İzmir Ege Üniversitesi'nde geçen yıl yapılan YÖK protestoları nedeniyle öğrenciler ve Alınteri muhabiri hakkında açılan davanın duruşmasından ilginç anlar..
Geçtiğimiz yıl YÖK’ü protesto eden öğrencilere müdahale eden polis, çok sayıda öğrencinin yaralanmasına neden olurken, otuz öğrenciyi de gözaltına almıştı.
Olayın ardından polisin şikâyeti üzerine Alınteri Gazetesi’nin muhabiri ve elli öğrenci hakkında dava açılmıştı. İlk duruşması bugün olan dava öncesinde saat 08:30'da Adliye önünde bir araya gelen öğrenciler burada bir basın açıklaması yaptıktan sonra topluca duruşma salonun çıktılar.
YÖK Davasından izlenimler...
Duruşma saat 09:00'da başladı. Dava başlamadan önce çok sayıda TMŞ polisinin salona girdiği görüldü.
Davaya, saat 09:00'da kimlik tespitlerinin yapılmasıyla başlandı. Bu sırada İzmir ÇHD avukatlarının savunmalarını yaptığı öğrenciler avukatlarından, TMŞ polislerinin duruşma salonunda hangi amaçla bulunduklarının sorulmasını istedi.
Yapılan kimlik tespit işlemlerinin ardından hakim tarafından polislere, salonda görevleri gereği mi yoksa davayı izlemek amacıyla mı bulundukları soruldu. Bu soruya TMŞ polislerinin yanıtı, "dinleyici olarak katıldıklarını ve görevli olmadıklarını" oldu.
Bunun üzerine savunma avukatları polisler hakkında kimlik tespitinin yapılmasını istediler. Hakim tarafından onaylanan bu isteği TMŞ polisleri, "deşifre olacağız, isimlerimizi veremeyiz" şeklinde yanıtlayarak, sicil numaralarını vermeye kalktılar. Bunun üzerine TMŞ polisleri duruşma hakimi tarafından salondan çıkarıldılar.
Duruşmaya müşteki sıfatıyla bir çevik kuvvet polisi ile bir özel güvenlik görevlisi ve Ege Üniversitesi Koruma Güvenlik Şube Müdürü Sivil Savunma Uzmanı Hacer Çolpan katıldı.
Müşteki olarak duruşmada hazır bulunan çevik kuvvet polisinin çelişkili ifadeler verdiği görüldü. Bu çelişkiler mahkeme tutanaklarına işlendi.
Özel güvenlik personeli ise şikayetçi olmayacağını söyledi.
Hacer Çolpan ise Ege Üniversitesi'nde yaşanan YÖK protestosundan kaynaklı olarak , çalışma alanının değiştirildiğini ifade ederek "herhangi bir maddi hasar yaşamadım . Fakat okulda beni alenen teşhir eden afişler ve açıklamalar yapıldı; bu yüzden çalışma alanım değiştirildi, şikayetçiyim" ifadesi kullandı.
Müdafi avukatları, öğrencilerin yasal bir protesto eylemi gerçekleştirdiğini, ancak polisin orantısız güç kullanarak öğrencilere TOMA ve biber gazıyla müdahale ettiğini dile getirdi. Polisin öğrencilerden şikayetçi olamayacağını belirten avukatlar, hukuksuzca devam eden yargılamaya son verilmesini istedi.
Duruşma, tutuklu sanıkların da hazır bulundurulmasına karar verilerek, 28 Kasım tarihine ertelendi.