Yalanlarıyla fenomen haline gelen Eskişehir Valisi şimdi de racon kesiyor! Gazeteci İsmail Saymaz'ı resmi maili üzerinden tehdit ediyor
Gözü dönmüş sivil polis ve eli sopalı sivil faşistlerden oluşan güruhun saldırısından sonra 38 gün komada kaldıktan sonra ölümsüzleşen Ali İsmail Korkmaz'ın ölümüyle ilgili sayısız yalan sıralayan, halen bile “nasıl öldüğü belli değilmiş” ayaklarına yatan Eskişehir Valisi Güngör Azim Tuna, bu sefer de Radikal Gazetesi muhabiri İsmail Saymaz'ı mail üzerinden tehdit etti!
Dürüstlüğüyle olduğu kadar haksızlıklara karşı gözüpek duruşuyla, gerçeği aydınlatmaktaki tutkulu çabasıyla gazeteci İsmail Saymaz, Ali İsmail cinayetinin üzerinin kapatılmamasında çok önemli bir rol oynadı, çaba harcadı.
Karartılan delillerin açığa çıkarılmasını sağladı, davayı adım adım izleyerek tüm perdeleme çabalarını bir bir açığa çıkardı. Bunu yaparken sadece İsmail'in katillerini açığa çıkarmadı; aynı zamanda burjuva devletin o çürümüş işleyişini daha bir görünür hale getirerek işçi sınıfı ve emekçiler açısından son derece öğretici bir pratiğin altına imza atmış oldu.
Bu ülkede bu duruşun bedelleri ağırdır! İsmail Saymaz'ın berrak haberciliğinin kendisi bu bedellere meydan okumaktı, boyun eğmemenin ilanıydı.
Eskişehir Valisi'nin damarına o kadar bastı ki Vali tarihte görülmemiş bir pratiğin altına imza attı! İsmail Saymaz'ı resmi maili üzerinden küfürle karışık tehdit etti!
Eskiden bu işler gizli tezgahlarla yapılırdı! Tehditler kontrgerilla kanallarından gelirdi. Artık buna bile ihtiyaç duyulmuyor! Bir ilin mülki amiri resmi maili üzerinden bir gazeteciyi tehdit edecek kadar ipinden kopmuş bir pervasızlık sergiliyor.
Bu bir çıldırma halidir, korku çıldırtıyor... Vali'nin ibretlik mailinde şunlar söyleniyor:
Oğlum İsmail, yine rahat durmuyorsun. Benim Ali İsmail ile ilgili söylemediğim bir sözü tekrar ısıtıp veriyorsun ki sana özel olarak telefonda bunu izah ettiğim halde her fırsatta alçaklıkla bunu tekrar ediyorsun. Failler belirlendi, tutuklandı, yargılanıyor. Bunlardan pek memnun olmadın herhalde. Sana malzeme kalmadı derken, mahkeme bize bir soru soruyor. Biz de savcılık da kamu düzenini düşünerek yüzbinlerce insanın yaşadığı bu şehirde olay çıkmasın diye görüşümüzü yazıyoruz. Bunlar her nasılsa yandaş avukatlarınız tarafından herhalde anında sizlere servis ediliyor. Kuşlar söyledi deme sakın inanmam! Neyse hiç önemli değil. Zaten biz ne dersek diyelim siz vermek istediğinizi veriyorsunuz. Siz bizim Ali İsmail için çok üzüldüğümüze de inanmazsınız. Demokratik tepkiye eyvallah ama amaçları kaos çıkarmak olanların fırsat beklediği bir ortamda bu davanın başka yerde görülmesini istemek Eskişehir’e ve halkın yararına bir şey yapmak demektir. Tabii ki takdir yargının. Diğer konulara girmiyorum çünkü yargılama devam ediyor. Ama siz zaten hem savcı, hem hakim, hem avukatsınız. Müebbet bile sizi kesmez. Bir daha aynı şekilde yorum yaparak bu konuyu işlersen sen adi ve şerefsizsin. Yerin altı da var unutma, eninde sonunda orada görüşeceğiz.