet Savcısı Hakan Ali Erkan tarafından hazırlanan 21 sayfalık iddianameyi aynen kabul ettiği belirtildi.

Buna göre Ali İsmail Korkmaz'ın ölümüyle ilgili olarak tutuklu sanıklar polis memuru Mevlüt Saldoğan (41), fırıncı İsmail Koyuncu (35), akrabaları Ramazan Koyuncu (27) ve Muhammet Vatansever (32) ile pidecide çalışan Ebubekir Harlar'ın (20) yanı sıra, ifadeleri alınıp serbest bırakılan polis memurları Şaban Gökpunar (36), Hüseyin Engin (43) ve Yalçın Akbulut (36), 'suç kastıyla kasten adam öldürme' suçundan ömür boyu hapis cezası istemi ile yargılanacak.
Aynı haberde Ali İsmail’in katillerinin yargılanacağı duruşmanın tarihinin 1 ay içinde açıklanacağı belirtiliyor.

Ethem yoldaşın dünkü duruşmasında oynanan tiyatronun Ali İsmail’in katillerinin yargılanacağı davada da tekrarlanacağı gün gibi ortada. O kadar ki, daha duruşma tarihi bile açıklanmadan duruşmanın “başka bir ilde görülebileceği” önden duyuruluyor! Minareye kılıf da hazırlanmış: Ethem yoldaşın dünkü duruşmasında hazırladıkları mizansen!

Sözümona dünkü duruşmada yaşanan olaylar nedeniyle duruşma başka bir ilde yapılabilirmiş!!!

Biz bu oyunu Gazi Katliamı davasından ve başka sayısız katliam davalarından biliyoruz. İşçi ve emekçilerin vicdanında derin anlamlar taşıyan benzer davalarda olduğu gibi kendilerinin hazırladıkları tezgahlarla önce başta aileler olmak üzere davacılara, davalara katılanlara polis saldırtılır.

Sonra, hazırlanan bu kılıf için sıra minareye gelir: “Güvenlik nedeniyle dava başka bir ilde…” denir. Bu “başka il” de genellikle ailelerin bile gidebilmesinin oldukça zor olduğu bir yer olur. Gericilik birikiminin yoğun olduğu bir sosyal dokuya sahip olmalarına da ayrıca özen gösterilir! Kısacası davanın unutturulması için her şey yapılır!

Daha şimdiden hazırlanılan bu tezgaha izin verilmemelidir!..

Ali İsmail’in gencecik bedenine gözü dönmüş bir sınıf kiniyle saldıranlar bunun hesabını vermek zorundadır!

Hesabını burjuvazinin rezil mahkemeleri sormayacaktır! Onlar Ethem’in dünkü duruşmasında o çürümüş yüzlerini bir kez daha gösterdiler. Bu çürümüşlüğe haddini ancak geniş bir toplumsal tepkiyi konuşturarak bildirebiliriz.

O nedenle de bir halk isyanında ölümsüzleşenlerimizin katillerinin yargılanacağı duruşmaları bir halk isyanının ruhuyla sahiplenelim!

Onlar bu isyanın çocuklarıdır; hesapları da işçi ve emekçilerin en başta bu ruhla sahiplenmeleriyle sorulur.

Ali İsmail ve diğer ölümsüzleşenlerimizin katillerinden hesap sorma bilinci ve ruhu mahkeme önlerine taşınmalı, o mahkeme salonları onlara dar edilmelidir! Aksi, daha çok Ali İsmal'in, Ethem'in, Mehmet'in, Ahmet'in, Abdullah'ın, Medeni'nin ketledilmesine boyun eğmektir!

Bu bize yakışmaz!